Page 34 - Baroların Bağımsızlığı Savunmanın Dokunulmazlığı Sempozyum
P. 34
SEMPOZYUM
da bir misafir olarak duruyor. Hakim, dosya sayısı fazladır diye savunma hakkının ne
kadar süreceğine karar veriyor, duruşmanın idaresi adı altında, verilen yetki adı altın-
da böyle bir uygulama yapabiliyor, lddia makamı hala yargı makamı ile birlikte kulak
alış verişi yapabiliyor, Daha dün ikinci duruşmasına girdik, insanı adalete kavuşturacak
oIan, son kapı olan yargıya gidecekleri için savunma mesleğinin, avukatların yargılan-
dığı bir yargı sistemimiz realitesi mevcuttur. lşte bu yüzden bu iki kurum, mesleğimi-
zin omurgası Ve gerçekten temel direkleridir. Bu iki kuruma yaklaşım da hem görevi-
miz, hem de toplumumuzun yaşam gönenci için olmazsa olmaz koşullarıdır, Şurada
çok güzel bir söz vardı, onu hatırlatmadan geçemeyeceğimj "Adaletin bulunmadığı bir
ülkede, herkes suçludur." Ama bir de yasa değişikliğinden sonra insan haklarını koru-
mak, hukukun üstünlüğünü korumak, adil yargılamayı tesis etmek gibi bir görev de
yasal anlamda bu mesleğe verilmiş durumundadır. Biraz önce sözünü ettiğim prensip-
ler alt alta getirjldiğinde şunun gerekçesini şöyle koyuyor ve biz de yıllardır bu gerek-
çeyi savunuyoruz. Bütün bunlar olmazsa toplumda adil yargılama olamaz. Toplumda
adil bir yargılama olmazsa, hukuk işlemezse, insan haklan işlemezse adalet olamaz.
Adalet olmazsa, yaşam güvencesi olamaz. Öyle ise yaşamın adalete, hukuka uygun
yürümesi için savunma mesleğinin bu niteliklerine kavuşturulması lazım. Bu ilkelerin
yaşam bulması lazım ve hükümetler bununla ciddi sorumluluklar altında tutuluyorlar.
Bize düşmesi gereken hakikaten bu perspektifi yaygınlaştırmak, insanlarımızda bi]ince
dönüştürmek, idarede iradeye dönüştürmektir.
Barolann bağımsızlığına da değinerek sözlerime devam etmek istiyorum. Baroların
bağımsızlığı güçlü bir savunma için koşul olduğu bütün konuşmacı arkadaşlanm tara-
fından ve dünyanın pek çok yerinde bu şekilde ifade edildiğini öğrendik. Baroların şu
anki durumunu doğru irdeleyebilmek için yapısal durumuna bakmak gerektiğine ina-
nıyorum. Savunma mesleğinin bu niteliklerini koruyabilecek, bir örgütlenmenin tam
bağımsız bir yapılanmaya sahip olacağının tart|şmaslz olacağlnl düşünüyorum. Bunun
için de bu tespitlerin ülkemiz için yeni olmadığını görüyoruz. 1929 yılındaki CMUK ya-
sa tasarısı gerekçesini hazırlayan Ord. Prof. Dr. Sıdık Onar, "en az iddia makamı kadar
savunma meslek ve kurumlarının bağımsız, dinamik olanaklara sahip ve bilim anlayı-
şıyla olaylara bakan, adaletin gerçekleşmesine yardımcı olan bir şekilde yargılama içer-
sinde yer alması gerektiğini" belirtmiştir. Hem yasal hem de uygulamadaki ayıplann
gelinen süreç içinde bir an ön(e bitmesini diliyorum.
2001 yılı barolar için bence bir dönüm noktası olmuştur. O döneme kadar barolar
kendi olanaklanyla ülkenin her yanında mevcut sorunların, insanların adalet araylşlarF
nın, insan hakları ihlallerinin ve bağımsız bir yargılama mekanizmasının işlemesi için
ciddi çahşmalar yürüttüler. 2001 yılından sonra yasada bazı olanaklar doğdu ve ondan
sonra gerçekten de bazı kırılmaların yaşandığına inanıyorum. Bunun da çok doğal ol-
duğunu düşünüyorum. Her gelen olanak, her gelen araca uygun, eğer yeni bir yapı-
lanma ve o gelişmelere uygun bir dönüşüm sağlanmazsa -hep o deyim kullanılır- sta-
tükolaşırız ve tıkanırız. Bana göre şu an mes|eğın önündeki en büyük sıkıntı, ciddi mü-
DIYARBAKIR BAROSU YAYINtnRI
33

