Page 38 - 2018-2021 Çalışma Raporu
P. 38

Hrant, doğduğu toprağa doyamayanlardandı.
            Şöyle  diyordu  “Biz  Ermenilerin  bu  toprak-
            larda gözümüz var. Var, çünkü kökümüz bu-
            rada. Ama merak etmeyin bu toprakları alıp
            gitmek için değil, bu toprakların gidip dibine
            girmek için”. Bu dileği kalleşçe bir suikast ile
            gerçekleşti. Hem Tahir, hem de Hrant yüzü-
            koyun sarıldılar bu topraklara. Değerli basın
            emekçileri ve sevgili Tahir ELÇİ’nin dostları,
            Ağustos 2015 tarihinden itibaren şiddet sar-
            malı her tarafı sarmış, aylarca sokağa çıkma
            yasakları uygulanmış, sivil yaşamların da bü-
            yük çatışmalar yaşanmış ve ne yazık ki pek
            çok sivil insanın yaşamını yitirmesi ve büyük
            yıkımlarla sonuçlanmıştır. Sayın Elçi,bu kao-
            tik ve karanlık dönemin daha da ağır sonuçlar
            yaratmaması için büyük sorumluluğumuz ol-
            duğunun altını çizmiştir. Nitekim insan hak-
            ları örgütlerine göre Silvan, Cizre, Nusaybin,
            Yüksekova,  İdil,  Şırnak,  Sur  da  uygulanan
            yasaklarda 79 çocuk, 71 kadın en az 321 sivil yaşamını yitirmiştir. Yasaklardan bir mil-
            yon altı yüz bin kişi doğrudan etkilenmiştir. Tahir Elçi, çatışmaların başladığı zaman-
            larda hak ihlallerinin yaşandığı Silvan’a, Cizre’ye, Nusaybin’e çatışmaların en yoğun
            olduğu zamanlarda giderek hem çatışmaları durdurmak, hem de yaşananları raporlaş-
            tırmak için çalışmıştır. Aynı zamanda bir Diyarbakır sevdalısı olan Sevgili Tahir Elçi,
            yaşadığı bu kadim şehre ve bu kadim şehrin tarihine duyduğu sevgiyi ‘Diyarbakır’da bir
            günü Paris’te bir ömre değişmem’ diyerek anlatmıştır. Başkanımız, yaşanan çatışmalar-
            da yok edilen kültürel mirasa sahip çıkmak ve yıkımlara, ihlallere dikkat çekmek amacı
            ile gittiği dört ayaklı minarede ‘Bir toplumu yok etmenin en etkili yolu, onun tarihini
            yok etmektir ’diyerek toplumsal belleğimizi yönelik bu suikasta de dikkat çekmiştir.
            Baro başkanımız sevgili Tahir ELÇİ’nin mücadelesi salt bölge halkının sorunları ile
            sınırlı kalmamış, tüm Türkiye halkının yaşadığı hak ihlallerine de kayıtsız kalmayarak
            mücadelesini  sürdürmüştür.  Başkanımız;  kadın  cinayetlerinden,  tutuklu  gazetecilere,
            sömürülen işçi sınıfından, cezaevinde yaşanan hak ihlallerine, çocuk haklarından, mül-
            teci sorununa kadar, her alanda temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması,
            insanların daha demokratik daha adil ve daha özgür şartlarda yaşaması için çalışmalar
            yürütmüştür. Hayatını barışa ve insan hakları mücadelesine adayan Sevgili Tahir ELÇİ
            cinayeti ile ilgili Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma
            dosyasında bu güne kadar hiçbir gelişme yaşanmamış ve halen failler tespit edilme-
            miştir. Devlet; Tahir Elçi gibi binlerce faili meçhul cinayet ve zorla kaybetme olayının
            faillerini bulmak ve yargı önüne çıkarmak yerine, yıllardır yakınlarının akıbetini öğ-
            renmek isteyen Cumartesi Annelerinin haklı, meşru ve yasal eylemlerini engelleyerek
            bu konudaki niyetini ve tarafını belli etmiştir. Bu vesile ile Tahir Elçi’nin dostları ve
            arkadaşları olarak, Cumartesi Annelerinin yanında olduğumuzu, acılarını ve taleplerini


                                                 37
   33   34   35   36   37   38   39   40   41   42   43