Page 36 - Mahkeme Kararları Işığında Nafaka Araştırması
P. 36
MAHKEME KARARLARI IŞIĞINDA NAFAKA ARAŞTIRMASI MAHKEME KARARLARI IŞIĞINDA NAFAKA ARAŞTIRMASI
Bakanlığın yapmış olduğu bu araştırma, “aile İktisadi Kalkınma Vakfı’nın Ocak 2019
içi şiddet” ile sınırlı olarak şiddet verilerine yılında yayınlanan “AB Katılım Sürecindeki
ulaşmış ve böylece “eş veya eski eş” kategorileri Türkiye’nin Kadın İstihdamı Karnesi”
üzerinden şiddete maruz kalan kadınların Raporuna göre:
çeşitli şiddet türlerine göre veri analizleri • Türkiye’de 15 yaşından büyük 29 milyon
yapılmıştır. Ancak halihazırdaki “partnerler veya
eski partnerler” tarafından uygulanan şiddet 649 bin erkek, 30 milyon 244 bin
verileri dışlandığından, mevcut araştırma, kadın yaşamaktadır. Söz konusu nüfus
“aile içi” ile sınırlı bir araştırma olarak kalmış ve içerisinde 21 milyon 484 bin erkek iş
kadına yönelik her türlü şiddetin bilançosuna gücünde iken, bu sayı kadınlarda 10
milyon 159 bine düşmektedir. Bu durum,
ulaşmayı imkansız kılmıştır. Her ne kadar
nafakanın sınırlandırılmasını önerenlerin Türkiye’de kadınların işgücüne katılımının
“Kadınlar nafaka alabilmek için evleniyor ve bu düşüklüğünü gözler önüne sermektedir.
sebepten boşanıyor’’ gibi bir argümanı olsa da • Rapora göre, Türkiye’de kadınların
yukarıda ayrıntılı olarak belirtilen verilerde de işgücüne katılım oranı erkeklerde 2017
görüleceği üzere, evlilik birliği içindeki temel yılında %72,5, kadınlarda %33,6’dır. ILO
problemlerden biri de şiddettir. Kadınların evlilik verilerine göre 2015 yılında %34,9 olan
birliği içinde şiddet görme oranları bu kadar kadınların işgücüne katılım oranı, 2016
yüksek iken, nafaka alabilmek için evlendikleri yılında %36,2 ve 2017 yılında
iddiası -hükmedilen nafaka miktarları da • %36,1 olarak gerçekleşmiştir. TÜİK 2017
gözetildiğinde hakikatın çarpıtılmasıdır. verilerine göre ise Türkiye’de kadınların
YOKSULLUK NAFAKASININ GENEL istihdama katılım oranı yüzde 33.3 iken,
OLARAK KADINLARA VERİLMESİNİN erkeklerin katılımı yüzde 71.5’tir.
NEDENİ TOPLUMSAL CİNSİYET • Erkeklerde istihdam oranı 2017 yılında
%65,6, kadınlarda %28,9’dur.
EŞİTSİZLİĞİNİN SONUCU OLARAK
KADINLARI EKONOMİK OLARAK GÜÇSÜZ • ILO verilerine göre Türkiye 2015, 2016
ve 2017 yıllarında OECD ülkeleri arasında
BIRAKAN POLİTİKALARDIR. kadınların işgücüne katılımında en alt
Birleşmiş Milletlerin Toplumsal Cinsiyet sırada yer almaktadır.
Geliştirme Endeksleri kadınların eğitim ve • Kadınların iş hayatında bir seviyeye kadar
istihdama katılım düzeyleri ile kişi başına yükselebildiği, ancak devamında daha fazla
milli gelirde kadın ve erkek farklarına göre ilerlemelerine mani olan engeller olarak
bir ülkenin kalkınmışlık sıralamasındaki bilinen “cam tavan”ların Türkiye’de halen
yerini belirlemektedir. Bu değişkenlerin istenilen ölçüde kırılamaması sebebiyle
yanı sıra kadınların uzman mesleklerdeki kadın temsili, kariyer basamağı arttıkça
payları, parlamentolar ve siyasi karar azalmaktadır.
mekanizmalarındaki temsil düzeyleri o ülkenin
toplumsal cinsiyet eşitliği açısından konumunu • Kadınların istihdamını etkileyen faktörlerin
belirlemektedir. Dünya Ekonomik Forumu’nun başında gelen toplumsal cinsiyete
(WEF) 2020 cinsiyet eşitliği endeksine göre, dayalı ücret farkı uyarınca, tüm eğitim
Türkiye 150 ülke arasında 130. sıradadır; seviyelerindeki kadınlar aynı eğitim
2006 yılında 105. sırada iken 2020 yılına seviyesine sahip erkeklerden daha düşük
gelindiğinde ise 25 sıra gerilemiştir. Bu ücret almaktadır.
tablo Türkiye’nin toplumsal cinsiyet eşitliğini • Tüm ana meslek gruplarında erkekler,
sağlama konusundaki taahhütlerini ve kadınlardan daha fazla ortalama brüt ücret
uluslararası sözleşmelerin kendisine yüklediği almaktadır.
sorumlulukları gereği gibi yerine getirmediğini
göstermektedir.
34

