Page 45 - Baroların Bağımsızlığı Savunmanın Dokunulmazlığı Sempozyum
P. 45
sEM PoZYl j M
Askeri Darbesinin ürünü olan 1982 Anayasası ile idare edilmektedir, Anayasada savun-
manın bağımsız Ve özgür olması istenmemekte. Çünkü özgür Ve bağımsız savunma
özgür avukatı oluşturur. Özgür ve bağımsız avukat ise toplumun hak ve özgürlükleri-
nin sınırlandırılmasına karşı durur. savunma yargı bölümünde değil de yürütme bölü-
münde, biraz önce arkadaşlarım izah ettiler onu tekrar izah etmek istemiyorum, kamu
niteliğindeki meslek kuruluşları başlığı altında 135, maddede düzenlenmiş ve öyle ka-
bul ediliyor. Dikkat ederseniz sezgin Bey söyledi, ben yedi dönemdir Baro başkaniığı
yapıyorum, valilik tarafından bazı yazışmalar geliyor, altına bakıyoruz ''gereği için, bil-
gi için" yazıIar geliyor, bilgi için yüksek öğrenim kurumlanna gidiyor, belediyeye, sav-
cılığa, adliyeye gidiyor, ama "gereği için" barolara geliyor, yani emrediyor bize. Bizi
emredilebilen bir kurum olarak gördüğü için "gereğini yap" diyor, Emredilen baroların
ve avukatların bağımsızlığından söz etmek mümkün mü? yıllardan beri buna karşı
mücadele ediyoruz. Bir arpa boyu yol aldık.
Malumunuz yargı ülkemizde üvey evlat. Yargının kendisi de üvey evlat bu ülkede,
zira savunma da bu üvey evladın üvey evladı durumunda. Maalesef yargının eleman-
lan tarafından da savunmaya bu göz|e bakılıyor. yani savunma, yargının ortak ve eşit
bir ayağı o|arak görülmüyor, Her ne kadar Avukatlık yasasının i. Maddesi ile avukat-
lık mesleği yargının kurucu unsurlarından sayılmışsa da buna uygun olarak Anayasada
gerekli değişiklik yapılmadığı için, yani yargı böIümünde yer almadığı için halen o eski
durum devam ediyor. Bir kamu kurumu nite|iğinde görü|üyor ve biraz önce arz etti-
ğim muamele|ere maruz kalıyor. Bu sabah da Türkiye Barolar Birliği ile barolann duru-
mu izah edildi, bu konuya çok fazla değinmek istemiyorum. Ancak biraz önce konu-
şan arkadaşlarımın hepsi Türkiye Barolar Birliği'ni ve Türkiye Barolar Birliği'nin barolar
üzerindeki vesayet durumunun genişleyerek devam ettiğini söylediler, sevgili arkadaş-
larım bir de AdaIet Bakanlığının vesayetinin kalkmış olduğundan söz ettiler. Adalet Ba-
kanl|ğınln vesayeti kalkmış fa|an değil, devam ediyor. Vermiş olduğumuz kararlann
ço-
ğu hala Cumhuriyet Başsavcılığına ''görüldüye" gidiyor. Bu uygulama devam ediyor.
yine Adalet Bakanlığı müfettişlerince iki yılda bir denetleniyoruz. Her tür harcamamı-
zı ve her türlü kararımızı didik didik araştırıyorlar, tetkik ediyorlar. vesayet nasll kalk-
mış, ben onu anlayamadım. vesayet devam ediyor ancak Avukatlık yasisındaki deği-
şiklik ile bunun yanında Türkiye Barolar Birliği'ne de daha geniş yetkiler tanındı ve ve-
sayet altlna alındı barolar. Baroların özgürlüğü sözdedir. Özgürlük ve bağımsızlık yok.
Hangi konuda biz bağımsızız? Her türlü kararımız denetim altında, her türlü kararımız
bozuluyor, bize geliyor ve yasaya göre de, yönetmeliklere göre de onlann yapmış ol-
duğu muameleyi uygulamak zorundayız, Bu durumda baronun bağımsızlığından söz
etmek mümkün değil. Biz ne yapacağız? Biz alışmışız sürekli olarak özgürlüklerimiz sı-
nırlandırılmış, gerek demokrasi gerekse mesleki anlamda bunlara karşı mücadele et-
meyi bir sanat haline getirmişiz. Benim ülkemde gerçekten demokratik, sivil bir ana-
yasa olsa, herkesin kendini ifade edebildiği, demokrasi ve hukukun üstünlüğü ülke-
mizde gerçekleşse ve bu arada yargı da bağımsız olsa, hak ettiği yeri bulsa, avukatlar
DlYARBAKIR BAROSU YAYINLARt
44

