Page 106 - Diyarbakır Barosu Toplumsal Barışın İnşası Sivil Bir Anayasa Arayışı
P. 106
İ(x Tol@l 8ın!n tE,: sDll a hyffi
^a,4,
Zi ra faİklı muam€le görmeİ heP bir imdyaz olarak anlaşılıyor. Çağdaş anayasalaİda ge,
ne[ikl€ imliyaz talept€ri çok hoş karşııanmaz ama insanın farİllllglnln tannması talebi
de sadece biİ imt|,az olaİak göriilrnez.
Birinsan -mensubiyet olarak- hem birdevlete bağlı olabilirhem bir dine bağlı ola,
bilir. Dinin talep ettiği şeyıer iıe devletin talep ettiği şeyl€r birbirleri},ie h€r zaman çe-
lişmek zoİunda değildir, buJılan birarada tutmanln yolu yok mudur? zaten dünrada
la]ep edilen çok kiiltürlülü tartrşmalannn bugün 8eldiği nokta aşağ4 ytıtart bö!,te bir
noktadır, Devlet bir şey talep edebilir ama din de başka bir şey talep edebilir. Bu fü-
sinin aİasını bulup imtiyaza da dönüştürm€den -yani bİ guba mensup olma}ı diğer
insarılar ü2erinde bir avantaja dönüşıürmeden- sorunu çözmek mümkün olabiIir. Her-
han8ibirdin€ mensuP olanın taleplerini, diğerdinlere mensup olaİlar ijzerind€ birüs,
tünlüğe dönüştürmeden karşıiamanın yolunu bulmak g€rekiyor. omeğin, Müslüman-
lann oruç ayındaki iftar saatl€Ii ile Cuma gür erindeki namaz saatleİini ele alalım. lftar
ve namaz saaderi için bir diizenleme yapma},r nasll değerlendirmek gerekecek? Din ve
ücdan özgürlüğiinün bir geregi mi, yoksa Müslümanlarlehine ve diğer inanç mensup-
larınrn aleyhine bir düzenleme mi? Biz yasal melzuatımız ve laiklik ania},lşımız sereğü
böyle bir sonrnu ve talebi görmedikien geldiğimiz için bu sorunun içinden çok kolay
bir şekilde ç,kn§ oluyoruz. İnsarıların dinj ta]eplerinın kamu}.a hiçbir şekilde }ıansı-
masınamüsaade etmediğimizden kestirip atıyoruz. Buna tembellik ve kolaycılık diyo,
rum. Başbakan'ın demeçlefinde bu kolayc ığı görmek miiİıkün. Diyarbakıİ'da yaptığı
konuşmaF hatırhyorsunuzduri hani anadilde eğitim ıalebi i]e karşılaştlğnda, m€aıen,
"Kitt]€re verirsek bu sefer lazlaİ da isteyecek, başka]an da i§leyecek" demişti. Bu, bir
de!,tetin aslında üş€ngeçliğinin en ilginç tezanüierinden biridir. Türkiye'nin birçok
konuya yaklaşım tarzü budur; bizim devletimiz son derece üşen8eçtİ, tembeldir, bu
nederı]e farudüarla, faruü çözüm tarzlanyla uğraşmaz. oysa artlk fark]r dawanmal ve
insanlann taleplerini karşllamakiçin faful çözümler üretrnek 8erekiyor. Insanların et-
nü veya dinsel ta]eplerini karşıladığınızda, yani insanlal kültürel ve dini açıdan mutlu
olduk]arında devletleriyle de daha barışıkoluyorıar, Bu anlamda çokküItürcülük, etnik
veya dinsel botutu!,ia iki faİuı talebi içeriyor aslında-
Din§el çoğı.rlculuğun sorun aları]aİtndan bir olan başörtiisü de yine devtetin üşen-
geçliğinin deweye giİdiği noktalardan biridir. Anayasa Mahk€mesi'nin l989'da iptal
ettiği başörtüsii diizenlemesinin gerekçesi, dine referans veren biİ kanun düzenl€me-
§inin laiİlik ilkesine aykın olmaslydı, o yüzden mevc!ı anayasa değişiİliliğinde başör-
tüsü konıısuna hiç değlnilrnedi. Taslak anayasada durrım bu, biliyorsunuz, Şöyle bir
durum var ortada:Mevcuı ana}asa farkİ kiiltürlen ve dinset çoğu]culuğu hiçbir şeklde
görmü}or ve bu bir sonrn teşkil ediyor. Anayasanın ıaslal metnini hazırlayanlar ise bu
sorunu 8iirllyoİlar aİna Tüİkiye'de çok güçlü bir anayasa ideolojisi vaj. Bu anayasa ide-
oloiisi bugünkii hazırlanacak olan anayasa}ı da ashnda etkisi altına almış bulunuyor.
Yani siz yeni bir analasay yapsanız bile bu ideolojiden çok da fazla kurfulamüyorsunız.
Ali Bulaç, Abant Toplantüslnda anayasa taslaFnün en büyük handikabnın libera]
bir pa-radigmanın etkisi altrnda hazırlanmasr olduğunu sö},ted i. Ben bu görüşe katılma,

