Page 103 - Diyarbakır Barosu Toplumsal Barışın İnşası Sivil Bir Anayasa Arayışı
P. 103

uçiftiotrun:  A rr  E  ç.,uloluİ  10İ




           üyelerin  kapaoimastyla  birlikte  dinsel  ço&ıculuk  tamamen  göz  a.dl  edilmiştir.  Tüt
           halk  1924  },ıİnda  tamamlanan  mübadele  ile birlikte  biİ bütlin  olarak  (%99'u  hatta
           %99,99  di},e  çok  sıkça söylenen  bir ifade  biçimiyıe) Müslüman  olan bir ülkedir,  Res_
           mi agElar  bu Müslümanİğı   çok  fazia dile getirseler  de, bu Müsltimanft  içeriği  dol-
           durulmuş  bir Müslümanllk  degildiİ. lçeriğinin  ne oıduğu,  nasıt  bir Müslümailüğa
           teİabül  ettiği,  ne tür bir itikada,  muamelata,  pratiğe  v€ya  tezahüre  sahip  olduğu   çok
           fara umuİsanmamrştrr.  MiIi birlik ve beraberliğimizin  sembolik  bir terennümü  olaiak
           söy'€nen  "halhn  %99,99'rrnun  Müslüman  olma§i' söyıemi,  ashnda  hal]on tamamınln
           Müslüman  olduğu arılamına   8eli}or.  Bu, üzerinde  a}Tıca durulmasl  ger€ken  önemli
           Ve il8inç  bir dunrmi  zira Türkiye'nin  %gg'unun  Müsloman  olması  süreci Cumhuriyet

           dtineminde  gerçekleşmiştir.  Bu  çok  garip  bir  Paradokstur,  cumhuriy€t  döneminde  bir
           yandan  laitlik ke§kin  bir  ş€kilde  uy8uıanlrken,  kendisini  din laİşııı neredeyse  ayn biİ
           itikaİ oıaraksunan  laiklik  hüküm  sürerk€n,  diğeryandan  daTiirkhalkının  demografk
           yapısı  Müslümanlaşmrşfu.  Yani dinin  içeriğine  hiçbir  itibari olmayan,  hatta  dini  bü-
           yii} ölçüde artrk  geçmişte  ka]masl  gereken  bir  a\,,rıç  safsatadan  ibaret  gören  bir zihniyel
           a!İı| zamanda  halİının  dademo8rafikoİaİakMüslümanlaşmasına   çok  büyük birön€m
           atfetmiştir,

             Ancak  Mü§lümanİk  buİada Müslümanlıg  ifade  etmiyor.  Müslümaİlrk  bufada  sa_
           dece  bir tiir etnü  aidiyet  gibi  telaİki  edilmiş,  biİ tiir insaJılan  beIli  bir ulus kmliğine
           sağlam bir  şekild€   irtibatıandıran  bir bag  gibi  düşünülmüştiir.  Müslümanıığın  içeri-
           ğine   yön€lik  bir  değeİ atfedilm€si  yoktur  burada,  akine din  8eçmiş çağlarda  katmasü
           gereken  bir fenomen  olaJaİ  8örüdügiinden  dine  hiçbir zaman  gerçek  manada  itibaİ
           edilmemiştir.  Dolapsü},la  insanlann  şu  veya bu  şekilde  itikat içinde  olmasü  en  çok  ge-
           çici  olaİaİ  onların  önemsediği  durumdur  işte amazat€n  modenrleşmede  ilerlediğimjz
           siirece,  işte laiklik  modernleşme  çizgisinde  mesafe kat ettiğimiz  ölçüde  bu dinin bu in-
           sar ar neznindeki  önemi  de kayp  olacaİtır.  Dinzaten  aşılacal.  geçici birproblemdiİ,
           onu değerli  krlan bir aidi}€t  olarak  milli  biİ unsuİ  olmasldır. Cu[üuriyetin  elit kadİola-
           n bu bağlamda  Müslümanhğı   çokön€msefler-  Fatat dinin  önemsenmesive  değerli  ad-
           dedilmesi  btıİunla  -yanietnikbirkilİ  iğin  inşasınayardırrıla,  s|nırhdür; bıınun  d|şında
           bütün  bir Cumhuriyet  dönemi  dinin  tezahürl€rini,  pratiklerini  engellemeye,  onları yok
           etmeye  ve toplum  içefisind€   8örünür  olmaktan  çükarmaya  dönüktür. Bugünbildiğimiz
           bu kamusal  alan  (anrşmaları,  laikiiğin  dinsel  görüniirlüğti  yok  etmeye  çalrşmaslndan
           kaynatlanıyor,

             Bir  de hasbelkad€r   %99,99'un  dışındakalmış  oian  bir aı,uç  gayrimüslimvar,  onların
           kimlıuennin  kabul  edildiğinin  anai?sada  açıklüa yazılma  gerekiyor.  Eğef onlar  da
          olma§a,  belki  d€  diniçoğulculuk  adına  Türkiye'de  l923'len  itibaren  bir taİih yazmann
          n€rede}§e  imkanı  olma}acalor.
             Meseıa  Müslümarılar  için  mesela Diyanet  lşleri  Başkanllğr  ne anlama  geliİ]  Evet,
          Di}anet lşleri  8aşkanlrğ  ilİ başta  dinsel bizmet]eri  sunmak  in€re  ihdas edilmiş  gibi
          8öİünüyoİ  ama  8erçekte  bu prorenin  asıl hedefinin Sünnileri  temsil  etmek  ve sünni
   98   99   100   101   102   103   104   105   106   107   108