Page 55 - Baroların Bağımsızlığı Savunmanın Dokunulmazlığı Sempozyum
P. 55
SE l\,1 PozYU M
landı. Dava beraat ile sonuçlandı ve bildiğim kadarıyla Yargıtay'da dava devam ediyor.
Onun üzerine Baromuz Adalet Bakanlığından izin alınmadan savcılığın emri ile aran-
mıştı. Bu çekişmeler sonucunda hiçbir şikayet söz konusu değilken Hüsnü Bey artık
onuruyla istifa etmek zorunda kaldı. Kendisine bundan sonraki hayatında başanlar di-
leriz. Çok fazla söyleyeceğim bir şey yok, Hep Barolar Birliğini burada eleştirdik ve üze-
rine yüklendik. EVet elbette hakkımız, yapacağlz ancak barolara da çok iş düşüyor.
Herkes bir Diyarbakır Barosu kadar avukatlar|n hakkını savunmak zorundadır. Eğer bu
5ekilde olursa ancak kalkınabjliriz, aksi takdirde Türkiye'de ilk defa sanırım baroların
bağımsızlığını ve avukatın, savunmanın dokunulmazlığını tartışıyoruz. Biz çok geç kal-
dık. Bir Tabipler Odası kadar olamıyoruz arkadaşlar. Medyada televizyonlarda izledi-
ğim kadanyla bizden daha fazla etkindirler. Kendi mesleklerini, kendi meslektaşlarını
korumak için muazzam bir şekilde devletle, hükümetle mücadele ediyorlar. Seslerini
her tarafa duyurabiliyorlar, haklı veya haksız. Eğer biz bu mücadelede haklı olduğu-
muza inanıyorsak, birlikte el ele, ama Barolar Birliği'nin bunu yaptığını düşünmüyor-
sak biz yapmalıyız. Barolar Birliğini teşVik etmeliyiz. Teşvik yönünde her türlü çabayı
göstermeliyiz, gerekirse bizden olsun olmasın, fikrimizden olsun olmasın, milletvekille-
rini biz çalıştırmak zorundayız,
Özel olarak bizim bölgemizde savunma mesleği ile alakalı olarak çok sorun vardı.
Zamanlmlz olmadığı için aynntllarl dile getirmeyeceğim, Biz bölgemizde özellikle fiziki
şartlar nedeniyIe, örneğin adliyelerde odamızın olmayışı, hala avukatlarln üstü, araba-
ları ve bürolarının aranması gibi sorunlar söz konusudur. Yasalar bize belki 1 yıl sonra
geliyor. uygulaması 1 yıl sonra geliyor, Bu sorunlan birlikte aşabileceğimize inanıyoruz.
Bu başlangıç oldu bizim için, Herkese katkılarından dolayı teşekkür ediyorum,
Oturum Başkanı: Mardin Barosu Yönetim Kurulu üyesi sayın Av. Beşir Ayanoğlu,
buyurun.
Av. Beşir Ayanoğlu: Sayün Başkan, saygldeğer meslektaşlarım, Mardin Bölge Ba-
rosu, Mardin ve Şırnak avukatları adına en derin sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.
Tabi burada çok güzel konuşmalar yapıldı, çok güzel tebliğler sunuldu, Burada söyle-
necek çok fazla bir şey kalmadı. Fakat özelIikle konuşmacılardan, ifade edilenlerden
ben bir iki tane alıntı yapıp burada kendimce yorumlamaya çalışacağım, lzmir Barosu
başkanının çok güzel bir değerlendirmesi oldu, Avukat gerekirse barosuna karşı dahi
bağımsızlığını savunmalı dedi. Kendi kişiliğine, dini inancına ve felsefi görüşüne karşı
bağlmslz kalmasl gerektiği ve bu mesleği böyle icra edeceğini ifade etti. Bu hoŞuma
gitti ve kafamın bir köşesine kaydettim. Sabahleyin de konuşmacılardan zannedersem
Fransız konuşmacı söyle bir ifade kullandı; "Fransa'da bir grup avukat barodan bağım-
sız olarak çalışmak istediklerinden dolayı bir yargılama sürecine girmişler." Bu husus-
lan ben bir yere kaydediyorum, Diğer taraftan ise Vesayet ile ilintilendirmek istiyorum.
Bir taraftan insanlar bağımsızlığa vurgu yaparken, bağımsız çalışmak isterlerken, biri-
leri hala vesayeti gündeme getirmektedir. Bu vesayeti ısrarla gündeme getirmek iste-
yenlerin demokrasi ile bir problemleri olduğunu düşünüyorum. Demokrasi. klasik ta-
DIYARBAKIR BAROSU YAYINLARI
54

