Page 40 - Mahkeme Kararları Işığında Nafaka Araştırması
P. 40

MAHKEME KARARLARI IŞIĞINDA NAFAKA ARAŞTIRMASI                                              MAHKEME KARARLARI IŞIĞINDA NAFAKA ARAŞTIRMASI







                                               III.DEĞERLENDİRME



           Türkiye’de bir süredir gündemde olan   kaybı” ön plana çıkarılmaktadır. Nafakanın
           yoksulluk  nafakası  tartışmaları  kamuoyunun   kamuoyunda sansasyon yaratan birkaç dosya
           gündemine 2011 yılında Kestel Asliye Hukuk   üzerinden tartışılması konuyu özünden de
           Mahkemesi’nin nafakanın süresiz olmasının   uzaklaştırmaktır.
           Anayasa’ya  aykırı  olduğundan  bahisle
           Anayasa Mahkemesine yaptığı başvuru ve bu   Diyarbakır Barosu Kadın Hakları ve Uygulama
           başvurunun reddi ile gelmiştir. Akabinde 2016   Merkezi (KHDUM) olarak 2017-2018 yıllarında
                                                Diyarbakır ilinde Aile Mahkemelerinde karara
           yılında Boşanma Komisyonu Raporu ile nafaka
           düzenlemesinin belli koşullar ve kriterlere göre   çıkan 2097 dosyanın gerekçeli kararı üzerinde
           belirlenmesi  gerektiği  yönünde  TBMM’ne   yapmış olduğumuz inceleme neticesinde,
           rapor sunulmuştur. Bunun üzerinden “nafaka   nafakaya ilişkin süre sınırı tartışmalarını
           mağduru erkekler” olduğu iddiası ile belirli   somut veriler ışığında değerlendirdik. Yapmış
                                                olduğumuz bu araştırma ile mahkeme
           mecralarda yoksulluk nafakasına süre sınırı
           getirilmesi  yönünde  tartışmalar  devam  kararlarına  yansıyan  yoksulluk  nafaka
           etmiştir. Tekil örnekler üzerinden  gündeme   miktarlarının oldukça cüzi oranlarda olduğunu
           getirilen “mağduriyetler” yasal düzenleme   tespit etmiş bulunmaktayız.
           talebinin dayanağı olarak ileri sürülmüştür ve   Türkiye’de toplumsal gerçeklik gözetilmeden
           sürülmektedir. Gündeme getirilen tekil örnekler,   nafaka  hakkı ile ilgili, kadınlar aleyhine
           kısa süren evlilikler sonucu hükmedilen   tartışma yürütülmektedir. Bu tartışmalar
           nafakaya süre sınırının başta getirilmemesi   yapılırken toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin
           ve nafaka miktarlarının çok yüksek olması   sonucu olarak kadınların dezavantajlı olduğu
           üzerinden tartışmaya  açılmıştır.  Bu tartışmayı   bütün  etmenler  göz  ardı  edilmektedir.  Şayet
           yürütenler,  erkeğin  ekonomik  gelirini  İstanbul  Sözleşmesi’nde  taahhüt  altına
           dikkate almamak ve tarafların birlikteyken   alınan  yasal ve  fiili eşitlik  vurgusu hayata
           sürdürdükleri yaşam standartlarını gözardı   geçirilebilmiş  olsaydı,  mevcut  düzenlemeleri
           etmektedirler. Nafaka dosyaları hangi oranda   cinsiyet ayrımı gözetilmeksizin nötr bir
           bu durumda olduğu, kaç kişinin bu şekilde   şekilde tartışabilme imkanı bulunabilirdi.
           nafaka ödediği ise sorgulanamamaktadır. İleri   Fakat Türkiye’de sosyal,  ekonomik ve
           sürülen mağduriyetlere ilişkin hiçbir bilimsel   toplumsal zeminin henüz bu tartışmalar
           kriter, araştırma veya veri sunulmamaktadır.   için elverişli  olmadığı bu araştırmadaki
           Dahası  bu  tür  verilerin  ve  araştırmaların   veriler ile de açığa çıkmıştır. Araştırmada
           mevcut olmadığı da yetkililer tarafından kabul   görüldüğü  üzere,  nafaka  tartışmalarında
           edilmektedir. Bir grup erkeğin “mağdur”   toplumsal cinsiyet  eşitsizliğini,  kadına yönelik
           oldukları iddiası üzerinden yasal değişiklik   yapısal şiddeti ve kadının görünmeyen
           talebi ve bunun tek başına gündem    ev içi emeğini değerlendirmeden objektif
           belirleyebilmesi son derece sakıncalıdır. Kaldı   bir nafaka tartışmasını yürütmek mümkün
           ki sınırlı sayıda mağduriyet olsa bile, her   görünmemektedir. Önemle belirtmek gerekir
           türlü eşitsizlik ve cinsiyetçi politikalar sonucu   ki tedbir nafakasına ilişkin talepte bulunma
           yoksulluk ile hayatlarını sürdürmek zorunda   hakkı, gerekli koşulların bulunması halinde her
           kalan kadınların yaşamış olduğu mağduriyet   iki eşe de tanınan  bir haktır. Toplumumuzda
           ve hak kayıpları göz ardı edilmektedir. Böylece   oluşan genel kanının aksine nafakanın erkekler
           erkeğin beyanı esas alınmakta ve “ekonomik   tarafından da talep edilmesi mümkündür.



                                             38
   35   36   37   38   39   40   41   42   43   44   45