Page 65 - Diyarbakır Barosu Herkes İçin Adalet Projesi Hukukun Üstünlüğü Seminerleri
P. 65
ŞeY SöYleleyim, biz bir süre koymuyoruz, siz buradayken, konuk|arımız da yorulmadığı
sürece bu tartışma devam edecek. Bir süre de yok bu tartışma ortamımızda. yani
istediğiniz kadar konuşabi lirsiniz. Buyurun.
Orhan Miroğlu: Diyarbakır Barosuna teşekkür etmek
istiyorum öncelikle. Hepiniz hoş geldiniz. Hakikaten ağır
kavramlar, milliyetçilik, toplumsal barış ve demokrasi. Bu
konuda tabi ki siyasal birtakım şeyler söylemek yerine,
aslında içinde bulunduğumuz siyasal iklim ile ilgili birtakım
düşüncelerimi sunmaya çalışacağım. Belki bir tarihi
çerçeveye ihtiyacımız olacak diye düşünüyorum; bu
anlamda ,1990'lı yıllardan başlayan bir dönemden söz
etmek mümkün. Tabi ki 90'lı yıllar hem bölgede, 'hem
Ortadoğuda, hem de bir bütün olarak dünyada önemli
değişimlerin yaşandığı yı|lar oldu. Sosyalist sistemin
çökmesi, l. Köriez Savaşı, ardından ABD'nin orta Doğu'ya müdahalesi, Kürt
hareketindeki değiŞimler, gelişmeIer, bugünü tartışmamızı sağlayacak bir tarihi
ÇerÇevenin iPuÇlarını verebiIir diye düşünüyorum. Milliyetçilik ve milliyetçiIikler üzerine
düŞünüldüğü zaman Türkiye'de ve Orta Doğu'da iki ulus devlet, iki kurucu ulus devlet
İran ve TürkiYe akla gelebilir. Ve bu arayada, sıkışmış bir Kürt milliyetçiliği söz konusu.
TürkiYe'de de bu konuda yapılan tartışmaların hemen hemen tümünde
şu noktaya
ulaŞmak mümkün: Hem Kürtler, hem de Türkler açısından yüz yıllık bir dönemle
YüzleŞmek ve Yakın tarihin siyasal gelişme|eriyle ilgili sağlıklı sonuçlara ulaşmak
gerekiYor diYe düŞünüyorum. Tabi Ortadoğu'ya ABD'nin müdahalesi hem Kürt
hareketinde hem de Türk milliyetçiliğinde önemli sonuçlara yol açtı ki, tahmin ediyorum
önümüzdeki dönemde de bu sonuçları tartışacak ve siyaseti düşündüğümüz zaman,
siYaset ile ilgili konuları düşündüğümüz zaman bu değişimlerin etkisini toplum olarak,
siyasetçiler olarak, aydın olarak hissedeceğiz ve tartışacağız diye düşünüyorum.
En önemlisi Şu: Bu müdahalenin(ABD), Baas Partilerinin yönettiği iki ülkede
egemen olan Baas milliYetÇiliğini sona erdirdiğini söyleyebiliriz. yani Baas,ın, Baas
milliYetÇiliğinin doğduğu'1950-55'li yıllardan bu yana lrak ve Suriye'de iktidarı elinde
bulunduran bu partiler, ilk ortaya çıktıklarında olduğu gibi, yani pan-Arabist
düŞüncelerle ortaya çıktıkları biçimiyle kalmadılar. Hem lrak,ta hem de Suriye,de,
zamanla, bana göre hakim olamayan ve bütün bir toplumu kucaklayamayan
Patrimonial iktidarlara dönüştüler. Yani bütün bir toplumu kucaklamaktan uzak, Arap
milliYetÇiliğinin ihtiYaÇ duyduğu, bugün ihtiyaç duyduğu ulusal bilinci, ulusal siyaseti
kucaklamaktan uzak partiler haline geldiler. Burada tabi Türk milliyetçiliği; hem Avrupa
Birliği süreci, hem de ABD'nin müdahalesinden sonra, Kuzey lrak,ta oluşmuş Kürt
siyasal yapısından en çok etkilenen milliyetçilik oldu. Kürt milliyetçiliğine gelince, yani
Şunu söYlemek gerekirse Lozan'dan bu yana neredeyse 1OO yıllık bir süreçte farklı
aŞamalardan geliP geÇen bu milliyetçilik bugün çok daha farklı özellikler taşıyor, çok
daha farklı bir hale geldi.
67

