Page 23 - Mahkeme Kararları Işığında Nafaka Araştırması
P. 23
MAHKEME KARARLARI IŞIĞINDA NAFAKA ARAŞTIRMASI
asparagastır. Yine nafaka yükümlülüğüne açıkça düzenlemiştir. Uygulamada hâkim her
uymamanın cezasını yıllarca hapiste yatmak bir davada bu kriterleri değerlendirmekte,
olarak yansıtanlar hukuki düzenlemeyi dahi tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını
çarpıtmaktadır. Nafaka yükümlülüğüne araştırmakta, gelirlerini ve mal varlıklarını
uymamanın cezası tazyik hapsidir. Tazyik hapsi tespit ettirmekte ve kusur durumlarını
ise şikayet halinde ilk ihlal yönünden 3-10 gün dikkate almaktadır. 4721 sayılı Türk Medeni
arası hapis cezası, devam eden ihlallerde 15- Kanunu’nun “Tazminat Ve Nafakanın Ödenme
30 gün arası hapis cezasıdır. Her durumda Biçimi” başlıklı 176. Maddesine göre;
tazyik hapsi en fazla 6 ayı geçemez. Dolayısıyla
“nafaka ödemediğim için yıllarca cezaevinde “…. Nafaka, alacaklı tarafın yeniden
evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü
yatıyorum” iddiası tamamen asılsız olup
kamuoyunu manipüle etmeye yöneliktir. hâlinde kendiliğinden kalkar; alacaklı
tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş
Medeni Kanundaki nafaka düzenlemesi ile gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan
birlikte nafakanın sınırlandırılması veya ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi
kaldırılmasının koşulları da düzenlenmiştir. Yani hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılır.
iddia edildiği gibi mutlak, sınırsız ve süresiz Tarafların malî durumlarının değişmesi
bir nafaka düzenlemesi yoktur. Bu nedenle veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde
boşanma sonucu yoksulluğa düşecek kadının iradın artırılması veya azaltılmasına karar
mağduriyetinin nafaka ile karşılanmasından verilebilir. Hâkim, nafakanın gelecek
daha doğal bir şey yoktur. Mevcut yasal yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik
düzenleme karşısında, Türk Medeni durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini
Kanununda bu kapsamda bir değişikliğe karara bağlayabilir.”
ihtiyaç bulunmamaktadır.
Görüldüğü üzere kanunda yoksulluk nafakası
1 - Yoksulluk Nafakasının taraflardan birinin ölümü ile kendiliğinden
kalkar, nafaka alacaklısının evlenmesi, evlilik
Kanuni Koşulları olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması,
yoksulluğun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun hayat sürmesi halinde mahkeme kararıyla
“Yoksulluk Nafakası” başlıklı 175. Maddesinde
düzenlenlendiğine göre: kaldırılır. Yani nafakanın kendiliğinden sona
ermesi, azaltılması ve kaldırılması zaten
“Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek düzenlenmiş olduğundan mutlak sınırsız/
taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla süresiz bir nafaka düzenlemesinden söz
geçimi için diğer taraftan malî gücü edilemez. Tarafların malî durumlarının
oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği
Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.”. hâllerde nafakanın artırılması veya azaltılması
Anayasal bir ilke olan “eşler arası eşitlik” ilkesi her zaman istenebilir. Bu konuda yasal bir
gereği Medeni Kanunda nafaka konusunda engel bulunmamaktadır.
kadın-erkek ayrımı yapılmamıştır. Sadece
boşanmakla yoksulluğa düşecek olan taraf 2 - Yoksulluk Nafakasının
tabiri kullanılmış olup buradan da kadın Miktarı
ya da erkek her bir eşin diğerinden nafaka
isteyebileceği anlaşılmaktadır. Ancak yasa, Yoksulluk nafakası boşanma kararı ile birlikte
nafaka isteyenin kusurunun daha ağır hüküm altına alınmaktadır. Tarafların yoksulluk
olmamasını ve boşanmakla yoksulluğa nafaka miktarı konusunda anlaşmaya
düşecek olmasını şart koşmuş ve diğer tarafın varmaları, bu konudaki ihtilafın en makul
“mali gücü oranında” kriteriyle tarafların çözümüdür. Ancak tarafların yoksulluk
maddi olanak ve güçlerinin dikkate alınacağını nafaka miktarına ilişkin hususlarda anlaşmaya
21

