Page 92 - Diyarbakır Barosu Toplumsal Barışın İnşası Sivil Bir Anayasa Arayışı
P. 92

90  roi,m9  3J,,n  ln8!]  si




        ç*armaİla   maalesef  brr sorurılar  aşılamlyor,  bu kiiitii( mes€lesi.  Demoka§i  kiiültürü,
        insan  ha}lan  kiiültiirii  ve hu}Ula  inanç  kiiltiirü  bir topIıımda yerleştikçe  sorur  ann  çö,
        zümünde  mesaf€  aınabilı.
           Bu Türk  ve Xün meselesinde  de ben  şöyle  düşünüyorum:  Normalde  biz doğaya
        baktüğmızda  v€  bitkilerde  ve hayvan  türlerinde  h€p  bir faIklılü  gördüğiimüzde  hep bir
        ha}.ranl*  duyanz,  Yeni bil bal*  tiirü bulunduğunda,  kutuplarda  bir a},ı tilİtine  rası-
        ıaügümızda  bunu  nas  koru}acağv  di}€  düşünürüz.  Ama  iş insana  gelince  -insan  da
        doğanın  bir  parçasl  olrnasrna  Iağnen-  biz  burada  nedense faJkİiğ içimize  sindire-
        miyonlz.  lşte kütürel  olarak  ya  da insarılar  aç§ından  da bu farkİlüğ  içimize  sindirdı
        ğimizde,  bu z€ngirıliği  kabın  edğimizd€  zaten mes€leyi  haletrniş  olacağz. o zaman
        anayasa.lan  ve huİuk kırrallarrnı  da buna  göre yoruntayacağız-  Farklıl*lan  içimize
        sindirmeden,  herkesi  birbirine  benzetm€  sevdasından  Vazgeçmeden  bu mesel€leİ  ha]-
        ledilmeyecek   8ibi 8öziiküyor.   BuJtlar ıoıaliıer  reiimlerin, baslocı, dikacı  ajı]ayşlaİın
        bütün  insanlaİı  tek  tipleştirme  ödeİİ  erinin  bir sonucu,  bizde de kökleşmiş.  Ancal
        Türkiy€  anık açık bir topıum  haline  geldi.  lg80'lerin  Tüİkiyesinde  değiliz,  Babn,  ü
        defa bir hükümet  askerl€rin  verdigi  muhtıraya  karşı açüklama yapabildi  ve basındaki
        demokatil  kalerrılef  ve aİademik  çevreler  bu  8iİişimi   §ert  şekilde  eleştirdi,  Günümüz
        dünyasında  art  (  bashcı  aJlla},ışların  öyle  €skiden  oldugu  gibi  çok  rahat  €debilec€ueri"
        ni saİmıyorum.  o yüzden  demokatlann,  demokraa  aydınlann,  farkjr]rkların  zen8inlü
        oldutiunu  düşünerılerin  daha yii}.sek  sesle  konı.rşması  ve bu düşiincelerin  toplumun

        8€neline   ya}dmasüna   çabalamasl   gerekir.  Demokatik  dii§iinceler  toplumun  geneline
        ya}, dlgında  ve faİkldı*lan  içimize  sindirdi$mizde  mutlaka  banşQ  bir  şekilde  bir arada
        yaşamanln  bir formiiıliinü  bulun  . Bu da işt€,  demokasiden,  hutul  devletinden  ve
        iİsan ha}lanndan  geçiyor, bu değerleri  kabüllenmekten  geçiyor. soruJ ar ancal  bu
        şekilde  aşülabilir,  yoksa  ana}asa  bir hüküm  koyma}Ja  maalesef  bu sorur  ar aşılamlyor.
           Bir başka soru:  "HİHnledn  LoİoİIaİtfu  genelde  Y6İ8ııay  doğİultusundı  vermele-
        .tııı nartl dc&İl€ndlİti.orsunırz?"   Bu konunun  da mutlaka   }argı  reformu kapsamlnda
        8özden  geçiİilmesi  gerekiyor.  Maalesef  Yar8rıay'ın  ve Danıştay'n  a]t derec€  hakimleri-
        ne  puan  v€rmesi  bizim  Frgı  sistemimizin  büyük zaaianndan  biridir.  M€vcut  durum,
        da genç  yar8tçlal  meslekte  yükselebilmek  içın, Yaİgıtay ve Danıştay'dan  farklı  karaİ
        vermem€  eğilimi  içine giriyollar.  Burada  yeni  v€  faruı bir yönteme ihtiyacümız  Var.
           "YttİseL  yar8rçıaİn'Bfu  taraf.ız olamaız  8eİe}lr9e  ıaraf  tutınz'  şe}ltndeH  açü-
        lımılafl  hıİİlndı  ne dairiiıüyo$ıl.ııüz?"  Bence,  bunu diyen bir kişi hakim  olmama-
        lıdu, Hakim  olaci*  İişi her  ş€yden  önc€  m€ıiti  olinalı,  tarafsıZ  olmalt, fikirlerine  karşı
        bile bagımsE  olmalıdr.  Bu özellikleri  taşlmayan]ara  köşe yazan  olJnalannl  taltiye  ede-
        İim;  yargıçlıkaan  istifa  edip  orada   çok  güzel  ıaranı  tarallı  yaz  aJ yazabilirler.  Ya  da siya-
        set€  atılmalaİınü  önerifim.  Ama bir yafgıç olup  da  çıkrp  "Bjz  tarafsz  olamayz,   şunun
        bunun  tarafı},lz  " d€mek,  kabııl editebiliİ  değildir.  Bir hususu  belirtm€den   8eçemeyece-
        ğim|   Fazıl Bey'in bil maİrlesinde  geçiyot;  bir  yaİgısal  kuruluşun  önüne  bir olay  8eliyor
        ve ona soru soruyorlar  "Bu  konuda  nas,l bir kararvermeyi  düşiiıüyorsunuz?"  diy€.  Di-
   87   88   89   90   91   92   93   94   95   96   97