Page 73 - Diyarbakır Barosu Herkes İçin Adalet Projesi Hukukun Üstünlüğü Seminerleri
P. 73
derinliklerinde, bilincimizin derinliklerinde yatan, bizim devraldığımız, çevremizden,
eğltimimizden, kültürel dünyamlzdan devraldlğlmız bazı refleksleri bize rağmen
kaydolunmuş o refleksleri ele verir. Dolaylslyla kavramlar üzerinde, her zaman
kullanllan kelimeler üzerinde dikkatli olmamlz gerekir.
Demokrasi kavramı çok esnek bir kavram, biliyorsunuz. Demokrasi herkesin her
şeyi yapmaya hakkı vardır gibi çok muğ|ak, çok genel, uygulamasl mümkün olmayan
bir kavram olarak da tanImlanabilir. Demokrasi seçimlerin serbest Ve slnlrslz yapllmasl
diye çok dar, çok biçimsel bir kavram olarak da tanimlanabiİir. Elbette demokrasi hem
budur, hem odur. Hem herkesin istediğini yapmasl hakkıdır, ama, bir amasl vardır,
diğerlerinin istediklerinin istediğini yapma hakklna tecavüz etmedikçe. Çünkü o zaman
demokrasi sadece bir kişi için demokrasi olur. Bu aynı şekilde gruplar için de geçerlidir.
Herkesin istediğini yapma hakkı diğer gruplarln istediklerini yapma hakklna tecavüz
ettiği yer demokrasinin sınırıdır. Dolayısıyla demokrasi sadece bir yapma hakkl değİl,
demokrasi aynı zamanda bir yapmama ödevi üzerine inşa edilir. sadece bir hak değildir
aynl zamanda yapmama, yani hakkln kullanlm slnlrlar| üzerine inşa edilir. Dolaylslyla
bu sadece çok yüksek ulvi örneklerden hareket ederek deği|, bir gün|ük yaşam sorunu
olarak ele allnabilir. Başkasınln evinin önüne ev yaptığımızda ki çoğumuz yaplyoluz
bunu biliyorsunuz, havaalanında buraya gelirken baktlm, herkesin evinin önüne ev
yapılmış durumda. Herkes herkesin ışığını kesmek üzere davranmış. İstanbul.da da
aynl şeyi yapryoruz. Demokrasi, bana yapllmasündan rahatslz o|duğum bir şeyi ben
diğerine yapma hakkına sahip miyim sorusunun sorulmaslyla başlar. Benim maruz
kaldlğlm bir durumdan, hoşlanmadlğlm bir durumu başkaslna benim yaşatmam doğru
mudur sorusuyla başlar. Dolaylslyla demokrasi sadece kurallar değildir. Demokrasi
aynl zaman bir kültür dünyasldlr. Bir davranlş kültürü dünyasldır. Ve demokrasi öyle
çok kolay bir davranış kültürü değildir. yani kendini savunma hakkl kadar kendini
slnlrlamayl da gündeme getiren bir davranlş dünyasldlr.
Diğer bir taraftan demokrasi siyasi ile toplumsal alanlarda siyasi anlamda mutlak
doğrunun olmadlğl inancl üzerine teşkil eder. Demokrasi mutlak doğrunun mümkün
oImadığl Ve olamayacağl inancl üzerine teşkil eder. Mutlak doğru yoktur. siyasal
anlamda ve toplumsal anlamda mutlak doğru yoktur. Bu şu demektir: demokrasi ancak
ve ancak toplumun anlamlnln toplumun dlşlndaki bir güçten değil, toplumu oluşturan
insanlardan kaynaklanmaslyla teşekkül edebilir. Bunu daha uç bir
şekilde şöyle
tanımlayabiliriz: demokrasi anlam dünyaslnln dünyevileşmesidir, toplumsal anlam
dünyasının dünyevileşmesi, yeryüzüne inmesidir. Bu anlamda dini ilkelerin toplumsal
kurallar haline gelmesiyle demokrasi arasında çok ciddi bir çelişki vardır. Dini ilkeler
doğrulann mutlaklığı üzerine oluşurlar. Din dogmalar üzerine inşa edilir. Mutlaklık ve
dogma o|madan din olamaz, Din mut|ak inanç dünyasıdır. Benim doğrum senin doğrun
değildir anlaylşl üzerine dini farklar oluşur. Demokrasi dini düşünce tarzlnln bütünüyle
tersi bir düşünce tarzl demektir. zlttl derken, demokrasinin olduğu yerde din olmaz
demek istemiyorum. Bu zltllğl düşünce tarzl olarak ifade diyorum. Bir dindar dinini
dindar olarak yaşayabilir. Ama toplumsal alana indiği andan itibaren o dinini emrettiği

