Page 37 - 2018-2021 Çalışma Raporu
P. 37

taşlarının arasına sıkışmış sessiz çığlığını duyurmak; yaralanmış bir tarihe ses olmak
          için buraya gelerek; Dört Ayaklı Minare’nin sesini insanlığa duyurduktan hemen sonra,
          gölgesinde vuruldu. O günden beri, Dört Ayaklı Minare bizlerin, bizler de dört ayaklı
          minarenin hüznünü içimizde yaşamaktayız. İşte bizim de, Tahir ELÇİ’nin dostlarının
          da burayla barışması kadar, buraya sırt çevirmesi de zordur. Tıpkı 90’lı yıllarda baş-
          layıp günümüze kadar tüm ağırlığıyla devam eden faili meçhullere, gözaltında kayıp
          ve işkencelere, köy yakmalara, zorunlu göçlere ve ağır yaşam hakkı ihlallerine Tahir
          ELÇİ’nin sırt çevirmediği gibi… Üç yıl önce bir tv programında başladı her şey. Söyle-
          diği bir cümle, şer odaklarını rahatsız etti. Önce ifadeye çağırdılar Tahir başkanı. Sonra
          birileri bunu yeterli görmemiş olacak ki daha çağrı kâğıdı yeni Diyarbakır’a gelmiş-
          ken, geri çağırdılar kâğıtları. Tahir Elçi hakkında yakalama kararı çıkardılar. O, Botan
          halkına mahsus mağrurluk ile karşıladı yakalama kararını. Buyurun gelin dedi ve yüz-
          lerce yoldaşının yanından alıp götürdüler Tahir’i. “Ben görüşlerimi ifade ettim” dedi
          ama tek bir adım geri atmadı. Hemen arkasından sekiz sütuna manşet ettiler onu, linç
          kültüründen beslenenler birbiriyle yarıştılar. Beğenmedikleri fikirlerin sahiplerine ya-
          pıştırılan “terörist” yaftası, Tahir Başkana da yapıştırıldı. Ama birçoğunda olduğu gibi
          Tahir Başkanda da eğrelti durdu bu yafta. O,
          bu yaftaya inat, bir dünya kültür mirası olan
          dört ayaklı minareye sıkılan kurşunlara siper
          olmak için buraya geldi. Her zaman yaptığı
          gibi yüksek sesle ve korkmadan, uzak durun
          dedi buradan. Bir dünya kültür mirası olan ve
          her gün yavaş yavaş yok edilen tarihi ve kül-
          türel mirasın korunması pahasına canın verdi.
          Dönemin iktidar sahipleri, bu cinayeti aydın-
          latacağız dediler. Dediler ama üç yıl oldu bir
          arpa  boyu  yol  gidemediler.  3-5  kovanı  bile
          toplayamadılar. Bazı kamera görüntüleri or-
          tadan kayboldu, bazı kameralar bozuldu, bazı
          görüntüler de her nedense silindi. Teftiş ku-
          rulu tarafından hazırlanan rapor, bugüne ka-
          dar bizlerden ısrarla gizlendi ve gizlenmeye
          de  devam  ediliyor.  Sözler  bir  kez  daha  tu-
          tulmadı  ve  failler  hala  aramızda  dolaşmaya
          devam ediyor. Tahir Elçi dosyası da, binlerce
          faili meçhul dosyasının tozlu rafları arasında
          unutulmak  ve  unutturulmak  istenmektedir.
          Ama buna izin vermeyeceğiz. Tahir Elçi’nin
          inadı  ile  takip  edeceğiz,  soruşturacağız  ve
          failleri yargı önüne çıkaracağız. Hrant Dink
          için de aynı mekanik çalışmıştı yıllar önce.
          Önce fikirlerinden dolayı mahkûmiyet karar
          verdiler, ardından manşetlere çektiler, hedef
          gösterdiler, sonra da elbirliği ile öldürdüler.


                                               36
   32   33   34   35   36   37   38   39   40   41   42