Page 50 - Baroların Bağımsızlığı Savunmanın Dokunulmazlığı Sempozyum
P. 50
SEMPOZYUM
beni de çok şaşırttı. Ben daha farklı şeyler bekliyordum doğrusu. 2004 Kurultaylnda
da bir çalışma olacak. biz daha böyle akademik, mesleğin kalitesini, onurunu, akade-
mik al§apısını geliştirecek bir tartlşma beklerken bir takım bürokratik, bir gecede ha-
zırlanmış tasarılarla koskoca yüz bin. elli bin kişiyi ilgilendiren bir olayın böyle çala ka-
lem hazırlanıp, adeta yangından mal kaçırır gibi düzenlemelere gidilmesini anlamış de-
ğiIiz. Ülke olarak neden yıllarca kaybettiğimiz bu tip sabahtan akşama gelişen, altya-
plsl olmayan, tartlşmasl olmayan ve toplum tabanlndan bilimsel gerekliliğin gerektir
diği tarttşmalar olmadan çıkarılan yasalar ve bir taklm gruplara saplanan menfaatlerin
yaitıgını çok yaşadlk, biliyoruz Ve görüyoruz, Ben de sözlerimi klsa tutmaya çallşaca-
g,. İ.u hazrlamış olduğum metne bağlı kalarak okumaya çalışacaqım, Ülkemizde
hukukun üstünlüğüne inanmış bireyler olarak amacımız, en üst düzeyde, olabildiğin_
ce adilane bir şekiIde ve hakkaniyet çerçevesinde adaleti gerçekleştirmektir. Adaletin
gerçekleşmesiiçinyargılamanınyapılması,mesleğiniCrasliçerisindekibizavukatlarda
n, i.u.,n gerçekleşmesinde birincil derecede sorumIuluk yüklenmiş mes1ek mensup_
larıyız, Literitürde bir ülkenin demokratik ve hukuk devleti olmasının tek ölçüsü 'avun_
ma hakkının dokunulmazlığı ve kutsallığına olan inanç, Tabi bu kutsalIık göreceli bir
kavram. Bu inancın yasal ve anayasal düzeydeki düzenlemeleridir, Bu koruma, müda-
fiiye tanınan haklar ve bu haklann kullanılma yoğunluğu ve istenci ile de doğru oran-
tıIıdır. Biz bu yükümlülüğü yüklenirken aynı zamanda avukat olmamızdan dolayı bir ta-
kım agır cezai ve hukuki sorumluluklar da almış oluyoruz, Dolayısıyla normal bir vatan-
daşa ğOre bizim işlemiş olduğumuz bir suç iki kat, üç kat cezayla katlanarak ve itiba-
ja
nmız adeta y"iin dibin" batırılarak hüküm giymekteyiz, Böyle şartlar altlnda mesle_
için adeta hayatt-
ğı icra ederken ve yargılama çabasında da gerçeğin ortaya çıkması
i,ızı ortaya koyarken bu tip burokratik olaylar1a karşıIaşmak da bizi yaralamaktadır. ül_
kemizde her ne kadar teorik anlamda yarglnln üçlü 5aç ayağl içinde vazgeçilmez bir
ayak olduğumuz ileri sürülüyorsa da adliye pratiğinde, adliye koridorlannda, mahke-
mekalemlerinde,yargılamaesnasında,avukatlıkmesleğininhakimvesavcılıkmesle-
ğinin gerisinde ve.d"t" nutl., savcı olamamış insanlann oluşturduğu bir meslek gru-
6u gOİrntrrln" sahip olduğumuzu üzülerek belirtiyorum, Bu anlayış bizim sahip oI-
dug"umuz bir anlayış degil, kendimizi ne hakimIerden üstün ne de aşağıda bir yerde
göİ,:.ıyoruz. Ancak toplumda veya adliyede bu görüşün hakim olduğunu düşünüyo-
ium.-Brnun sebebi ise avukatlık ve hakimlik stajlanndaki sürelerin farklıhğı, hakim ve
savcıların yetiştirilmesinde izlenen politika, staj döneminde avukat stajyederinin yeter
li u" gOvenceüere sahip olmaması, meslek mensubu olduktan sonra bireysel geli-
"r"ç
yetersizlik, staj
şim ve kaİitenin ikinci plana atılması, meslek içi eğitim çalışmaIarında
oradaki stajyerin bireysel çabasına bırakılmış olmasl, stajyer yetiştirecek
"ji,i.inin
m"eslektaş kadroların yerel veya ülke genelinde oluşturulmamış oluşu, baro yönetimIe-
rinin başkan ekseninJe oluşu, yönetim kurullarında anladığımız anlamda hukuka inan-
mış yönetim kuruIlannın yeterince oluşamıyor oluşu, avukatlık serbest mesleğinin za-
.un r"."kun ile sınırlı oImadan icra edilebilen meslek gruptarlndan oluşu, akademik
D|YARBAKIR BARosU YAYINLARI
49

