Page 38 - Diyarbakır Barosu Herkes İçin Adalet Projesi Hukukun Üstünlüğü Seminerleri
P. 38
açldan Türkiye,de kürt sorunu hakkında konuşurken geçmiş ile bir bağlantl kurmadan
söyleneceftlerin ayaklarının havada kalacağına inanıyorum, Bu nedenle, tarih içinde
biraz geriye gitmek gerektiğine düşünüyorum. Ta ki cumhuriyetin kuruluşuna kadar,
osmanlı imparatorluğunun yıkılma döneminden sonra, imparatorluğun mirası
üzerine cumhuriyetin kurulduğunu hepimiz biliyoruz, osmanlı imparatorluğunun farklı
etnik, kültür ve idari yapılanma|ardan oluştuğu yine bir gerçek, Ancak, cumhuriyetin
kuruluş fe1sefesi osmanlı imparatorluğunun bu mirasını reddetti. Bir bütün olarak tek
kültür, tek ulus felsefesi i|e, hatta felsefeyi bir yana bırak, devlet ideolojisi üzerine
kuruldu. Böyle olunca farklılıklar tamamen reddedildi,
Tabii, ortada kocaman farklı kültürü olan, farklı kimliği olan, bir de başka başka
halklar, etnik gruplar vardı, vardır. kürt halkı da vardl. Durum böyle olunca, kürt
sorununa ilişkin oluşturulacak politikaların tamamı red ve inkar üzerine temellendi, Bu
ret ve inkar ne gerektirdi peşinden? Ret ve inkar, arkasından Kürt isyanlarını getirdi,
Dönemin cumhurbaşkanı tarafından ifade edildiği kadarıyla, _ki, sayının daha fazla
olabileceğinitarihsöylüyor.bugünyaşanançatışmalareğerisyanolarak
değerlendirilecekse, 29.cusu yaşanıyor. Tabi bu gerçeklik karşısında ret ve inkar,
peşinden buna tepki olarak isyanları getirdi. cumhuriyet tarihi, üç aşağı beş yukarı kürt
sorunu açısından değerlendirdiğimizde, inkar ve isyanların tarihi olarak karşımıza
çıkıyor.
Durum böyle iken, özellikle 1961,1ı yıllardan sonra, sol Ve Marksist görüşlerin de
yayılmasıyla birlikte, kürtler de siyasetle uğraşırken özellikle sol görüşü savunan
40

