Page 41 - 2018-2021 Çalışma Raporu
P. 41
kararın uygulanamaması nedeniyle yapmış oldukları Basın
Açıklaması...
BASINA VE KAMUOYUNA
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin De-
mirtaş’ın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan haklarının ihlal
edildiği gerekçesi ile 2017 yılında AİHM’e yaptığı başvuru 20.11.2018 tarihinde görü-
şülüp karara bağlanmış ve AHİM tarafından, Selahattin DEMİRTAŞ’ın “özgürlük ve
güvenlik hakkı” ve “seçme ve seçilme hakkı ‘nın ihlal edildiğine karar verirken ilk defa
Selahattin DEMİRTAŞ’ ın tutukluluk halinin devamının siyasi nedenlerden kaynaklı
olduğunu belirterek Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ‘nin 5. Madde 3. fıkrası, Özgür
Seçimlerle ilgili 1.protokolün 3. maddesi (Serbest Seçim Hakkı), AİHS’in 18. maddesi
yönünden (Hak ve Özgürlüklere Getirilen Sınırlamaların Öngörülen Amaç İçin Kul-
lanılması Gereği) ihlal edildiğine karar verilmiştir. AİHM’in bu kararının açıklanması
üzerine; Cumhurbaşkanı’nın karara yönelik yaptığı, “AİHM’İN VERDİĞİ KARAR-
LAR BİZİ BAĞLAMAZ.BİZ KARŞI HAMLEMİZİ YAPAR, İŞİ BİTİRİRİZ.” beyanı
hukuken kabul edilmesi imkânsız olan bir açıklamadır. Bu beyan, “Anayasa’nın 138/2.
Maddesi’nin (Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasın-
da mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez, tavsiye
ve telkinde bulunamaz.) açık ihlalidir” şeklinde hukuk çevrelerinde şiddetli bir şekil-
de eleştirildi. Bu tartışmalar kamuoyunda da devam etti.30.11.2018 tarihinde Ankara
19. Ağır Ceza Mahkemesi 2017/189 esas sayılı dava dosyasında tutukluluğun gözden
geçirilmesi ara kararında; “Anayasamızın 90. maddesinde “Usulüne göre yürürlüğe
konulmuş Milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasa-
ya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle: 07/05/2004
- 5170 S.K./7.mad) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin
milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniy-
le çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır.” hükmü-
nün yer aldığı, yine Türkiye’nin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 46.
maddesinde ise; “1. Yüksek Sözleşmeci Taraflar, taraf oldukları davalarda Mahkemenin
verdiği kesinleşmiş kararlara uymayı taahhüt ederler. 2. Mahkemenin kesinleşen kara-
rı, infazını denetleyecek olan Bakanlar Komitesi’ne gönderilir.” hükmünün yer aldığı,
bu hüküm karşısında kesinleşmiş Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının taraf-
ları bağladığının belirtildiği, kararın İnsan Hakları Mahkemesi’nin büyük daire kararı
olmayıp 2. Daire (Bölüm) kararı olduğu, kararın tercümesinin ilk sayfasında “ İş bu
kararın sözleşmenin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir “
denilmek suretiyle daire kararının nihai bir karar niteliğinde bulunmadığının belirtildi-
ği, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 44/2. maddesinde de bu hususun düzenlenmiş
olduğu gözetilerek” Selahattin Demirtaş’ın tutukluluk halinin devamına karar vermiş-
tir. Kısaca mahkeme AİHM kararının bağlayıcı olduğunu, ancak henüz kesinleşmediği
için uygulanmayacağını kararlaştırmıştır. AİHM kararının uygulanması Anayasal bir
zorunluluktur. Türkiye AİHS’e imza atmış ve AİHM’in yargılama yetkisini kabul et-
miştir. AİHS’in “kararların bağlayıcılığı ve infazı” başlıklı 46. Maddesi’ne göre AİHM
40

