Page 116 - Diyarbakır Barosu Toplumsal Barışın İnşası Sivil Bir Anayasa Arayışı
P. 116
ll4 İop umı 3,ı!,ninr*:sivi 3İAnry.gAdyr
ifade, çok 8üzel bir formiiül iardıİ: "Ali'nin },umrugunu sallama öz8ürlü6i Veli'nin bur,
nırnun başladrğ nohada biter" şeklinde. Yani Ali, Veli'nin bırmunun başladrğ noktaya
varmadığ kolunır dilediği 8ibi sallayabilir ama o noktaya vannca artık bİ özgürltikten
ba}ısedilemez. 8u, din konusunda da böyledir, diğer özgürlii*ler konusunda daböyle-
dir, diğerhak]ar konusunda da böyledir. Yani buradasınırbaşka bir insanın özgürlügii-
niin sırurüd|r. Dinveücdaİ özgürIüğiinün genel çerçevesi, çok krsa ve genel bir ç€rçeve
içinde bö},ie ifade edilebilir.
Torkiye'de sorun din ve vicdan özgürtüğünün başlang!çtan beri bu eıl,ensel anlam
Ve içeriğiyle kabul edilmemiş ve Lı}gül?ırımamış olmasıdür. Yani diin vatandaşl* ko-
nusu işlenirken Kürt sorunu ve etnil kimlikler sonrnu dolayst},la ifad€ edilen fikirler
aslında din ve ücdan özgürtüğii içinde geçerlidir. Yani orada da benzer bİ şekildekuş-
kucu, reddedici ve y€niden tanüml4Tc| yallaşım ya da zihniyet e8emen olmuştur. Bu,
laikli$n Türkiye'deki en azından anlaşılışve uygulanış biçimiyle din ve ücdan öz8ür-
tüğüne aykırı bir anlam ve yorum içerdigini ifade eımekıedir. Türkiye'de laiııik baştan
beri npkr diger hak ve özgürliiİer alanında olduğtı gibibö},te birprobl€mli yapı ve pra,
tik arz etmiştir. Öteki haİlar a]anındaİi reddedici ıutum burada da egemen olmuştur,
Bugünkü mevcut anayasadati laiklik de zalen laİ olan ş€kliyle bu sorunlu yauaşlmt
ifade eEİr€ktedir. Anayasanın 24. maddesi ile diizenlenen şekliyle laiklik gerçekten din
v€ ücdan özgürlüğiine u}gun elverişli bir nitelik taşımamakadıİ. Pratiğine baktığmüz
zaman -onu beıkr de !1r8rılamaya bile g€rek yok- pratike din ve vicdan öz8iİlüğii-
ne aykrn bir nitelik taşümaİtadt. Çünkü Türkiye'deki laiuik her şeyden önce "devletin
dinler ve inançlar karş|smdfi tarafsızllğl" anlam|ndaki ewensel anlamında değildir,
Yani Tiirkiye'de laiklik devtetin dınler ve inançlar karşısında tarafsüz olİnasl d€mek de-
ğildir, devlet bir taraftır ve kendisinin kabul ettiği bir adeta alt€matifbir din vaİdır. Bu
kendilaiklik anlaFşl bir tiir alternatif bir inanç sistemini o sistemin }ukandaİ aşağya
topluma 8iydirilmesini }a da emPoze edilmesini ifade etm€ktedir.
Devletin bir tarallar olmasi derk€n burada meselaDiyanet Işleri Başkanlüğa'nün var-
İ$nl }a da bu kurumun sünniliği temet alma§ünı söylemiyorum, Yasin Bey'in söyle
diği gibi bu kurumun sünnilikle ilgili çalrşmasl sünnileri kayldığl gibi bir anlam ifa-
de etmez. Çünkü asllnda Türkiye'd€ şu anlamda sünnilerin pozi§yonu ya da dı,rumü
Di}anet'in varhğmr ve işleüşini dikkate alacak olursaİ daha çot bir kontrol mekaniz-
ması olarak iş görmektedir. Yani devlet, Diyanet aracılığüyla mesela ibadet hizmetleri-
nin ifade edilebileceği ya da g€rçekleştirilebilece$ mekansal bazı kola!,lılıar sağlarken
onlan aslında denetleyici bıf ışlev aömektedi.. cıma hutbclerinin Diyanet aİacılığı
ile 8önderilm€si, laazlann mefkezileştirilmiş olması, imamlann devletten para alıyor
olma§ı. ashnda tabiri carzse iyilik },a da hyak değil aslünda öz8iirlü8ii yok eden biİ uy-
gulamadır.
l984 romanlnı oku}anlar bilirteİ, devl€t orada herşeyi, vatandaşlann bütün hayatı-
ru kontrol eder. Titkiye'de de öyle, vatandaş camide bile yalnz kalamaz, Camide neyi
dinleyeceği, Cuma hutbesi oıarak neyi duyacağr da dev|et tarafündan belirlenmiştir, Ke-

