Page 82 - Diyarbakır Barosu Başkanlığı Yeni Anayasa Arayışları Konferansı 3-4 Nisan 2015
P. 82

YENi        ARAYlşLARI  KoNFERANSl
                ^NAYAsA
            nna  kartşan  anayasa  yaIgıs!  ve idari  yargı  demek  değildir.  Eveı  anayasa
            yargısl  ve ida.i  yalgı mutlaka  olmak  zorundadır.  Ama hukukun  öngördü-
            ğü   smtrlar  içerisinde  çalıŞacak  bir yargı  olacak,  Bir devletçi  refleksle  de-
            ğiı,  işte insan  haı]ar|nü  esas alan bi  yaklaşümla  hareket  edecektir.  Tabi
            bunun  gelçekleŞtirilmesi  sadece  bir anayasa sorunu  falan  da değildir, onıj
            da biliyorum,  ama  bana  kalırsa  yargının oluşumunda  bazr hususlara  yer
            verildiğinde  bugüne  kadar karşılaştığlmlz  bazı sorunlarl,  en azından  bun-
            dan sonraki  siteçte  daha M yaşarlz.

            Bu nedenle  yarg|nm  yenid€n  yapılandırıitİasl  gerekiyor.  Bir keıe  yüksek
            mahkemeler.  maalesefşu  görülmüŞtiir  ki gücü  elinde  bulundurmak  kaygı-
            sıyla hareket ettikleri için, bir içtihat  mahkemesi  olmaktan  çükm|şlardır.
            Bu Danıştay  için de böyledir, Yargıtay  için de böyledir,  Anayasa  mah-
            kemesinin  hali de ortada.  Ki anayasa  mükemesi  de 2010 anayasa  deği-
            şjkliğinden  sonra özellikle  bireys€t  başvurunun  kabulüyle  birlikte  insan
            hakları  bağlamlndaki  sicilini  biraz düzeltebilmiştir.  Ama  diğer mahleme-
            lerle ilgili  çok  ciddi  sonınlarlmz  Vafdır.  Çünkü   yargı  kendisini sistemin
            bekçisi  olarak  görüyor.  Bu sistem dediğimiz  de  gerçek  anlamda  demokra_
            tik huİuk  devletini  öngören bir siyasi  sisıem  değil maalesefl  o nedenle
            burada hüuk  devletini  esas  alan  bir sistemin  güvencesi  olmak zorundadır
            yaıgı. Ve yapılandırırken  demokalik  bir hukuk  devletinden  bahsettiğimiz
            için, bana  göre hem HSYK  da, ki HSYK adli  yargının  oluşumunda  çok
            önemli,  a),İıı zamanda  şeyin  adli ve idari  yargnın  oluşumunda  ve yükek
            mahkemenin  olıışumunda  önemli. Hem de anayasa  mahkemesinde  par-
            lamentonun  bunun işt€  njtelikli  oy  çokluğuna   girm€si  mümkün  olabilir.
            Sayılan  tanİş  ır ama  parlamentonun  mutlaka  belli saylda  tiye seçmesi  ge-
            rekir.  Çünİü   parlamentonun  üye seçmediği  bir anayasa  mahkemesi,  par-
            lamentonun  belli sayışa  üye  seçmediği  HSYK,  bir kapall  kast sistemine
            b€nzer  bir  şekilde,  demokratik  duyarlıl*lan  ikinci plana  itecek bir  şekil-
            de  çalıŞabilir.   Türkiye  bu durumlan  çok  yaşamlştır.  Bır sıkınılarını  çok
            yaşamışhr.  onun için  böyle  bir yaptlanmaya  ihtiyaç vaI.

            Parlamentonun  üye  seçmcsi  durumunda siyasallaşma  iddiaları  gündeme
            gelebilir.  Başka durumlarda  da bu siyasallaşma  iddia]an  var. Ama bu
            paılamentonun  üye  seçmesi  duıumıında  da olabilir.  Sözgelimi  ben Türki-
            ye'de  anayasa  mİbİemcsinin  tiim üyele.inin  Federal Almanya'dakj  gibi
            parlamento  tanflndan  seçilmesini  isabetli görmem.  Burada cumhurba§-
            kanı belli sayda üye  seçebilir.  Yargıdan  belli sa},ida  üye  seçilebilir.
            HsYK'da  yine belli  sayıda üyeyi  -ki bu  üçüc biri  geçmemesi  daha uygun
            olabilir-  parlam€nto  seçer.  onun  dışında  adli  yargldan  seçilen üyeler ola-
            bilir.  Idari yargldan  ve yüksek mahkemeden  de seçilen  üyeler olabilir. Bu
            biçimdeki bir oluşum  önem]i.  Ama bir hukuk kültilrii  çok  ön€mli.  Bu hu-
            kuk ktiltiirü.  dediğiniz  gibi  öyle  sadece anayasayla  birlike  bal edilebile_
            cek bir mesele  değil. Yasama  organlyla  ilgili söylenecek   şeyler  var,


            80
   77   78   79   80   81   82   83   84   85   86   87