Page 33 - 2018-2021 Çalışma Raporu
P. 33
Özet olarak;” ulusal yargı organlarının muhalefet lideri olan başvurucuya, diğer HDP’li
vekillere ve seçilmiş belediye başkanlarına sert davranıldığı bu nedenle tehdit altında
olan yalnızca başvurucunun bireysel hak ve özgürlükleri değil tüm demokratik sistemin
kendisidir” şeklinde bir tespit yapmıştır. Mahkeme devamla; “başvurucu hakkındaki
hak kısıtlamalarının birincil amacının çoğulculuğu boğmak ve siyasi tartışma özgürlü-
ğünü sınırlandırmak olduğunu belirterek sözleşmenin 18. Maddesinin ihlal edildiğini”
belirtmiştir.
Mahkemenin vurguladığı hususlar da dikkate alındığında; bu karar, Sayın Demirtaş’ın
yanı sıra tutuklu diğer seçilmişler açısından da uygulanmalı ve derhal serbest bırakılma-
lıdırlar. Ülkemizdeki kutuplaşma iklimini sona erdirecek ve Kürt Meselesinde demok-
ratik ve barışçıl yöntemlere dönüş konusunda yeni bir adım olacağına olan inancımızla;
zaten tutuklanmaları hukuka ve yasaya aykırı olan ve bugüne kadar da hukuka aykırı
bir şekilde tutulan başta Sayın Demirtaş olmak üzere tüm seçilmişlerin derhal serbest
bırakılmasını talep ediyoruz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Diyarbakır Barosu Yönetim Kurulu adına Av. Cihan AYDIN
________o0o________
• 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma Gününe
ilişkin Basın açıklaması...
BASINA VE KAMUOYUNA
Değerli Basın Mensupları; Dominik Cumhuriyeti’nde Trojillo Diktatörlüğü’ne karşı
daha güzel ve özgür bir dünya için mücadele eden ve özgürlük mücadelesinin direniş
sembolleri olan Mirabel Kardeşler, 25 Kasım 1960 yılında, eşlerini cezaevinde ziyaret
etmelerinin ardından, diktatörün askerleri tarafından arabalarından zorla indirilip teca-
vüze uğramış ve işkenceyle katledilmişlerdir. Bu katliamın ve kadına yönelik şiddetin
hesabını soran kadınların mücadelesi sonucunda, Birleşmiş Milletler 1999 yılında al-
dığı kararla, 25 Kasımı “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma Günü”
olarak ilan etmiştir. Bu bağlamda 25 Kasım kadınlar açısından ayrımcılığa, toplumsal
cinsiyet eşitsizliğine, ev ve aile içi şiddete, savaşa, kadın kırımına, kadın bedeni ve
kimliğine yönelik saldırılara karşı direnişin sembolü
olmuştur. Kadına yönelik şiddet ile ilgili en önemli
ve kapsamlı uluslararası belge “Kadınlara Yönelik
Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mü-
cadele Hakkındaki Avrupa Konseyi Sözleşmesi” (İs-
tanbul Sözleşmesi)’dir.
Türkiye, İstanbul Sözleşmesi’ni ilk ve çekincesiz
imzalayan ülkedir. İstanbul Sözleşmesi uluslararası
hukukta, kadına yönelik şiddet konusunda yaptırım
gücü olan ilk sözleşme olma özelliğini de taşımakta-
dır. Türkiye’de İstanbul Sözleşmesi’nin sorunsuz ha-
32

