Page 70 - Diyarbakır Barosu Herkes İçin Adalet Projesi Hukukun Üstünlüğü Seminerleri
P. 70
kodluyorum. yanı benim siyasal inanclm odur ki, böyledir bu iş ve böyle olduğu zaman
da kürtleı ve Türkler arasındaki siyasal ilişkilerin yeniden düzenlenmesi ve yeniden
düşünülmesi gerekiyor. Bunun için de bir yüzleşme yaşamamlz gerekiyo, geçmişteki
siyasal edimlerimizle..
Bugünün gerçeklerini bu çerçeveden görmemiz gerekiyor. Böyle olduğu zaman
şunu anlamam|z mümkün: Geçtİğimiz yüzyılın başında bir ulus devlet kuruluyor, işte
kürtlerle bir şey var, bana göre zimni, çok abartllacak bir sözleşme de yok, kürtlerin
kendilerine ait korkularl var, özel|ikle Ermeni soykırımındaki günahlarlndan ötürü,
Kürdistan topraklafl üzerinde bir Ermenistan kurma gerçeği Var, çökmekte olan
osmanlı imparatorluğunun islam geleneğini sürdürme arzusu Vaı bir de milliyetçi
arzulal var. Bütün bunlarla birlikte ulusal kurtuluş savaşlna kürtler kemalist kadrolarla
birlikte girİyor|ar. ondan sonra ne oluyor? Cumhuriyet kuruluyoı işte ortaklardan biri,
birçok yeteneği Var, çok deneyimli, çok eski bir gelenekten geliyor Ve Kürtler maalesef
umduklarlnl bulamlyorlar. Tabi savaşı destekledikleri zaman çok şey umduklar|nl da
düşünmüyorum açlkçasl. Belki belirli biİ elit düşünmüş olabilir, ama Kürt toplumunun
henüz o dönemde böyle bir durumda olduğunu da Var saymlyorum, sayamıyorum. işte
inkar süreci başhyor, Kurtuluş savaşlnln bitiminden sonra, Cumhuriyetin ilanlndan
önceki (ayaklanmalar) farklı bir şey; ama Şeyh Said ile başlayan yeni dönem.. Şeyh
Said isyanı ile başlayan yeni dönem derin bir çatlşma süreci demek, yani şiddetin hem
Kürtler hem de devlet araslnda artlk karşlllkll ilişkilerde belirleyici bir yöntem haline
gelmesi süreci başllyor. Ve bu hepimizin sandığı ve düşüncüğü gibi 38'de Dersim
olayında noktalanmıyor aslında. Şevket Süreyya Aydemir'in de antlarlnda belirttiği gibi,
Kürdistan'daki çatlşmalar 1950'li yıIlara kadar sürüyor. 50'li yıllardan sonra işte çok
partili sisteme geçiş Vs, işte Kürdistan'daki aşiretlerin yeniden oy potansiyeli olarak
düşünülmesi, merkezi hükümetin, devletin Kürt toplumunu böyle görmesi, aşiretler
üzerinden Kürt toplumu ile ilişkilenmesi dönemi başlıyor ve sonrası bir suskunluk.. Bu
70'li ylllara kadar gelen bir süreç... işte 60'lı yıllardan sonra, 27 Mayls demokratikleşme
ortamInda Kürtler ile Türkler arasındaki ilişkiler biraz daha normalleşme dönemine
girmeye başllyor.
Bu dönemdeki yurtsever birçok insan Türkiye sosyalist hareketinin içinde yer
almaya başlıyor. İşte Tİe'ln kuruluşu var, o dönemde biliyorsunuz. TİP bence Türk ve
Kürt siyasal ilişkileİinin en rahat dönemi. Behice Hanlm Urfa'dan miliet Vekili seçiliyor.
Behice Hanlm, Urfa'yl, belki bilmemiştir ya da görmemiştir bile o zamana kadar.
Karşlllkll güVene, iyi ilişkilere dayalı bir şey Var. Ama çok i|ginçtir. TiP'in içinde
mücadele eden arkadaşlarlmlz|n büyük bir bölümü, benim akl|ma Mehdi zana, Canip
Yıldırı gibi yurtseverler, Mele Abdulkerim gibi medresede yetişmiş şu an isimlerini
hatlrlayamadlğlm ama çok iyi bildiğim, tanldlğlm arkadaşlarımızın büyük bir bölümü,
yurtsever Ve milliyetçi kimlikleriyle Türkiye işçi Partisi çatIsl altlnda mücadele Veriyorlar.
Türkiye işçi Partisi içinde mücadele veren bu arkadaşlar|mlz, çok daha ilginç bir şey
Vaı bu arkadaşlar|mlz işte bu milli demokratik devrim tezi (MDD) adı altlnda yürütülen
72

