Page 56 - Türk Ceza Kanunu Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu Ceza Ve Tedbirleri İnfazı Hakkında Kanun Tasarıların İlişkin Görüş- Eleştiri Ve Önerileriniz
P. 56
CEZn MUHAKEMELERI USULÜ KANUNU TASARISI
sonuçlar yaratllmasl, yargılamanln objektifliği ve ceza adaletinin en teme| kurallarlna açlkça
ayklndlr,
Bizce dUruşma tutanağ|na şüpheli, sanık, tanık ya da bilirkişilerin beyanları aynen geç!
rilmesi gerektiği gibi, yöneltilen sorular karşısındaki hal ve tepkilerinin dahi duruşma tuta-
nağına geçirilmesi önem taşlmaktadlr.
Karan, itiraz, istinaf veya temyiz yoluyla incelemeye yetkili kılınmış yargı organlarının
dosya hakkındaki değerlendirme olanağını bütünüyle ortajan kaldırmaya yönelik bu düzen-
leme biçimini, yargılama hukuku ve ceza adaletinin en temel kuraIlanna aykln görmekteyiz.
Çünkü dUruşmanln aleniyeti, salon kapısının açık olması değil. esasında duruşma tutanagı-
nın olup biten her şeyi içermesi anlamını ifade etmektedir. (ünkü duruşma tutanağı, yarğı-
lamanın en önemli ispat aracıdır.
4) Kamu Davasının Sonuçlandırılması
Tasannın Üçüncü Kitabının lkinci Klsml, " Kamu Davaslnln sonuçlandırı|ması'' başllğl al-
tında düzenlenmiştir,
8u kısmın Birinci Bölümü (Madde: 232-235) .Duruşmanın
Sonuçlandınlması, Karar ve
Hüküm' başlığını; lkinci Bölümünü (Madde;
236-237) "Suç Niteliğinde DeğişikIjk ve Yeni
Suç" başllğını ve Üçüncü Bölümü de (Madde:
238.244) " Karar ve Hı]küm" başllğlnl taŞlmak-
tadlr.
a-) Bu Kısmın Birinci Bölümünde "Hükmün geri bırakılması Ve denetimli serbestlik'' ke-
nar başlığı altında düzenlenen 233. maddenin 2. fıkrasının 3. paragrafında ''Sanık hakkın_
da kişilik özellikleri itibariyle bir cezaya hükmedilmesine gerek görülmemesi'' halinde hük-
mün geri bırakılması, kararı verilebileceğini düzenlemektedir, ''kişilik
özelikleri'' deyimi muğ-
lak, soyut ve süblektif bir kavram olup, eşitlik, objektiflik ve ceza adaletinin temel kurallan-
na aykındır,
b-) Keza, aynı maddenin aynı fıkra 5, paragrafında yer alan, "Suçla bozulan huzur ve sü-
kunun avdet etmiş olması" koşulu da, suçlann önlenmesindeki kamusal kararlılık ve ceza
adaletlnin temel ilkelerine aykırı düşmektedir, görüşündeyiz,
Tasannln 233/2. maddesjnin 3 Ve 5. paragraflanndaki
düzenlemenin, kanun önünde
eşitlik ilkesini ihlal edebileceği ve ayrıcalı statüler oluşturulmasına neden olunabileceği kay-
gılarını taşımaktayız,
c-) Kaldı ki, Tasarın]n 233. maddesinde "hükmün geri bırakılması ve denetimli serbest-
lik" sistemi getirildiği gibi, Tasarının 174, maddesinde de ''kamu davasının açılma'ınün doğ-
rudan savcılıkça ertelenmesi'' düzenlenmiştir. Bu durum karşısında, örneğin, 1 yıl hapis ve-
ya 2 yıl hapis cezası verilmesinin öngörüldüğü bir suç nedeniyle hem l74. madde, hem de
233. maddenin uygulanma olanağı vardır. Bu noktada, sarc,lık ue mahkemenin yetkisi
ça-
tışmaktadır. Böylesj bir yetkj
çatışmasına neden olunmaması için, her iki sistemin aynı mad-
de içinde düzenlenmesi ve yetkinin mahkemelere verilmesi gerektiqi görüşündeyiz.
d-) Yine Tasarlnın 235. maddesinin 2. fıkrasındaki ''Fiili d;ğerle;dirmede mahkeme. id-
dia ve savunmalarla bağh değildir' denilmesiyle yetinilmesi eı.iikıittir. Flkra, ''Fiili deger|en-
DlYARBAKIR BARosU YAYINI-ARI
54

