Page 54 - Türk Ceza Kanunu Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu Ceza Ve Tedbirleri İnfazı Hakkında Kanun Tasarıların İlişkin Görüş- Eleştiri Ve Önerileriniz
P. 54
CEZA MUHAKEMELERI USULÜ KANUNU TASARjS|
si haliyle slnlrlı olmak üzere yayln yasağl getirilmesiyIe yetanilmesi gerektiği görüşündeyiz.
b-) Aynı Bölümde yer alan ve "Kapalı duruşmada bulunabilme" kenar baş|ığı altında dü-
zenlenen Tasarının ,193/3, maddesi de. 'Açık duruşmanln içeriği, milli güvenliğe veya genel
ahlaka veya kişilerin saygınlık, onur ve haklarına dokunacak veya suç işlemeye kışkırtacak
njte|ikte ise; mahkeme, bunlan önlemek amacıyla ve gerektigi ölçüde duruşmanın içeriğinin
k|smen veya tamamen yayımlanmasını yasak|ar ve karannı açık duruşmada açıklar'' hükmü-
nü içermektedlr.
'Milli güvenlik ve genel ahlak'
şeklinde tanımlanan ve alabjldiğine muğlak olun neden-
lerle yayın yasağl getjrilmesi, basln özgürlüğünü ve halkın bilgilenme hakkınl ortadan kaldı-
racağl gibi, yarglyl "şüpheli işlerin bağlandığı kapalı bir kutuya dönüştüreceği. için düzenle-
meyi benimseme olanağı yoktur, Özellikle büyük soygunlar, yolsuzluk suçları. yargıla-
çete
malan ve mafyöz iIişkilerin kamuoyunca izlenmesini yasaklama sonucunu yaratan bu düzen-
lemey|e, kamuoyu oluşumu ve kamu vjcdanının şekillenmesi adeta ortadan kaldınlmakta-
dır.
kamuoyu baskısı oluşturulması bir ölçüde yargı bağımsızlığını zedeler gibi görünse de,
yargının şaibe altında kalmasını istemeyen saygın yargıçlar da, aleniyete sıkı sıkıya özen gös-
termektedirler, Bu itibar|a, yasaklayıcı kuralın yasa ile düzenlenmesi yerine, yayın konusun-
da takdiri yargıca bırakmanın yerinde olacağı görüşündeyiz,
c-) "Ara verme" kenar başlığ|nı taşıyan Tasarının 196/2. maddesinde yer alan, ''Kanunun
zorunlu avukathğı kabul ettiği haIler dışında, avukatln mazeretinin bulunması, duruşmaya
ara verme istemi için sanığa bir hak vermez"
şeklindeki düzenleme, savunma hakkını bütü-
nüyle ortadan kaldırmaktadır. sanık vekilinin yokluğunda duruşmaya devam edjlerek sonu-
ca varılması ve makul mazeret|erin yok sayılması, avukatlık mesleğinin icrasını alabildiğine
zorlaştlrmaktadlr. Bir günde beş altı ayn mahkemede onlarca dosyayı takip etmek zorunda-
ki avukatlann mesleki nedenlere dayalı haklı mazeretlerine karşın, sanlğın duruşmay| erte-
letme istediğinin yok sayılması, meslek yaşamının gerçeklerine aykındır.
Mazeretin alışkanlık haline getirilmiş olması ya da mazeret Verme hakklnın açlkça kötü-
ye kullanılması halleri saklı tutularak düzenlemenin bu bölümünün yeniden gözden geçiril-
mesi gerektiği görüşündeyiz,
d) 'Sanığın gelmemesi" kenar başlığı altında düzenlenen Tasarlnün 199/2. maddesinde
yer alan "(...) avukatı yoksa mahkemece bir avukat atanmasına karar verilerek, bunun hu-
zuruyla dava yokluğunda görülür ve bitirilebilir" hükmü belirsizdir, Mahkemece istenecek
avukat her ha|ükarda, o yer Barosu tarafından görevlendirilecek bir avukat olmahdlr. Bu iti-
barla "mahkeme, Baronun görevlendireceği avukat huzuruyla dava görülür ve bitirilebilir''
şeklinde değiştirilerek düzenleme yapılmalıdır,
Tasarlnln 200/2. maddesinin Son cümlesi, aynı maddenin 3. flkraslnln son cümlesinde Ve
"sanığ|n dlşarl çıkanlması" kenar başlığı altında düzenlenen 21 1 / 1 .maddesinin 3. cümlesin-
de de aynı ilkenin gözetilmesi gerektiği görüşündeyiz.
çünkü Avukat görevlendirilmesinde, adeta Baronun devre dışı blrakılması şeklindeki dü-
zenleme, mesleğin ıcrasına ilişkin organsal ilkelere, meslek geleneklerine ve Avukatlık yasa-
DIYARBAKIR BARosu YAYINLARı
52

