Page 43 - Diyarbakır Barosu Herkes İçin Adalet Projesi Hukukun Üstünlüğü Seminerleri
P. 43
Dünyanın neresinde, hangi halk, hangi devlet içerslnde kendi dilini kurslarla
öğrenmiştir. Dolayısıyla, burada atllmak istenen adlmln amaca yönelik, Veya çözüme
yönelik bir adlm olmadlğl açlktlr. Nitekim TV yaylnı içinde çizgi film oynatmazslnlz,
Kürtçeyi öğretecek bir tek adim atamazslnız. Buna göre aynı zamanda da "bölücülüğe"
hizmet edecek hiçbir şey söyleyemezsiniz. Bölücülüğün sınırı ne arkadaşlar. Kürtler
Vardlr dediğiniz zaman Türkiye anayasaslna göre asllnda bölücüsünüz. Çünkü tek bir
millet vardır Türkiye'de anayasaya göre. Yani böyle muallak şeylerle sınırlama
getiriyorsunuz.
ilginçtir, TV yayln hakkl tanlnmlş, tabi Kürtlere özgü şeklinde yorumlanmamasl için
Boşnaklara, Lazlara, bir de zaza'ca lehçesi ile yay|n hakkl Verjlmiş. Kimi Boşnak
yurttaşlar dediler ki bu nereden çıktı? Bu bölücülüktür, biz istemiyoruz. dönemin TRT
Genel Müdürüne Boşnaklar hakklnda gazetecilerin soru sormasl üzerine; "Biz bir
kişinin, bir toplumun beyanlna göre tavlr koyacak değiliz." Açıktır ki, getiri|mek istenen
değişim ile toplumun istemi arasında herhangi bir bağlantl bulunmamaktadır. Bu
cevap, sorunun kalıcı çözüm Veya toplum istemleri çerçevesinde çözüm anIaylşlnln
bulunmadlğlnl göstermek için yeterlidir.
Şu gerçeği görüyoruz: AVrupa Birliği ile bütünleşme çerçevesinde getirilmek istenen
koşullar veya aranan koşullar|n sağlanması için el yordamı ile bir şeyler değiştiriliyor.
TV yayınında olduğu gibi, dil kurslarında olduğu gibi, halkln talebi çerçevesinde
olgunlaştlrılmlş, halk ile paylaştlrllmlŞ "Ey Kürtler, siz nasıl bir şey istiyorsunuz, nasll bir
yayln istiyorsunuz" denilmemiş veya Boşnaklar, siz istiyor musunuz, istemiyor
musunuz denilmesine bakllmakslzün, sadece Kürtlere verilmiş bir hak olarak
algllanmamasl için onlara da(Boşnak'lara) dil hakkı olarak tanlnlyor. Yani bu ülkeye
eskiden denilmişti ya, "Komünizm gelecekse, Komünizmi de biz getiririz'' mantığı hala
devam ediyor. Mevcut hükümette de devam ediyor. Nasll devam ediyor? Değerli
arkadaşlarlm, Sayın Başbakanın açlklamasl için önemli bir açlklama diyorlar, biz de
önemsiyoruz.
Sayln Demirel'in 1991 ylllndaki açıklamasını da önemsedik. Çok ciddi, önem
atfedildi, hala da atfediliyor. Ama bu ifade nereye kadar? Avrupa Birliği hedefi mi var?
Avrupa Birliği ile bütünleşmenin yollarını mı arıyorsunuz? diplomatik çabalarını mı
yürütüyorsunuz? o zaman Kürt sorunu çözümsüz kalmaya devam etmeli, ancak, iç Ve
d|ş politika için bulunmaz bir imkan olarak kullanılmalıdır.
Ülkemizde tesadüfen müzakerelerin baş|aylp başlamayacağı konusunda veya
başlayacağl günden bir gün önce iki tane miting organize ediliyor. Ne yaplllyor? Avrupa
Birliği ile bütünleşmeye haylr diyenlere "Buyurun önünüz açlktlr'' diye olanak sunuluyor.
Bizzat hükümetin politikalarlna uygun "Avrupa Birliğine ve Kürt sorununun çözümüne
evet" diyeceklerin sesi yine engeıleniyor. Dolaylsıyla şu gerçeği görmek lazüm; burada
yapllmak istenen bu politikalarln gerçekten halkln ihtiyaçlarl çerçevesinde
oluşturulması değil, amaç, Avrupa'da diplomatik görüşmeler sırasında ileri sürülebilir
argümanIar toplanmasldlr.

