Page 41 - Mahkeme Kararları Işığında Nafaka Araştırması
P. 41

MAHKEME KARARLARI IŞIĞINDA NAFAKA ARAŞTIRMASI







           Zira koca, çalışmadığını ve geliri olmadığını   bakım ve ihtiyaçlarının  tamamen anneye
           kesin delillerle kanıtlarsa bu durumda diğer   yüklendiğidir. Bu tartışmaların gerçeklikten
           şartların da varlığı halinde geliri olan kadın   uzak tekil örnekler ile yürütülmeye devam
           da  aile  giderlerine  katkı  sağlamakla  yükümlü   etmesi halinde kanımızca ilerde iştirak ve tedbir
           olup, kocanın istemi üzerine hâkim tarafından   nafakası da tartışmaya açılacaktır. Yoksulluk
           kadının aile giderlerine yapacağı parasal   nafakasına dair uygulamada bir çok sorun
           katkının belirlemesi yapılabilir. Ancak toplumsal   yaşanmaktadır. Ancak uygulamadaki sorunlar
           cinsiyet eşitsizliğinin sonuçlarından  biri de   gözetilmeden “erkeklerin mağdur olduğu”
           kadınların istihdama katılımının erkeklere oranla   iddiası  üzerinden  yapılan  değerlendirmeler
           daha az olmasıdır. Kadınların istihdamına   kamuoyunu manipüle etmektedir. Bu yaklaşım
           yönelik politikaların  yetersizliği, kadın  erkek   erkeği ve menfaatlerini esas almakta fakat
           istihdamındaki fırsat eşitsizliği, erkeklerin   kadınların  yaşamı  ve  deneyimlerini  göz  ardı
           kadınların  çalışma  yaşamına  katılımına  etmektedir. Yine konunun mevcut dil ve
           engel olması, kadınların eve kapatılarak ev   argümanlarla yürütülmesinin kendisi bile
           içinde görünmeyen emek ile sömürülmeleri   kadına bakış açısındaki eşitsizliğin göstereni
           ve bu nedenle kalifiye gerektiren işlerde   olup kadının onurunu zedeleyecek boyuttadır.
           çalışma  becerilerinden  yoksun  bırakılmaları
           kadınların  yoksullaşmasına  ve  boşanma   Raporda  da  ayrıntılı  bir  şekilde  açıkladığımız
                                                gibi Medeni  Kanunda yoksulluk  nafakası;
           sürecinde erkeklere oranla ekonomik yönden   “Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek
           desteğe muhtaç hale gelmelerine sebebiyet
           vermektedir.                         taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla
                                                geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında
           Kamuoyunda yoksulluk nafakası tamamen   süresiz olarak nafaka isteyebilir.” olarak
           soyut iddialar üzerinden tartışmaya açılmış   düzenlenmiş  olsa da mahkeme kararlarının
           ve tekil-sansasyonel örnekler üzerinden   buna uygun olmadığı da görülmektedir.
           konuşularak genelleştirilmiş ve gerçekte   Ayrıca mahkeme kararlarında lehine nafaka
           boşanan her kadın fahiş oranlarda nafaka alıyor   hükmedilen  kişi  açısından  belirlenen
           gibi bir algı oluşturulmuştur. Oysa ulaştığımız   miktarların, kanunda düzenlendiği gibi “geçim
           veriler,  nafaka  miktarının  yoksulluk  ve  açlık   sağlamaya” yetecek ölçüde olmadığı açıktır.
           sınırının altında olduğunu göstermektedir.   Kadınlar lehine hükmedilen ancak tahsil
           Nafaka oranlarının, yeni bir yaşamın en asgari   edilemeyen nafakaların bu tartışmalardaki
           ihtiyacı olan kira giderini dahi karşılamadığı göz   görünmezliği tam da izah etmeye çalıştığımız
           ardı edilmektedir. Yine uzun süren evliliklerde   “erkek odaklı” bakış açısıyla ilgilidir. Bu eşitsiz
           yıllarca çalışma yaşamından koparılarak ev   koşullar  nedeniyle  günümüzde  nafakanın
           içi emek ve bakım emeği ile sömürülen   tanımlanmasına ve kadınlar lehine güvence
           kadınların boşanmadan sonra kalifiye işlerde   altına alınmasına hala ihtiyaç vardır.
           çalışma becerilerinden de yoksun bırakıldığı
           ve boşanma sonrası istihdama katılamayacağı
           da göz ardı edilmektedir. Örneğin 20 yaşında
           evlenip  50 yaşında  boşanan  bir kadının  50
           yaşından sonra gelir getirebilecek hangi alanda
           istihdam edilebileceği veya edilemeyeceği
           tartışılmamaktadır.
           Yaptığımız araştırmada tespit ettiğimiz bir
           diğer husus ise, boşanma halinde genellikle
           velayetin anneye verildiği ve çocuğun



                                              39
   36   37   38   39   40   41   42   43   44   45   46