Page 23 - Diyarbakır Barosu Herkes İçin Adalet Projesi Şiddet, Kötü Muamele Ve İşkenceye İlişkin Değerlendirmeler Tutumlar Ve Deneyimler Diyarbakır Araştırması
P. 23
n]uk]arı Ve yaşadıklan genel olumsuz koşul]ar için "ayıplamalda" ve 9a§adlk]arı
cılık ve adaletsir]ikl€rin. kendi dawanış ya da varoluş biçimlerinin sonucu olarak
t çıktığını, bir anlamda büttin bu olanları hak ettiklerini dü§ünmektedirler , Bireycilik.
okrasi, adil bir dünya inancı ile birle§mi§ ideolojik inançlaİ, değerler Ve Protestan
Liberal- çalı§ma €tiği de muhtemelen aynı meşrulaştlrma sürecine hizmet eimektedir.
]iliğin daha az egemen oldtığu. ioplulukçulukla tari{ edilebi]ecek ioplumlarda ise,
ya da gTuplar düzeyinde ortaya çıkan Ve günlük ya§am koşullarınün da gideİek
imesiyle pekişen pragmatizm eğilimi de adaletsnliklenn, adal€tsizliğe uğayanın
ırüna adedilmesi sonucunu ortaya çll€imalrtadır.
Mevcut sosyal sist€min meşruiyetini korumak için kalıpyarq]ların ve diğer
deyici, sisiemin €tkileİini hafifletici ideolojik araçlann kullanılmast, sistemin
ılaştırılması teorisinin ba§lüca odağıdtr (Jost v€ Hunyady.2002; Jost ve aİk. 2003).
rmacılar, bjlişel çelişki teoİisi. adalet ara§iımalan V€ sosyal kimlik t€orisinin
1mlarını kullanarak, insanların. sosyal dt]zenlemelerin mevcut {ormlannün
ıluğunu ve stabilitesini beslemek veya arttırmak için kullandıldaı "sistemin
ılaşhrllmas] güdüsü" olaİak tanımladıtdarı, bir tt]r sistemle başa çıkma sürecinin
ına dikİat çekmi§lerdiİ, Bu görüşün €n etkileyici yönü. sadec€ avantajh gtlplann
deravantailı, adaletsizliğe uğrayan gruplartn üy€leİinin de kendilerini, doğrudan
üya kişisel veya kollekiif çıkar veya öz sayglları pahasına bile olsa sistemin
ılaştlİ masına (en azından bazl koşullarda) angaje ettikleİi, bir uyum mekanizması
( ba§larına gelenleri açlldayabildikle.idir, IGdınlar, kendiIerine §iddet uygulayan
egemen id€olojinin kadlnlarla ilgili kalıpyargılaıını aynen benimseyebilmektedirler:
ılar daha az akı]hdır, başıboş bırakıImaya gelmezler. kadın dayak yiyorsa bir nedeni
,. Ya da tersi biçimde. dezavantajlü gruplaİ. yaşadüklan hayatln olumlu bir yönü
una ili§kin yaygn inançlara sahiptirler:Paİan çoksa derdjn çok: azıcık aşım kaygısız
ı: fakirim ama namusluvırm vb. eşitsizlikle.i. kaynağını ve €şitsizliğe yol açan
Larl belirsizleştiren. ara§hrmacıların "meşıulaştırıcı mitler" diye adlandıİdıkları
nizmalar, adaletsiz bir dunyada yaşamaya uyum gosiermeyi kolayla§iıİmaktadır.
sosyal iistii!ılük teori§i
Sosyal üstilnlük teorisi (sistemin meşru]aşhrılması teorisinden farldı olarak). 'bütün
l sistemlerin yerI€şik, stabil, grup tem€lli hiyerarşilere doğru aynı nokiaya
§acağı ' evrimsel vaİsaylmını öne sürer. Grup]ar arasında e§itsi, ili§kileri meşrulaşhran
besleyen mekanizmalardan biİi. "hiyerarşiye uydurmak'tan çok 'hiyeİarşiyi arttüran'
,Lıl,]!ılıllTl! -1ll'er'dir P,dro vp a.k.. lqoa, Pldlo laqa, i.,on|d, 1 grrınl",n vp
büyük ölçekte kultürlerin, mil]iyeil€rin. devletle.in eşit olmadığı. aralaİında adeta
l kendjliğinden bir hiyerarşinin olduğu ve bunun kaçınllmaz olduğu yönündeki
iik inançlar, çok d€ğişik biçimleriyle sosyal üsaınluk teorisinin temel çerçevesini
İmaktadtr (Sidanius. 1993; t-evin. 2004l Lipkus ve aık,, 1993) "Bazılan.
21

