Page 30 - Türk Ceza Kanunu Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu Ceza Ve Tedbirleri İnfazı Hakkında Kanun Tasarıların İlişkin Görüş- Eleştiri Ve Önerileriniz
P. 30
TÜRK CEZA KANUNU TASARISI
durumda, işlenmek istenen suça ilişkin hareketlerin, ceza normunun öngördüğü neticeye
uygunluğu aranmak gerekir.
Gerçekten, teşebbüs durumunda da netice vardır, (Ancak) bu netice, normun öngördü-
ğü netice olmayıp, hareketlerin kesildiğı andaki neticedir. Bu durumda, teşebbüsün varlığı,
işlenmek istenen suça yönelik olan hareketlerin kesildiği andaki durumu (amaç suçu) ger-
çekleştirmeye uygunluğuna bağlıdır, Neticeye uygunluğu olmayan ey|em, başka bir suçu
oluştursa da amaç kapsamında cezalandırılamaz, Aksine uygulama, sorumluluğu genişle-
ten, haksız cezalandırma olur,
Örneğin, anayasayı ihlal etmek için oluşturulan ''silahlı çete.nin eylemi'nin 372, (168.)
maddeye göre mi yoksa, 363. (146.) maddeye göre mi cezalandırılacağı, eylemin, hangi hu-
kuksal yaran ih|ale uygun olduğuna göre belirlenmek gerekir,
Bu konuda, Tasarlnln devleti kutsayan anlaylşl ve bu anlayışa uygun sistemi göz önünde
tutulUrsa, sorumluluğu genişleteceği kaçınılmaz gibi gözükmektedir,
Gerçekten, '1982 Anayasaslnln değişmezliğini öngören Tasan, her eylemin anayasal dü-
zenin ihlali sayılmasına kapıyı açmıştır".u
Gündelik siyaset rüzgarlarına baqlı olarak kolluk ve yargının geniş takdirine dayanan ve
key,filiğe açılan bu geniş kapı, otoritenin kutsanmas|, evrensel hukuk kurallannın kısıtlanma-
sl, temel hak ve özgüdüklerin kullanılamaz hale getirilmesi sonucunu yaratmaktadır. Tasa-
ndakj bu düzenlemeyle, birey yerine devlet, özgürlük yerine otorite, hukuk yerine keyfilik
güçlendirilmiş ve tartlşmaslz bir üstünlüğe kavuşturulmuştur.
c. "Yasama organlna karşı cürüm" kenar başlığı altında düzenlenen Tasarının 365, mad-
desi Ve "Hükümete karşı cürüm" kenar başlığı altında düzenlenen 366, maddesi, halen yü-
rürlükteki TcK'nln 146 ve 147, maddelerinde yazılı 'cebren lskat'' ve ''vazife görmekten
cebren menetme' unsurlarını içermemekte; suçun oluşması için, ''Anayasa hükümlerine ay-
kın olarak ve Anayasanın müsaade etmediği usullerle" davranmış o|mak yeterli sayılmakta-
dır. "Müebbet ağır hapis cezası" verilmesini öngören bu suçun oluşması için ''elverişli vası-
ta" unsuru da aranmamaktadır, Toplumun demokratik tepkilerini sunmakla sınırlı kalan ba-
sit ve sıradan davranışlar dahi, bu düzenleme karşısında, kolaylıkla suç kapsamlnda değer-
lendirilebilir.
d. Tasarının 'Vasıta sağlama" kenar başlığı altında düzenlenen 369. maddesi, yürüriük-
teki TCK'nın 150. maddesine; "Örgüt üyelerini yurda sokmak'' kenar başlığını taşıyan 370.
maddesi yürürlükteki Yasanın 151 , maddesine; "Silahlı örgüte yardlm'' kenar başllğlnl taşl-
yan 374. maddesi de yürürlükteki Yasanın 169. maddesine tekabül etmektedir.
Henüz birkaç gün önce 7. Uyum Paketi ile değiştirilen 169, maddenin benzeri niteliğin-
deki Tasannın 369. maddesi devlet kuwetlerine karşı cürüm işlemeye yönelen örgütlere sl
lah veya cephane sağlayanlara on yıIdan onbeş yıla kadar; 370. maddesi ise bU örgütlerin
elemanlarını ülkeye sokan ve ülke içerisinde bir yerden bir yere nakledenlere onbeş yıldan
yirmi yıla kadar hapis cezası verllecegi hükmünü getirmektedir.
Örgüt kuranlara on yıl, sair mensuplarına beş yıl ceza öngören Tasarının bu üyeleri bir
8. Aqs
DlYARBAKıR BAROSU YAY!NınRl
28

