Page 32 - Baroların Bağımsızlığı Savunmanın Dokunulmazlığı Sempozyum
P. 32
SF.M PoZ-\,lJ M
sa, sadece meslek kuralları açısından ve mesleki eğitim açısından bir 9örev sürdürüyor-
larsa, Türkiye Barolar Birliği'nin de belki ancak böyle bir fonksiyonu olması düşünüle-
bilir. Barolar, üyeleri avukatlar olan, etiyle kemiğiyle canlı yaşayan kuruluşlar. Oysa ki
Türkiye Barolar Birliği sadece ve sadece düzenleyici yetkisi olması gereken, sadece bel-
ki barolar arasında bir koordinasyon sağlaması gereken ve mesleğin genel çıkarları açı-
sından ülke çapında yapılması gerekecek bir takım çalışmalan yapmalı elbette. Barolar
Birliği'nin oluşumuna, varllğına asla karşı değiliz. Barolar Birliği olmalı, güçIü bir şekil-
de olmalı ama sadece bu dediğim çizgiler içinde olmalı. Gücünü baroları denetleyerek
değil, ülke gündemini belirleyerek, ülke gündeminde sesini TÜS|AD kadar duyurarak,
TOBB kadar, ondan daha fazla duyurarak, güçlü olduğunu göstermeli. Ülkenin hukuk
devleti olması için ne yapılması gerektiği konusunda gerçekleştirici, önerici, yol göste-
rici, görüş açıklamalı, eylem yapmalı, bir programı - bir planı olmalı, Barolar Birliği gü-
cünü ve etkisini bu anlamda göstermeyi tercih etmeli. Oysa biz ne yazık ki bunun böy-
le olmadığını, tam tersine sadece barolar üzerinde bir vesayet kurarak ya da baroları
denetlemeye çalışarak ya da baroların Verdiği kararlan bozarak göstermeye çalışan bir
birlik ile karşı karşıyız. Barolar, sevgili meslektaşlarım, bence üst otorite tantmazlar. Ba-
ğlmslzlüğln gereği budurI Barolar için sadece hukuk kurallarl üst otoritedir ve gene| ku-
rul kararları emredici olabilir, yönetim gösterici olabilir, yol gösterici olabilir. Ama ken-
di yapısı dışındaki bir oluşumun, üyesi olmadığı bir kurumun otoritesini kabul etmek,
farklı otoritelere de açık olmak anlamını taş|r ve o yolun kapılannı yavaş yavaş açar.
Avukatın devleti sorgu|ayan, devleti denetleyen, yargı içindeki tek unsur olmasından
rahatsız olabilecekler elbette ki avukatın yetkilerini, savunmanın dokunulmazlığını sı-
nırlandırmak, kısıtlamak isteyeceklerdir. Ama bunlar meslek içinden olmamalıdır, bu
sınırlandırma, kısıtlama işlemlerine yardımcı olabilecek meslek içinden girişimler, karar-
lar, davranışlar asla olmamalıdır. Bunu kabul etmek çok daha zordur. Avukatlar ara-
sında nasıl eşitliğe dayalı bir ilişki varsa, hiçbir avukat bir diğerinin üstü ve astı değilse
ya da hiçbir avukat diğerine göre haklar bakımından daha değerli, daha yetenekli de-
ğilse -tabii ki yetenek, başarl, eğitim iarkı olabilir- barolar arasında da bir eşitlik vardır
ve barolar bu eşitlik ilkesi çerçevesinde sahip olduğu hiçbir hakkı, ne ad taşırsa taşısın
bir başka kuruluşa devretmemelidirler, Bunun mücadelesini her zaman vermek duru-
mundaylz, Tek tip avukatllğa, 74 baro yerine tek bir kuruluşun denetlemesi ile uniform
avukatl!ğa gidiş şeklinde bir çaba, bir çalışma varsa, hepimiz bunun karşısında kararlı-
lıkla durmaktayız. Benim çok sevdiğim bir söz vardır: "Özgürlük ve bağımsızlık avukat-
ların da, baroların da asli karakteridir," Özgür ve bağımsız olmayan bir avukat, savun-
manın klsltlandığı bir ortamda, baroların bağlmsız olmadığı bir ortamda asla savunma
görevini gerektiği gibi yerine getiremez. Bu da hem insan haklarının temelden ihlali
demektir hem de demokrasinin yerleşememesi, hukuk devleti iIkesinin asla gerçekle-
şememesi giba bir sonucun ön göstergeleridir. Ben baro başkanı olduğum günden bu
yana barolar üzerindeki baskının çok dolaylı. çok üstü örtülü, çok kapalı da olsa, nasıl
yanlış bir şekilde geliştiğinin çok yakından tanığıyım. Baroların aslında toplumda ne ka-
DIYARBAKIR BAROSU YAYiNtARl
3t

