Page 41 - Diyarbakır Barosu Herkes İçin Adalet Projesi Hukukun Üstünlüğü Seminerleri
P. 41

bölgelerde  seçilmişler  bu hakka  sahip değildir,  deniliyor.  Böylece Kürt sorunu  bir klslr
      döngü  içersine  sokuImak  isteniyor.
         Ben  şu  noktayı  önemle  belirtmek istiyorum:  Kürt sorununun  muhatapslzllk
      nedeniyle  çözümsüzlüğünün   dayatllmasl,  ancak Dersim  isyanl  Veya Dersim  hareketi
      slraslnda,  "işte  biz vahşileri  medenileştirme  operasyonu  yaplyoruz"  tümcesi  ne kadar
      inandlr|clysa  "Kürt  sorununun  çözümünde  muhatap  yok diye  çözümsüz  kalmasI  ancak
      o kadar inandırıcldlr".  Dolaylslyla ne yapmak  gerekir? Kürt sorununun  muhatap
      probleminin  öne  ç|kartllmasl  asllnda geçmişte  yaşanan  bu ülkeye  kan, trajedi  Ve
      benzeri  şeyleri   yaşatan  eğilimlerin,  politikaların  başka  şekilde  dlşa Vurumu  olarak  kabul
      etmek  gerekir.  Çözümsüzlük   politikalarInIn  devam ettirilmesi  anlayışıdır.

         Kürtlerin  kendilerine ait cemiyet  olsun, dernek  olsun, Veya Kürtlere  ilişkin
      politikaların  yanlış  olduğunu  ifade eden kurum-kuruluşların  oluşturulması  sürecine
      baktlğlmlzda,  ittihat ve Terakki  dönemine  kadar  uzandlğlnl  görmekteyiz.  ittihat ve
      Terakki  cemiyetinin  kuruluşunda  yer alan  şahısIarln  kimliğini  incelediğimizde  önemli  bir
      saylnln  Kürtlerden  oluştuğunu  görüyoruz.  süreç  içersinde lttihat  ve Terakkinin Türk
      ulusçuluğu  içinde  faaliyetlerini  yürütmesinin  sonucu  Kürt unsurlar  özellikle  aylklanlyor.
      Tarihsel  süreç  bunu  gösteriyor.

         Keza  Cumhuriyetin  kuruluşu  ile birlikte  Kürtler  tamamen  inkar  ediliyor.  Bununla
      birlikte  sol siyasa| gelişmelere  bakıldığında,  özellikle  Marksist görüşlerin  de
      benimsendiği  60'lı ylllardan  sonraslnda  Kürt aydınları  ile Türk  aydlnlarl  Veya  Kürt
      siyasetçileriyle  Türk siyasetçilerinin  birlikte  İaaliyetlere  baş|adlklarIna  tanlkllk ediyoruz.
      Ancak  süreç içersinde  bu birliktelikte  ittihat  Ve Terakki'de olduğu  gibi  bir yol ayrlmlna
      doğru  gidiyor.  70'li  yıllardan  itibaren  Kürtler  kendi  kurumlarını  oluşturmaya  çalışıyorlar.
      Tabi  ki yasal  zemin  Kürt kurumlarını kabul  edecek  düzeyde  değildir.
         Buna  karş|llk  Kürtler  kendileİini  nasıl ifade ettiler?  o dönemde  Kürt sorununun
      "güVenlik  sorunu" olarak  görülmesi  Veya Kürt  sorununun  "Güneydoğu  sorunu" olarak
      isimlendirilmesi  karşüslnda Kürtler  ne yaptllar?  Doğu  diye  ifade  ettiler yaşadlklarl
      bölgeleri.  Ve bu  şekilde  bir ayrıllk  başladl.  Bu ayr|l|ğln  da aslında  Kürtler  ayrılmak
      istedikİeri  için değil,  birlikte  yola  çıktıkları   politikacıların  veya aydlnlarln  Kürt  sorununa
      bakış açısının,  özellikle devletin  politikalarlndan   çok   fazla uzak olmamasl,  ya da yeterli
      çözümü   getirmediğine  inandlklarlndan  dolayı red edilmelerinden  kaynakland|ğlnl
      görmek  gerekiyor.

         Bu gün  itibariyle  de böyle bir geçeklikle  karşl  karşlyaylz.  Yani  tarihsel süreç  içinde,
      Kürt siyasetçilerinin  Türk siyasetçilerinden  ayrılarak  kurumsallaşmaya  gitmeleri,
      tercihlerinden  değil,  reddedilerek  dlşlandlklarl  içindir.  Bugün  artlk  herkes  tarihsel
      süreci de gözeterek  bu gerçeği  kabul  etmelidir.

        Ayrılma  korkusu,  yada  bölünme korkusu  terk edilme|idir.  Bölünme olacaksa
      dışlanma  olacağlndan  dolayı olacaktlr.  Bölünmeye  karşl tek ve önemli önlem,
   36   37   38   39   40   41   42   43   44   45   46