Page 22 - Mahkeme Kararları Işığında Nafaka Araştırması
P. 22
MAHKEME KARARLARI IŞIĞINDA NAFAKA ARAŞTIRMASI MAHKEME KARARLARI IŞIĞINDA NAFAKA ARAŞTIRMASI
Medeni Kanunda düzenlenen yoksulluk sigortasız ve iş güvencesinin bulunmadığı
nafakası esasen süresiz değildir. Medeni alanlarda çalıştırılmaları karşısında; nafakayı
Kanun’un 176. maddesi nafakanın kaldırılması sınırlamak, zaten yoksul olan kadınları daha
koşullarını düzenlemektedir. Kanunda da yoksullaştırarak kaderlerine terk etmek
belirtilen koşullar oluştuğunda, çoğunlukla anlamına gelecektir. Evliliğin bitmesinin
yargı tarafından geniş yorumlanarak ardından, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin
yoksulluk nafakası kaldırılmaktadır. Dolayısıyla sonucu olan eşitsiz yaşam koşulları kadınlar
yoksulluk nafakasının süresiz olduğu iddiası açısından daha da derinleşmektedir.
gerçek dışıdır. Kaldı ki 2097 dosya üzerinden Boşanmanın ardından kadının nafakaya
yaptığımız incelemede; ‘nafakanın azaltılması” ulaşmasını güçleştirmenin bir sonucu, kadını
için 3 adet, ‘nafakanın kaldırılması’ için ise 16 sosyal yardımlara muhtaç hale getirmek; diğer
adet davanın açıldığı da görülmüştür. bir sonucu kadının boşanma kararı alma
sürecini zorlaştırmak olacaktır. Bu durum ise
Çocuklar yönünden verilen nafaka ise iştirak kadınlarda, şiddete maruz kaldıkları evlilikleri
nafakasıdır; çocukların 18 yaşına gelmesine sürdürme mecburiyeti oluşturacaktır. Yasal
kadar devam eder ve velayet kendisine ve fiili olarak kadın-erkek eşitliği sağlanmadan
verilmeyen eş tarafından ödenir. Yoksulluk ve nafakanın belli bir süre ile sınırlandırılması,
iştirak nafakası, bilinçli olarak karıştırılmakta, kadınların yeni bağımsız hayatlar kurmaları ve
aralarındaki farktan söz edilmemekte ve adeta mutlu olmalarını engelleyeceği gibi kadının
kadınlara ödenen nafakanın ölünceye kadar boşanma hakkının da zımni olarak kabul
devam ettiği, müşterek çocuk için ödenen görmemesi anlamına gelecektir.
nafakanın da kadına ödendiği, kadının bu
nafaka ile yaşamını rahatlıkla sürdürdüğü algısı Yoksulluk nafakası tartışmaları, sadece erkek
yaratmak istenmektedir. Çalışma kapsamında deneyimi esas alınarak, bir grup tekil “mağdur
yapılan incelemede, çocukların velayetinin erkek” örneği üzerinden; “üç gün evli kaldım
çoğunlukla kadına verildiği tespit edilmiştir: bir ömür nafaka ödüyorum”, “nafakayı
kadınların çocukların velayetini alma oranı ödemek için böbreğimi sattım”, “nafaka
%74,3 iken erkeklerin velayeti alma oranı yüzünden 10 yıl cezaevinde yattım” gibi
%17,1’dir; diğer oranlar ise velayetin kuruma magazinleştirilmiş cümlerle sürdürülmektedir.
veya geniş aileden birine verilme oranıdır. Bu talebi gündemleştiren erkeklerin iddiası ise
Velayet kendisine verilen kadının çocuğun ödedikleri nafaka miktari ve süreleri nedeniyle
eğitimi, sağlığı ve sosyal ihtiyaçları için harcadığı mağdur olduklarıdır. Öncelikle sunulan
para, emek ve mesai göz ardı edilmektedir. kadınların nafaka için evlenip boşandığı savı
Velayeti almayan baba, çocuğun bakımı ve toplumsal realite ile örtüşmemektedir. Zira
ihtiyaçlarını karşılayan annenin bu hizmetinin çalışmada yapılan karar incelemelerinde,
dışarıdan temin edilmesi durumunda kadınlara bağlanan nafaka miktarlarının
ödenecek ücreti tartışmamaktadır. neredeyse tamamının açlık ve yoksulluk
sınırının altında olduğu görülmektedir.
Türkiye’de anayasa ile güvence altına alınan Kadınlar ise, aylık ortalama 100 ila 500 Türk
sosyal devlet ilkesinin gereklilikleri yerine
getirilmemekte ve bu nedenle boşanma Lirasına tekabül eden nafaka miktarları ile
boşanma sonucu asgari yaşam olanağına
sonucu yoksulluğa düşen kadınların insan dahi kavuşamayacağının farkındadır. Tam da
onuruna yaraşır yaşam sürme koşulları bu nedenle kadınların nafaka için evlenip
bulunmamaktadır. Kadınların istihdama boşandığı argümanının somut bir karşılığı
katılım oranlarının erkeklere oranla az olması
gerçekliği karşısında, mevcut politikaların yoktur. Hali hazırda mahkemelerin hükmettiği
nafaka miktarları aşağıda da ayrıntısıyla tespit
kadının istihdama katılımını teşvik etmeye edildiği üzere oldukça cüzi rakamlardır.
yetmediği açıktır. Kadınların istihdama Dolayısıyla ödenen nafaka miktarları nedeniyle
katılmaları durumunda ise düşük ücretlerle,
çok ağır külfetlere katlanıldığı iddiası tamamen
20

