Page 102 - Diyarbakır Barosu Toplumsal Barışın İnşası Sivil Bir Anayasa Arayışı
P. 102

ı(»   ,folmrı   3.4n l@,: s,$ı  si. A..yğ  A,.,  r




        Dinsel          Çoğulculul«                ve Anayasa












        Prof.  Dr, Yasin  Aktay






        sayn Başkan  ve değerli  konuklaİ,  Pazar  sabahü böyle  biİ  konu},u  dinlemeye  geldiğiniz
        için hepinize  çok  te§ekkiiI  €diyorum.  Tabi  sivil  ana}asa  taItrşmaslnm  ve öz€llik]e  ço,
        ğulculuk   konusunu  içeren  bir lartşmanın  Diya.baİf  gibi bü  ye.d€   }aP  masının  n€
        kadar  isabedi olduğunu  herhalde  hepimiz  takdir ediyoruz.
           Bana  teklif  edilen  konu,  benim  seçtiğim  bir konu olmasa  da, "dinsel  ço$dculü   ve
        anayasa"  konusudur.  Önceükle  şunu  ifade etmek  gerekiyor  ki, dinsel  çoğrlculuk   soİu-
        nu, dünkü  oıurufflaİda  konuşulan  post-nasyonal  veya ıılus-ötesi  toplumlarda  ortaya
        ç*an  çok  kiiltiirlüiik  gerçeğinin  v€ya  belki de bu  çok,kültüliiliil   g€rçeğinin  yaran,ğ
         sessiz  de\.rimin hatırlattrğ bir sorıındur.  Aslmda  "hatırlaıt1'  dem€k  d€   çok  doğru de-
         ğ];  zira bu dünya  kuruldu  kuİulalı  dinsel  çoğrılluk  -çoğulctılu}  değils€  bil€  çoğulü-
         bütün loplurnlann  insan  toplun  annın  en önerİ i gerç€klerinden  bir tanesidiİ.  Bazı

         dönemlerde  insarılaİ  bu  çogulluğu   hazmedemeyen,  kültürü  ve dini teke indirmeye
         çabalayan  çoğulcr  uİ İarşıtr bir tutum  içerisind€  oknuşlaİdf.  Ama öze ikle ulus  ya-
         pılarınm  da böyl€  biJ teşebbüs  olduğunu  hesaba  kattügımızda  bu8ün  8eldiğimiz   nokta
         bu  çoğulculuğun   tekar  hatırlandr6dlr.  Faİat buna  mukabil  bugünkii  anayasal  yaPüla,
         nn  -b€lki  ulus-deı4el  dönemind€n  beri onaya  ç*an  anayasal  yap ann-   8enellil.Ie   bu
         çoğulculü  düşiincesini  karşılama  noktasında  çok  da fazla  yet€rli  olmadluan  da bir
         gerçek.  En basitinden  hem  bu8iin uy8ıılanmalıa  olan  1982  Anayasasü,  hem  bundan
         öncek  196l  Ajıayasasü  ve h€m  de  1924 Anayasası,  genellikle  bu sonrnla  fazla  yiizleşme,
         yen, hatla  böyle  bir sorunun  vaİlığlnı  bgörmeyen  bir yahaşım  içerısinde  olmuşlardır.
         Başka  bif ifadeyle  bıı anayasalar,  taİımladrğ  ırlus  yapısı  içerisindesadece  dinsel  çoğul-
         culuğudeğil,  e.lrik,  dilsel veyahut  başka  bir tür  çoğulculugu  ranıyan,  bunır  kabın eden
         bir tutum  içerisinde  olmarrırşlardır.  Dola},ısıyla  dinsel  ya da etnik  çoğtrlculuğa   dair bır
         problemle  karşılaştığında,  bu sorunun  üstesiJıden  getmeyi düşünebilecek  bir  yasal dü,
         zenleme  de söz  konusu  değil.  Yani bu8ün  aslında  dinsel  çoğulculuİtan  bahsederken
         anayasa  bağlal  İda  pek  de vaİlüs  kabul edi]meyen  bir konı.ıdan  büs€tmiş  olacağE.
            Şimdi,  demin  de söylediğim  gibi,  dinsel  çoğulctıluİ  cumhuriyet  dön€mindeki   ana-
         yasaların  hiçbiİinde  resmen  tarnnmamıştrr.  Özellikle  l925'den  itibajen  (ekk€  ve za-
   97   98   99   100   101   102   103   104   105   106   107