Page 42 - Baroların Bağımsızlığı Savunmanın Dokunulmazlığı Sempozyum
P. 42
SEMPOZYUM
rinde bir baromuzun aldığı karan (eğitim olsun olmasın) bozmuş, gerçekten verdiği bu
karann uygulanabilirliği yok, yani baro onu dinlemek zorunda değil. Yani hiyerarşiye
doğru da böyle bir adım söz konusu. Bunun adı en hafifiyle vesayettir arkadaşlar, lyi
insanlar yönetsin, kötü insanlar yönetsin, uygulama çok iyi niyetlerle yapılsın ama önü-
ne gelen denetlemeyi yapmak zorunda. "Uygun buldum" ifadesinin anlamı denetim-
dir. Bundan basit bir şey yok. Bunu söylemek zorundayız. Böyle mi olmalı noktasına
baktığımız zaman, belediyeler için, özel idare için diyeceğim bir şey yok, Ama barolar
için deminden beri anlattığımız bağımsızlık, yargısal işlev vs. dediğimiz zaman bu bi-
zim dokuya uymuyor, burada bir doku bozukluğu var. Burada tümör gibi bir şey çıkı-
yor karşımıza, şu anda bir hastalık var. lşte bundan sonra bu çalışmaların sürmesi, bu-
nun tedavisi için gerekiyor, Bunun üstüne gitmemiz gerekiyor. Bugün Ahmet, Meh-
met olmuş yönetimde yarın başkası olmuş önemli değil, Bizim buradaki irdelememiz
gereken, hedef almamız gereken konu, yapısal durum ve ilişki. Bütün bunları söyler-
ken Ülkü Azrak'tan bir alıntı yapmak istiyorum, herhalde Diyarbakır'da belediyeye bir
tebliğ sunmuş. Ülkü Azrak bu tebliğinde Vesayete örnekler verirken baroların Türkiye
Barolar Birliği ile ilişkisini vesayete örnek veriyor bilimsel yazısında. Kişisel uygulama
meselesine gelince, bir yerde de şöyle diyor: "Merkezden yönetim her ne kadar de-
mokratik görünmeye çalışırsa çalışsın (biz bir bütünün parçalanyız, aynı yaklnlıkta ay-
nı uzaklıkta, eşit uzaklıkta, tabana inerek geliyoruz gibi sözler deniliyor) eşyanın tabi-
att icabI elindeki yetkileri kıskançlıkla koruma içgüdüsüyle hareket etmektedir." O yet-
kiyi kullananların ve kullanma durumunda olanların doğasını ortaya koyuyor. Bu söz-
lerinizle Türkiye Barolar Birliği'ni topa mı tutalım, lağv mı edelim? Hayır, bunun bir de-
neyimi var, geçmişi var. Bunlar da söylendi, eşgüdüm, iletişim, eşzamanlı çaIışma gibi,
Ben orayı bir hukuk kurumu olarak görmek istiyorum. Orada hukukun üretildiği, ba-
rolarln bütün birimlerinin toplandlğl ve birbirlerini bu anlamda zenginleştirdikleri bir
kurum olarak görmek istiyorum. Ama yasa değişmezse bu zor olur, yasanın değişme-
si şart. Bu yasanın değişmesi gerçekleşmediği sürece bunlar iyi niyet olarak kalır. Ora-
ya Sayın Yücel Sayman da birlik başkanı olsa o ruhsata "uygun buldum" demez de bel-
ki daha şık bir sözcük koyabilir. Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Teşekkür ede-
rim.
Oturum Başkanı:Değerli meslektaşlarım, üç konuşmacı arkadaşıma da bu özlü su-
numlarından ötürü teşekkür ediyorum. Dikkatimizi biraz toplamak bakımından 15 da-
kikalık ara vereceğiz. Sonra diğer baro başkanı arkadaşlarımız kendi tebIiğIerini suna-
cakIar. Sanırım yarına gerek kalmadan bugün etkinliğimizi tamamlayabileceğiz,
DIYARBAK|R BARosU YAYINtARü
4l

