Page 31 - Baroların Bağımsızlığı Savunmanın Dokunulmazlığı Sempozyum
P. 31
SEMPOZYUM
Bugün burada barolann bağımsızlığı ve savunmanın dokunulmazlığını tartışıyoruz.
Ama dün adliyede girdiğimiz iki duruşmada da bu konuyu tartıştık. Aslında hepimiz,
her avukat mesleğe başladığından bu yana mesleğini sürdürürken ya da bağh olduğu
baroda çalışmasını yaparken bu konuların tartışmasını devamlı olarak yapmak duru-
munda ve bunun mücadelesini sürekli olarak vermek durumunda. Çünkü barolann ba-
ğ|ms|zlığı ve savunmanın dokunulmazlığı ne kadar tartışılmaz gerçekler de olsa, ne ya-
zık ki bunlann tartışılması ve bizlerin onlan savunmak durumunda kalmamızı gerekti-
ren ve olmaması gereken durumlar yaşıyoruz, Olmaması gereken bir çok duruma ta-
nık oluyoruz. Savunma, hep biliyoruz, her zaman söylüyoruz, adil yargılamanın olmaz-
sa olmaz unsurudur, temel unsurudur ve tabii ki asla vazgeçilemeyecek, asla kullanıl-
mayacağınl düŞünemeyeceğimiz temel bir insan hakkıdır, Ayrıca demokrasi aç|slndan
çok önemli bir unsurdur. Demokrasinin de olmazsa olmazıdır savunman|n dokunul-
mazlığı, savunmanın kutsallığı. Ülkemizde yargılama süreci içinde hakimler millet adı-
na karar verir, savcılar devleti temsil eder, avukat ise bireyin temsilcisidir yargılama için-
de. Yani örgütlü olan, güçlü olan devlete ve millete karşı savunmanın dokunulmazlı-
ğından ve kutsallığından başka hiçbir gücü olmayan bireyin temsilcisidir avukat, Sa-
Vunmanln ne derece önemli Ve gerekli olduğu tarihsel süreç içinde zaten ortaya çlkan,
bildiğimiz, kabul etmek zorunda olduğumuz bir olgu. Ona inanmayanlar da kabul et-
mek zorunda ama tabi ki sadece kabul etmek ya da bazı yerlerde atılan nutuklarda
bundan söz etmek de yeterli olmuyor, uygulamanın nasıl gerçekleştiğine bakmak ge-
rekiyor. Yine biliyoruz ki yargılama içinde üç eşit unsurdan biri savunma. Sav, savun-
ma Ve karar hiçbirinin arasında bir hiyerarşiden söz edilmiyor. Bütün konuşmalarda
üçünün de tam bir eşitlik içinde olduğu söyleniyor, iddia ediliyor. Ama yine biz biliyo-
ruz ki gerçek yaşamda bu eşitlikten Söz etmek pek mümkün değil. Savunma uygar
toplumlar için elbette vazgeçilemez. Savunma belki Osmanlı'daki kadı mahkemelerin-
de yoktu, Avrupa'da engizisyon mahkemelerinde yoktu, Tekrardan kaçınmak ancak
yine de bazı önemli gerçeklerin altını çizmek, vurgulamak istiyorum. Barolar elbette
bağımsız olmalı ancak bugün Türkiye'de baroların tam anlamıyla, mutlak anlamda ba-
ğımsız olduğunu söylemenin hiç de mümkün olmadığını meslektaşımız Sayman da
söyledi. Ben de bir kez daha tekrar etmek istiyorum. EVet Adalet Bakanllğl'nln Vesaye-
tinden kurtulduk ama şimdi Türkiye Barolar Birliği'nin idari vesayeti altındayız. Ben bu
idari vesayetten ya da Vesayetin hanga türü olursa olsun ama baronun özgür Ve bağlm-
sız çalışmasını engelleyen kısıtlamadan, her sınırlamadan, her denetlemeden son de-
rece rahatsız olduğumu ifade etmek istiyorum. Barolarla Türkiye 8arolar Birliği arasın-
daki ilişki, bugün bizlerin yaşadığı şekilde olmamalı. Barolar, avukatların gözetiminde
staj yaptlğl, avukat olmadan Önce stajlnl yaptlğl, staj slraslnda staj eğitimini veren, de_
netleyen Ve onu avukat olmasına engel bir durumun olmadlğ|nı bizzat denetleyen, gö-
ren. bilen kuruluşlardır. Avukatlar baroların üyesidir, Türkiye Barolar Birliği'nin üyesi
değil, barolar da Barolar Birliği'nin üyesi değil. Böyle bir üyelik ilişkisi yok. Barolar na-
sıl ki üyesi olan avukatlar üzerinde bir üst otorite, bir amir - makam gibi davranmıyor-
DIYARaAKüR BARosU YAY|NLARI
3o

