Page 37 - Diyarbakır Barosu Herkes İçin Adalet Projesi Hukukun Üstünlüğü Seminerleri
P. 37
Mesut Beştaş: Değerli arkadaşlar, Sözüme hepinize
merhaba demekle baş|amak istiyorum. Önceki oturumda
Sayın Celal Doğan son sözünü bir fıkrayla bitirmişti, Ben
de başlarken bir fıkrayla başlamak istiyorum.
Memleketin birinde adamın biri hayatın sırrını
öğrenmek için, dünyanın en güzel şeyini bulmanın peşine
düşmüş. Araştırmış, deneyler yapmış, gezmiş, dolaşmış,
bilge adamların düşüncelerine başvurmuş. Bir türlü
dünyanın en güzel şeyini bulamamış. O'na dert olmuş.
dünyanın en güzel şeyini bulma çabasını bıkmadan,
usanmadan sürdürmüş.
Bir gün adamın biri O'na demiş ki "falan yerde bir filozof var ki, dünyanın en güzel
şeyini ancak o bilebilir. sen git ona danış" demiş. Almış başını gitmiş, kapıyı
çaümış,
iÇeri davet edilmiŞ. "NiÇin geldin" diye sormuş bilge. Kendisi: "Dünyanın en güzel şeyini
bulmanın PeŞindeyim, bu amaçla size geldim, Sizi adres olarak gösterdiler,,demiş.
Bilge adam demiş ki, "Tamam, ben sana göstereceğim dünyanın en güzel
şeyini, al
Şu kaŞığı eline". AlmıŞ kaşığı eline. Doldurmuş zeytinyağıy|a. Sonuna kadar doldurmuş.
Bir damla daha üstüne bırakılırsa zeytinyağı dökülecekmiş. "çık dışarıya
şu bahçemde
gez" demiş bilge adam. "Bu zeytinyağından da tek damla dökülmeyecek'' demiş. o da
almış, gitmiş, gezmiş bahçeyi. Geridönmüş. "Geldin mi?",,Geldim,,. ,,Peki
döküldü mü
zeytin yağı?". "Hayı" demiş. "Anlat bakıyım, ne gördün?'' bilge adam. ''Valla'' demiş,
"Ben zeytin yağı dışında hiçbir şey göremedim''. ''Peki'' demiş, ''tekrar aynı deneyi
yapıyoruz". Yine doldurmuş zeytinyağını. ''Git gez bakalım, sonra da bahçede ne
gördüğünü bana anlatacaksın" demiş. Adam bahçeye çıkınca ne görsün? Dünyanın en
güzel bahçesi. Gezmiş, turunu atmış, gelmiş. *Gel
bakayım, bahçede ne vardı?'' demiş
bilge. Adam demiş ki, "dünyanın en güzel şeyi vardı''. ''oğlum, baktığın noktaya bağlı
dünyanın en güzel şeyi"demiş bilge.
şimdi biz de baktığımız noktadan sorun hakkında birkaç şey söyleyeceğiz. Tabi
bulunduğumuz noktadan baktığımızdaazönce oturduğumur-.rıon fuldoluydu.
şimdi,
Yarısından fazlası ÇıkmıŞ. Ne kadar birbirimizin düşüncelerine ihtiyacımız olduğır açık.
isterdik ki, gelen arkadaşlarımızın hepsiyle birlikte bu sorunu, düşüncelerimizi
PaYlaŞalım. Belki bir sonuca ulaşmanın bir adımını daha atmış olurduk. Ama problem
değil. sayımız az da olsa bizim birbirimize anlatacak
çok şeyimiz var.
yine
biz bizeyiz. o yüzden kısa bir sunum sunacağım. Daha
çok sorulara
aÇıklamalarımızı bırakmak kaydıyla özetle birkaç noktayı ifade etmek istiyorum.
Konumuz "AvruPa Birliği i|e Müzakereler ve Kürt Sorunu". Kürt Sorununun toplumsal ve
siyasal bir sorun olduğu açık. Artık bu husus tartışmasızdır.
Toplumsal ve siyasal sorunların, tanımlanması ve objektif olarak tespit edilmesi
mutlak bir Şekilde tarihsel bir sürecin ışığında değerlendiri|mek durumundadır. Bu

