Page 98 - Diyarbakır Barosu Sempozyum Ab Sürecinde İnsan Hakları Demokratikleşme Ve Uygulama Sorunları
P. 98

Şimdi  ben bu genel  gİişten  sonra  Avrupa  lnsan  Hakla.l sözleşmesi
            çerçevesinde,  Türkjye'nin  ya da Sözleşme  karşısında  Tülkiye'nin  konumuna
            ilişkin bazü genel saptamalarda  bulunmaya  çalışacağım.  Türkiye  sözleşmey'
            ilk onaylayan  devletlelden  bi. tanesi.  Sözleşme,  Türkiye  baklmündan  l954'de
            yürürlüğe  giıdi. o zamandan  beri aslında  iç hukukun  bir parçası,  ama
            §özleşme  onaylandlğı  zaman  iç€ride  pek  de fazla  yankı ya.atmad.  Bunun
            sebep]erind€n  bir tanesi  de, a§hnda  sözleşmenin  Türk  hukukuna  çok  da fazla
            yeni  bir  şey  getirmemiş  olmasıydl.  Türkiye'nin  bu sözleşmeyi onaylaması  ile
            insan hakları  standartlannü  yükseltmekten  çok,  batıyla  bütünl€şme
            politikasınln bi.  parçası  olarak  geliyoı yani  siyasi  bir tarafı  var  kuşkusuz,
            Ancak  bü siyasj  Pıagmatizm  daha sonra,  sadece  onaylama  anında  değiI,
            ginümüze  kadaf  giden sözleşmeye  uyum veya  mahk€meye  uyı]m için
            çıkalllan  bjr  çok  yasal  düzenlemelelde  kendini  gösteren  bir  Şey,  Meclis
            tutanakla.ınü  taradığlmlzda  yasama olganlan  çalüşmaIarü   hiç bir zaman insan
            haklan  standartlannı  yükseltmek   jçin  düzenlemelerin  yapllmadığına  ilişkjn
            tartışmalaı  gerekçeIer  görüyorıüz.  Bu değişiklikle.in  her zaman  AvruPa  ile
            bütİnleşme  gjbi bjr amaçtan  kaynakIandlğlnl  görüyoruz,  Türkiye  bakımtndan
            bu saPtama  geçerli  oImakta  beraber,  aynı  zamanda  Avrupa  bakümından  da
            aynü saptamayl  yaPmak  mümkİn.  Örneğin  Türkiye'nin  Avrupa Konseyi iIe
            ilişki!eri  zaman  zaman  önemli  gerilimter  yaşad!.  Bu önemli  gerilimlerden  beIki
            de en önemlisj  1980  sonraslydl,  ilişkile.  koPma  noktasına  gelir gibi oldu, ama
            hiçbir  zaman  kopmadl.  cüneydoğu  sorunu  yaşandl,  90'h yl]larda ikinci  bi,
             kriz  dönemi  otdu.  Şunu  s6ylemek  açlsından  bu örnekleli  verdim,  hakları
             nedenjyle  çok  önemti  gerilimler  yaşanmış  olma§lna  rağmen, AvruPa hiçbir
             zaman  Türkiye  ile ilişkileri  koparmadl.  Tü.kiye'deki  koşullar  açısından,  insan
             hakları  konusunda  çok  fazla  ta.tışrna  yürütülmüş  olmasüna  rağmen, mesela
             ao Darbesi ertesinde  bütün  bu  yltlara  yayülan  ta.tışmalal,  Konseyin  organlan
             otan Avıupa  Parlamenter  Meclisi  kararla.ında  görüyorsunuz,  komite
             kararlartnda  görüyorsunuz,  bu hiçbir  zaman Türkiye'nin  Kon§eyden
             çıkanlmasl   yolunun  işletilm€§ini  gündeme  getj.medj.  Sözleşmede  olmasa  da,
             Konsey  §tatüsünün  bir maddesi  var.  Örneğin  bu 80 döneminde  yaşananlar  en
             fazla bir devlet  başkan|  sınıfüna  koymuştur.  Beş devletin  başVulusu,  Avıupa
             devletIerinin  Türkiye'ye  karşl  başVurusu  do§tane çözümü      ile
             sonuç!andırılmıştlr.  yani  uzlaşmayla  dava düşmüştür,  Şu  ana kadar
             söylediklerimi  de kısaca  özetl€yim;  her ne kadar  Tü,kiye,  Avlupa   jle
             ilişkile.ine  siyasi  açdan  bak§a, insan hakları  konusunda  çok  büyük  idealler
             çerçevesinde   bakma§a  da, Avrupa'nın  da Tülkiye  ile ilişkisi asllnda  be.lzer,
             Avrupa  lnsan  Haklan  Mahkemesi'nin  kararlannda  Türkiye'njn  konumuna
             geldiğimizde,  bu kara.lar  geneltjk|e  ihlal  saPtayan  kala,lardür,  Bunların
             üstünde  pek  fazla  durmak istemiyorum  ama  yine de bi,-iki örnek vermek
             gerekirse,  Tü.kiye en fazla   jhla]  yaPan devtetlerin  ]jstesinde  l998'de  ikjnci,


             92
   93   94   95   96   97   98   99   100   101   102   103