Page 33 - Mahkeme Kararları Işığında Nafaka Araştırması
P. 33
MAHKEME KARARLARI IŞIĞINDA NAFAKA ARAŞTIRMASI
büyük önem taşır. Patriyarkal ilişkiler kadınların hizmetlerden yararlanma olgusu her yerde
aşağı konumda tutulduğu kilise, okul, spor aynıdır. Nihayetinde kadınların ezilmelerinin
kulübü, sendika, ordu, fabrika, büro, medya sürdürülmesinde erkeklerin ve patriyarkanın
vb. mekan veya kurumlarda pekiştirilir. Öyleyse maddi çıkarı vardır.
patriyarkanın maddi temeli erkeklerin kadın Mahkeme kararları ışığında nafakaya
emeğini denetlemesine izin veren bütün
toplumsal yapılara dayanır. Patriyarka sistemi dair yapılan bu araştırma göz önünde
evrensel ve değişmez bir olgu değildir, değişik bulundurulduğunda; verilen nafaka
toplumlarda erkeklerin kendi aralarında miktarlarının, kadınların sarf ettiği ev içi emek
patriyarkal çıkarlara ulaşması konusunda olgusuna bir anlam biçilmeden belirlendiği
açıktır. Ev içi emek olgusu sadece çalışma
ciddi farklılıklar vardır. Hartmann ve birçok
feminist açısından patriyarka asıl olarak hane yaşamına katılmayan ve geliri bulunmayan
içi egemenlik ilişkilerine dayanır. Kapitalizmde kadınlar açısından değil çalışma yaşamına katılıp
diğer toplumsal kurum ve yapılar bunu geliri bulunan kadınlar açısından da tartışmasız
pekiştirir. bir gerçektir. Kaldı ki Türkiye’de devam eden
yoksulluk nafakasına dair tartışmalarda süre
Tüm bu açıklamalar ışığında, kadına yönelik sınırı getirilmesini ileri sürenler, bu tartışmaları
ayrımcılığın bir türü olan, toplumsal cinsiyet kadınların ev içinde görünmeyen emeğini yok
eşitsizliğinden kaynaklanan, kadını sayarak sürdürmektedir.
yerinde tutan ve ilerlemesinin önünde önemli Toplumsal realite göz önünde
bir bariyer olan ev içi emek ile bakım emeğinin bulundurulduğunda kadınların evlilik yaşının
kadına özgülenmekten çıkarılmadan, bu çalışma hayatına katılım için en verimli oldukları
işlerin erkekler tarafından da eşit bir şekilde döneme tekabül ettiği ve bunun birçok
paylaşılması gerektiği düşüncesi toplumsal faktörle birlikte kadınlarınhayatına etki ettiği
kabul görmeden, yoksulluk nafakasını görülmektedir. Erkekler, kadınların çalışma
kısıtlamaya yönelik tartışmalar kadının insan yaşamına katılımına engel olmakta, kadınları
haklarının ihlali niteliğindedir. Yine ev içi eve kapatarak ev içinde görünmeyen emek
emek ve bakım emeğinin ücretlendirilmesi ile sömürmekte ve bu nedenlerle kalifiye iş
durumunda ve bu emek dışarıdan satın gücü gerektiren işlerde çalışma becerilerinden
alındığında erkek ve sermaye için yeni bir yoksun bırakmaktadır. Bu durum, kadınların
külfet olacağı göz ardı edilmektedir. Oysa evlilik yoksullaşmasına ve boşanma sürecinde
birliğinin devamı süresince kadın bunu ücretsiz erkeklere oranla ekonomik yönden desteğe
yaparak sömürülmektedir. Sonuçta kadınlar muhtaç hale gelmelerine sebebiyet
baktıkları çocuklara ve yaşlılara/engellilere vermektedir. Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin
sadece ailenin huzuru ve güvenliği için sonuçlarından biri de kadınların istihdama
bakmamaktadırlar. Aynı zamanda toplumun katılımının erkeklere oranla daha az olmasıdır.
geleceğini inşa ederek devletin sorumluluk Kadınların istihdamına yönelik politikaların
alanını da paylaşmaktadırlar. Kadının özel yetersizliği, kadın erkek istihdamındaki fırsat
alana kapatılarak ev içi emek ve bakım emeği eşitsizliği kadınları nafakaya ilişkin sınırlandırma
yükünün tamamen kadına özgülenmesi tartışmalarında dezavantajlı bir konuma
karşısında; nafaka tartışılırken erkeklerin ev sokmaktadır.
işlerinin paylaşımı konusunda kendilerini Sonuç olarak tüm bunlar birlikte
dışarıda bırakmaları ve devamında doğan düşünüldüğünde, boşanma sonucu kadınlar
menfaatleri göz ardı edilmektedir. Bu durum
toplumsal cinsiyet eşitsizliğini pekiştirmekte ve hem ekonomik açıdan hem de yeni bir yaşamı
patriyarkayı güçlendirmektedir. Evde sunulan kurmanın olanakları açısından erkeklere oranla
hizmetler içerik itibariyle sınıf, etnik ya da daha fazla zorlanmaktadır.
ırksal gruba göre farklılık gösterse de, bu
31

