Page 85 - Diyarbakır Barosu Herkes İçin Adalet Projesi Hukukun Üstünlüğü Seminerleri
P. 85
mizde, böyle bir davranış sergilemek zorunda kalınmaslnın sebebinin kendisi
olmadlğınl görmemiz Ve söylememiz gerekir. Böyle davranmasının nedeni kendisı
değildir.
Geçmişte Ermenilerin başlna gelenleri biliyoruz. Bugün Türkiye'de iki bin civarlnda
kaldlğlnl zannettiğimiz Rumların var olma mücadelesi, artık milliyetçilik ötesi bir
mücadeledir. Burada tarihi izleriyle beraber olan ve buralarln dışarldan gelmiş bir
unsuru olmayan, herkes gibi dlşarldan gelmiş bir unsur olmayan Bumları ele alalım.
Şimdi kim Rum? Kendimi onun yerine koyarak yanltlayaylm. Ben Türkiyeli bir Rum
olsaydlm, 2000 kişi kaImlş, bütün aidayetini o kilisenin etraflnda oluşturmuş Rum genci
olsaydlm, 60'larda büyük bir ihtimalle ateist olamazdlm. olamazdım, çünkü artlk
kimliğimin var olabilmesi için bir tek dini kjmlik kalmlşsa, topu topu 2ooo kişi, haftada
bir kez ayin falan yaparak birlikteliklerini sürdürebi|eceklerse, o durumda benim dinim
ile ilişkimi koparmam demek bütün o topluluğa ihanet etmem demektir. 1o milyon içinde
böyle bir lüksüm olabilir, ama 2ooo kişi kalmlşsan olamazsln. Hrant'ln biraz ewel çok
doğru biçimde ifade eüiği büyük çözümsüzlük, Hrant'ın var oluş çabası ''kızım bir
Türk'le, Müslüman'la evlenmek isterse ne yapacağlm?" sorusu burada trajik bir
Varoluşsal sorunu dile getirjr. Ama Hrant 20 milyon, 30 milyon yada 5 milyon bir Ermeni
cemaati içerisinde olsaydı, bu soruyu sormayacaktl. Dolaylslyla burada biraz ewel
söylediğim gelinen noktada, sadece hayatta kalabilmek için, savunma refleksine
indirgemiŞ biçimde Var olmaya mahküm olmuş bir kimlik savunmaslnln boynuna
milliyetçilik yaftasını olumsuz bir işaret olarak takamaylz. Ama bu salt savunmacl
duruşun da bir zenginIik, insani gelişme anlamında bir zenginlik içermediğini
hatlrlatmamlza engel olmamalldlr bu değerlendirme.
Türkiye'de egemen unsur olmaya allşmlş bir kesim Var. Bu kesim Türk etnik
Vurgusundan ziyade, Sünni olarak egemen unsur olmaya allşmış bir kesim. Dolaylslyla
Türkiye'de kadim egemen unsur refleksini Türklükte değil, sünni MüslümanIlkta
aramak daha doğru. xx. yüzyllda bunun Türk-sünni boyutu ön plana çlktı ama sünni
ortakllğl da o kadar geri çekilmedi., hep alışmış, Ve zaten galaba en büyük sorunu da
o, hep egemen unsur olmaya aIlşmlş bir unsur geleneğinden geliyor. Bir kişinin bana
yönelttiği sorusunda ima ettiği gibi, belki ben bu kadam egemen unsur olma
geleneğinden gelmenin rahatllğlyla milljyetçilik konusunda sizi rahatslz edecek bir
şekilde agresif konuşabjliyorum, olabilir. Çünkü benim o milliyetçiliğin getirdikleri değil,
hepimize çektirdikleri ve çektirecek olduklan rahatslz ediyor. Bunun yanında şunu da
biliyorum, o çok öVündüğümüz, sitayiş ile bahseüiğimiz, osmanll hoşgörüsü asllnda
çok güç|ü bir üstünlük duygusu Ve tahakküm üzerine teşekkül etmiştir. Hoşgörü
tabirinden ben zaten neıret ederim. Hoşgörü ne demektir? Öbı.irtünıi hoş görmektir,
öbürkünü eşit görmek değildir. osmanll hoşgörü toplumudur, eşitlik toplumu değildir.
Hoş görülü toplumlar çok kültürlü olabilir, o zaman eşitlerin içinde bir eşit vardlı bir
üstün kimlik veya konum vardır. Diğerlerine hoşgörülü davranır, anayet eder.
Almanya'da göçmen işçilere yaplldlğl gibi. Ama eşit değildir hiçbir zaman. Öz anlamda
eşit değildir. ya da ikinci bir çok kültürlülük mümkündür. Ben çoğunluğun kültüründen

