Page 38 - Mahkeme Kararları Işığında Nafaka Araştırması
P. 38
MAHKEME KARARLARI IŞIĞINDA NAFAKA ARAŞTIRMASI MAHKEME KARARLARI IŞIĞINDA NAFAKA ARAŞTIRMASI
ve insan refahına büyük katkı sağlamaktadır. zorunludur. Bu nedenle Sözleşmenin getirdiği
Ancak Türkiye’de muhafazakâr politikaların düzenlemeler, Anayasa 90. maddesi uyarınca
yükselişi ile birlikte kadınların kazanımlarına artık Türkiye iç hukukunun bir parçası
yönelik saldırılar gittikçe artmaktadır. Kadın haline gelmiştir. Dolayısıyla sözleşmedeki
yoksulluğu sunduğumuz rakamsal veriler ile düzenlemelerin doğrudan uygulanması
apaçık ortada iken nafaka konusunda mevcut gerekmektedir.
yasal düzenlemeyi sınırlandırmaya yönelik olası
bir değişiklik kadınların çalışma yaşamında CEDAW Sözleşmesinin Başlangıç
maruz kaldığı eşitsizliği derinleştirecek, kadınlara Bölümünde;
yüklenen ev içi emeği ve bakım emeğini “Kadınlara karşı ayrımcılığın hak eşitliği ve
görünmez kılacaktır. Kadına yüklenen ev içi insanlık onuruna saygı prensiplerini ihlal
emek ve bakım emeğinin ücretlendirilmemesi etmesinin, kadınların erkeklerle eşit bir
kadın yoksulluğunun temel nedenlerindendir. biçimde ülkenin siyasal, sosyal, ekonomik
Oysa kadının özel alanda sürdürdüğü ücretsiz ve kültürel yaşamına katılmalarına bir
emeğin ciddi bir ekonomik değeri vardır. Üstelik engel oluşturduğunu, toplumun ve ailenin
kadın ev içi emeğini aileye harcamaktadır, refah düzeyinin artmasına mani olduğunu
dolayısıyla aileye harcanan ev içi emek de ve ülkelerinin ve insanlığın hizmetinde
erkeğin dışarıda harcadığı emek de eşit bulunan kadınların yeteneklerini tam olarak
değerdedir. Bu sebeplerle nafaka meselesi geliştirmelerini daha da güçleştirdiğini akılda
tartışılırken kadınların aile için harcadığı emek tutarak; yoksulluk içinde bulunan kadınların
esas alınmalıdır. Buna rağmen kadın deneyimini yiyecek, sağlık, eğitim, öğretim ve iş imkanları
esas almayan cinsiyet körü tartışmalar ile ile diğer ihtiyaçlarını karşılamada yeterli imkanı
kamuoyu oluşturma ve kadınların yasal haklarını bulamamalarından kaygı duyarak; hakkaniyet
güvence altına alan düzenlemelerin geri ve adalet esaslarına dayanan yeni uluslararası
alınmasına yönelik girişimler toplumsal cinsiyet ekonomik düzenin, erkekler ile kadınlar arasında
eşitsizliğine dayanan ayrımcı politikaların ürünü eşitliğin sağlanmasına doğru önemli ölçüde
olup kadının insan haklarının ihlalidir. katkıda bulunacağına inanarak” denmektedir.
TÜRKİYE’NİN TARAF OLDUĞU CEDAW “Siyasal, Ekonomik Ve Kültürel
ULUSLARARASI SÖZLEŞMELER “HER Alanlarda Tedbir Alma Yükümlülüğü”
TÜRLÜ AYRIMCILIĞIN ÖNLENMESİ” Başlıklı 3. Maddesine göre;
VE “KADINLARIN GÜÇLENDİRİLMESİ ” “Taraf devletler kadınların tam olarak
SORUMLULUĞUNU YÜKLEMEKTEDİR: gelişmelerini ve ilerlemelerini sağlamak üzere,
erkeklerle eşitlik temeline dayanan insan
Türkiye Birleşmiş Milletler Kadınlara Yönelik haklarını ve temel özgürlüklerini güvence altına
Her Türlü Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılması almak ve kullanmalarını sağlamak amacıyla,
Sözleşmesi (CEDAW) ve Kadınlara Yönelik mevzuat çıkarmak da dahil her alanda ve
Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla özellikle siyasal, sosyal, ekonomik ve kültürel
Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’ne alanlarda gerekli her türlü tedbiri alır.”
(İstanbul Sözleşmesi) taraftır. Anayasa’nın 90.
maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, sözleşmeler CEDAW “Geçici Olarak Alınan Özel
hukuk sistemimizin bir parçası olup, kanunlar Tedbirler” Başlıklı 4. Maddesine Göre;
gibi uygulanma özelliğine sahiptir. Yine aynı “Erkekler ile kadınlar arasındaki eşitliği fiilen
fıkraya göre, uygulamada bir kanun hükmü ile gerçekleştirmeyi hızlandırmak için taraf
temel hak ve özgürlüklere ilişkin olan sözleşme devletlerin aldıkları geçici tedbirler, bu
hükümleri arasında bir uyuşmazlığın bulunması sözleşmede tanımlanan bir ayrımcılık şeklinde
halinde, sözleşme hükümlerinin esas alınması görülemez”
36

