Page 76 - Diyarbakır Barosu Herkes İçin Adalet Projesi Hukukun Üstünlüğü Seminerleri
P. 76
olmadığı anlamına gelmez bu. İnsanı evrensel boyutu içinde tasarlamak, o insanın
somut bir yerde, bir tarihte, bir toplumsal ortamda, o tarih, coğrafya Ve toplumun
belirlediği koşularda var olmak zorunda olduğunu unutmayı gerektirmez. Bu
evrensellikle yerellik arasındaki gerilimi dikkate almak, ne birine ne de öyekine
bütünüyle teslim olmamak demektir. isterseniz bunu evrenselci bir yererllik araylşü
olarak adIandlrabiliriz.
Bildiğiniz gibi, iyi milliyetçiler kendi aralarlnda iyi anlaşlrlar, çatlşmadıklarl sürece .
Bu iki düşmanın savaşmadıkları sürece iyi anlaşmalarına benzer. Ama iki düşman her
zaman potansiyel düşmandırlar. Savaşmadlklarl müddetçe anlaşırlar. Savaşma
potanSiyelini de sürekli taşlrlar. Nililliyetçilik kendini kendinden tanlmladlğlnl zanneder.
Kendini kendi özelliklerinden, hasletIerınden tanlmladığlnl zanneder. Asllnda
miIliyetçilik kendini ötekinden tanlmlar. Milliyetçilik kendisinin nasll ötekilerden farkll Ve
tercihan üstün olduğunun kanltlanmasl endişesini içinde taşlr. Bunu savunma olarak
yapar, üstünlük gösterisi olarak yapar, Ve genellikle milIiyetçilikler her zaman bir üst
mi|liyetçilik taraflndan ezilirler, Dolayısıyla bir mağduriyet duygusu taşlrlar, hem de bir
alt milliyet unsurunu ezerler. Her zaman öteki, bir üst öteki onun için b|r tehdit oluşturur,
bir alt ise ona üstünlük duygusunu tatmin etme olanağı sağlar. Bunu bu coğrafyada çok
iyi biliyoruz. Türk milliyetçiliği Kürt milliyetçiliğini ezerek var oldu. Sadece onu değil
elbette. Rumlan, Ermenileri, Vs.. ezerek, yok ederek var oldu. Diğer ıaraİtan bu bölgede
yaşayan Hlristiyanlarln yakln Ve uzak geçmişte çektikleri büyük slklnt|larln yegane
sorumlusu Türk milliyetçiliği değildi. Diğer taraftan geçmiş dönemden, tarihten biliyoruz.
Örneğin Yezidilerin çevresindeki azlnllklara yönelik baskIlarl da mümkün olabiliyordu,
Şöyle bir slklntımız var. Modern milliyetçilikler aynl Hlristiyanllk ve Müslümanlık gibi,
tek tanrlll dinler gibi, modern milliyetçilikler hem savunmacldlrlar, hem ylldlrmacldlrlar.
Dolaylslyla modern milliyetçilikler sürekli kendilerinin dlşünda, kendilerini savunacak,
kendileri için bir güVenlik çemberi oluşturacak bir dış alan oluşturmaya çaIlşlrlar Ve
dolayıslyla milIiyetçilik çatışmayl kaçınılmaz olarak, iyi niyetle de olsa, kaçlnllmaz olara
beraberinde gelirir.
Gelelim üçüncü aşamaya. Burada çok kültürlülük konusunu ele almak istiyorum,
çok kültürlülük asllnda demokrasi kadar sorunlu bir sorundur. çok kültürlü miIliyetçilik
dediğim gibi mümkün değil. Milli unsurun çok kültüaü olduğundan bahsetmek zaten
milIi unsurun milli olmadlğlndan bahsetmektir. Ama çok kültürlülüğün kendisi de
sorunludur. çok kültürlülük, bir cephesinden bakIldlğlnda herkesin kendi kültürel
cemaatine hapsolması, herkesin kendi kültürel cemaati içine çekilefek Var olmasl
sonucunu da doğurabiIir. Çok kültürlülük konusunda hem olumlu açılımlar mümkündür,
yani farkll kültürlerin yan yana yaŞamaslnl mümkün k|lan bir cephesi Vardlr; bunun
yanlnda Çok kültürlülüğün bir de insanlarl kültüre| cemaat siperlerine, kültürel cemaat
hapishanelerine hapsetmesi, kapatmasl riski Vardlr. Çok kültürlülük pratiğinin en yaygln
olduğu, hatta bu kavramln bir devlet politikası olarak gündeme geldiği ülke, Kanada'dır,
Çok kültürlülük kavramının uygulaması, Trudeau'nun 1971 'de kanada'daki "Çok
Kültürlülük" programldlr. Kanada'dır çok kültürlülük programlnln kaynağ|. Modern çok
78

