Page 42 - Diyarbakır Barosu Herkes İçin Adalet Projesi Hukukun Üstünlüğü Seminerleri
P. 42

dlşlanmanln  terk edilmesi  Ve bir|ikte  çözüm  yollannln  bulunmaslndan  geçer.  Özellikle
         burada Türk politikacı  Ve aydınlara  seslenmek  istiyorum.  Dlşlanma  olmayacaksa,
         bölünme  Veya  bölünme  tehlikesi de olamaz.  Cesaretli  bir  şekilde  Kürt sorununun

         çözümünün   üzerine gidilmesinin  elzem  olduğunu  burada  vurgulamak  istiyorum.
            Kürt sorununun  çözümsüzlüğünün  bu kadar derinleşmesinin  önemli diğer  bir
         nedenini  de, bizden  önceki konuşmacllar  ifade etmişti. Bölünme  korkusu.  Bunun  hiçbir
         şekilde   gerçekçi  bir yaklaşlm  olmadlğlnl  görmek  gerekir.  Bununla  birlikte,  Kürt
         Sorununun  ret Ve inkarlndan  kaynakil  tamamen tartlşma dlşl  tutulduğunu  ne yazlk  ki
         cumhuriyet  tarihi boyunca  görmekteyiz.  Tartlşma  dlşl tutulmastndan  kaynakll  olarak,
         ne Türk siyasetçileri  Ve aydlnlar|,  ne de Kürt siyasetçi  Ve aydlnlarl  kendi aralarında
         rahat  bir tartışma  olanağl  bulamadllar.  Dolayüslyla  çözümünün   karşlslnda  duranlar,
         özgür bir tartlşma yaplIamadığından  bir muallakllk  yaratmayl   çok  kolay  elde
         edebildiler.  Çözümde  yaratlclllk  engellendi.  Böyle bir muallak  ortamdan  yararlanarak
         çözümsüzlük  çözüm   olarak  önümüze  ç|kt|.  Değerli  arkadaşlar,  birinci bölümde bir
         miktar  tarihsel  süreçte  yaşananlarln  lşığlnda Ve özellikle  ret/inkar  politikaslyla
         isyanlann  bir bağ içersinde  olduğunu  açıklamaya  çalıştık.   Yani  biri diğerinin  sonucu,
         yada  biri diğerinin nedeni  olarak ortaya  çıkabilmeKedir.   Dolayısıyla  eğer biz Kürt
         Sorununun  demokratik  çözümünü  istiyorsak,  öncelikle  bu sorunun  tanImlnl,  nedenlerini
         Ve bu güne kadar  soruna ilişkin  devlet  politikalar|  ile uygulamalarlnl  değiştirmek
         durumundaylz.

            sonucu  değiştirmek  istiyorsak  sebebi de değiştirmek  durumundaylz.  1991
         ylllarlndan  bu  yana  zaman  zaman kimi  yetkililerin  bu amaca  yönelik  midir bilemiyorum,
         belki  politik  çlkarlar çerçevesinde   açlklamalarln  olduğunu  biliyoruz. Son olarak, Sayın
         Başbakanın böyle  bir açlklamasl  oldu. Ancak bizim beklediğimiz,  istediğimiz  şu
         olmalıdır:  Öncelikle  Kürt Sorununun  çözümü  noktaslnda  güçlü  bir  şekilde   irade  beyanl
         olmalıdır.  Bu irade beyanı,  nasıl  çözülmesi   gerektiğinin  tartışmasını  yaratacak  ve bu
         şekilde  bir politika  belirlenmesi  mümkün olacaKlr.  Yani, biz Kürt  sorununu  çözmek
         istiyoruz  deyip de sonra  gidip  farklü  ortamlarda  "Kürt  yurttaşlarlmızın  da sorunları  var,
         ya da farkll  ülkelerde  şunlar  şunlarl  temsil etmiyor,  bunlar bunlarl temsil  etmiyor,
         Muhatap  yok."  Şeklinde  aç|klama  yapmaktan  VazgeçmeIiyiz.

            Hükümet  açlslndan  güçlü  bir  çözüm  iradesinden  söz etmek  mümkün  değildir.
         Dolaylslyla  şu  gerçeğin  de altını  çizmek  lazım.  Avrupa Birliği  ile birleşme  Ve uyum
         Sürecinde  birçok  gelişme sağland|.  Bunlardan  bir ikitanesi  özellikle Kürtlere  ilişkin olan
         değişiklikler dil ve TV yaylnlarl  itibariyle  karş|mlza  çlkmaktadlr.   Derler  ya,  Kürtçe
         kursların  önü açlldü, açllmasl için müracaatlar  yapıldı,  olmadı.  engeller   ç|ktl,  ama  buna
         rağmen  engeller  aşlldl. Kurslar  okul değil,  Kürtçe öğrenme  kurslarl. Öncelikle Kürtçe
         öğrenme  kurslarlna  devam  etmenin ön koşulu 12 yaşlndan büyük  olmak
         zorunluluğudur.  Yani, siz Kürtçe'yi  anadil olarak  öğretemezsiniz  deniliyor.  Kürtçe'yi
         öğrenmeye  ihtiyacl  olanlar,  daha doğrusu Kürtçeye  sahip  çlkanlar,  Kürtçe'yi  bilenlerdir
         arkadaşlar.

         44
   37   38   39   40   41   42   43   44   45   46   47