Page 245 - Diyarbakır Barosu Türkiye'de Kürtler Barış Süreci İçin Temel Gereksinimler
P. 245
yan slra g€lecek kuşaklan kültürel yeniden ürctim ve gelişm€ye haz1.lama işlevine de sahip-
tir.r. öte yandan, anadilde eğitim 0a da anadil öğretimi) hakklnln tanlnmasl, konvansiyon€|
olmayan bir djl öğr€timinden (aile içinde ve kırşaktan kuşağa aktanlan) konvansiyorıel bil eği-
tim. geçişi ifade etmesi nedeniyle d€ çö2ümü 9üç Ve karmaşlk bir süreçtir. Dolayl5lyla kültürel
kimliğin korunmasl ve geliştırilmesinin ötesinde eğitjm ve öğrEtımi ilgilendiren çok boyutlu bir
o1gudur, Her türlü eğitim Ve öğretjm planlamaİ gibi temel pedagojik 1lkelerin belirlenmesini,
hed.flerin tanlmlanmaslnl, kaynaklar, ihtiyaçlar ve taleplerden hareketl€ durlm saptaması
yap,lmaslnl Ve uygulamaya geçildikten sonra da 6lçme değeİ|endirm€ yöntemleİiyle sürecin iz-
Ienrresini gerektirmektedir. Bu anlamda anadild€ eğitim (ya da anadil öğretimi) olgusuna salt
siyasal ve araçsal baklş, tartlşmalan olduğu kadar ü]ygulamalall da sınlrlandlrmak qibi bir
tehlikeyi içermekt€dir.
Öte yandan, anadilde eğitim (ya da anadil öğretimi), yalnızca teknik bir pedaqojik planlama
sür€cine indirgenemeyecek bir olgudur. Özünde politik bir hak talebi olan anadilde eğjtimin
toplıJmgl me§ruiyet kazanmasl ve sürdürülebilir olmasl için ilgili tüm talaflaİ/aktörler ara-
slnda gerçek bir müzakere ortamlnln sağlanmasl g€rekmekt€dir, Bu noktada i5e, anadilde eği-
tim olgusırnun dlşında bir toplumda söz konusu dille (ya da dillerle) ilgili hakim a19ü ve ideolo-
jilerin önemli bir rol oynayacağl açlktlr, 8aşka bir anlatlmla en genel anlamda dil (ya da dil-
l€r€) ilişkin sorunlann çözümunde belirli inanç ve temsiller rol oynari 8ir dilin öğreniminin
kolayllğlna, modernliği yans]tma ya da bilimi aktarma kapasite9ine, iç öze!likler nedeniyle is
tihdam alanlndaki değerine vb. inanmak, dille ilgili bazl temsillerin yerleşmesjne yol açabjlir,
Bı] temsilleİe sahip olan topluluklar, "öteki"lerle olan tartlşmalarda söz konusu temsillerj
kendi çlkarlanna kullanma eğilimindedirler. Dil ideolojileri olarak adlandlnlabile[ek bu po-
zisyonlardan ilki ve en "olağan"ı, bilim9el hiçbir temeli olmayan "dilleİin eşitsi,l]ği" iddia§ü-
na dayanır. söz konusu yaklaşlm,genelde kendi topluluğunun dilinin üstünlüğünü hakim kıl-
mak için öt€kilerin dilini değer§izleştirmeyi zorunlu kllan etnik merkezli önyar9llardan kay,
naklanlr ve o dilin (ya da dili konuşanlann) toplumsal statüsüyle yaklndan i19ılidir, Başka bir
anlatımla, verili bir mekanda, bir dilırı diğer diller karşlslndaki meıruiyeti, hakim toplumsal
gruplar (askeri, ekonomik, bilims€l, kültürel/ dinsel, vb.) ya da m€rkezi siyasal iktidar tarafln-
dan iletjsim dili olarak kullanllman, yazüll biçimler,9ramer, ed€bjyat, vb, araclllğlyla slan-
dardizasyonu, tarihsel me§ruiyeti, sanatsal, bilimsel, felsefi, d]nsel üretim sayesinde kazandlğl
€debi meşruiyet ve öğİetim dili (ya da öğretilen dil) olması gibi temelde dlş faktörlere bağll-
dlr. Üsteıik dil (ya da eğitim dili) politikalarlnın biçimlendirilmesinde yer alan karar vericiler
de bu "olağan" kallp yargılardan mutlaka annmlş olmayabilir, Dolayls yla/ eğitimle ilgili dil
poIitjkalannln demokratik'bır ortamda biçimlenmesi için, toplı]mdaki hakim dil ideolojileİinin
dikkate allnmasl qerekir.ı5
loh. Pa.k r, "Th. Pa.tnim/, P.lr.ğiE: Minority Laiq4ç. ınd LinqJsli. Minorni,l ii lh,woll ollh,OscE H]qh
aom,$ioErr ır.tiorl Mifu.iii6," §abri.ll. sogan Brun f sl.la^wo't,.6,, ^İirn' L,ngrçs i^ EUıü, Fffi
@*, st ı6, P69.cBlYdYo*: Palgaf M!.ml lan, 200r) ç]id.,5,9ı,
15 )..n.claud. B.a.co E ui.h..l3yr.n, "Guid.pour]'a]abohtiond,spo itiqu,sl]ngui5rique9'ducariv,s,n Eulo0,, d,la D _
.6iü linguiniq* A l'&udiid plunlhqa," lü irn 2oo], {stdlö,ür!: oivijio d,! politi$_ li,guistiqc, co* l d, l'Eu,
np., ?oo)ı, htlr],lwJj.o,9/do.9rD.|,1in!..du,200., 0/.ıdi

