Page 91 - Diyarbakır Barosu Başkanlığı Yeni Anayasa Arayışları Konferansı 3-4 Nisan 2015
P. 91
DiYARBA(lR BARosU BAŞKANLıĞ1
esasa ilişkin görüşler belirtiyorum, size de yararlı olur diye düşünüyo-
rırm, Teşekkür ediyorum,
Kahlımcl: Ben bir soru yöneteyim YusufHocama.
Mehmet Cemsl ACAR: Mtıstat'a Bi.dek, siz bir şey söylemck ister misi-
niz sayln Hocam? ibrahim Bey'in sorusuna ilişkin. Şimdi biz sorülaİı
alaiım. ondan sonra hepsini birlike cevapla.E.Tamam tamam Hocam,
Buyurun Mustafa Abi.
Musırfa ÖZER: Şimdi biliyorsunuz eıklef aynhğı dünyada genellikle,
yani genel anlamda kabul gören bir sistem, Fakat Türkiye cı]mhüiyeti-
nin kuIuluşunu hatırladığımlzda, Mustafa Kemal kendisi kuvvetler ayrılt-
ğından asla tarafdeğildi. Kuvvetler birliğini savunan bir düşünce yapısına
sahjpti ve öyle de götiirdü. Hatta hatlrlayın 1925, l937'de istiklal Mü-
kemeleri kıııulduğu zaman dahi, onlann atadığı milletvekilleri, hul$kçu
olmayan milletvekilteriydi. Ve yaıg|lamaları o şekilde yap,lmüştü. Şimdi
38'den sonra Mustafa Kemal'in vefahndan soora gelinen belli bir parla-
menter sistem var. işte k€ndine özgü parlamenter sisıem. işte bu 1960
dafbesine kadar sürdü. Ondan soma da yeni bir veçhe, yeni bir anayasa
parlamenter sistem devam eni. Hocamın dediği gibi yorum yapmadan şu-
nu söyleyeyim. Şu an da işte cumhurbaşkant olan zat. iŞte Recep Ta)rip
Eıdoğan. o da aynen Muslafa Kemal gibi kuwetleı bir]iğinden yana.
Şimdi siz kendi sunumunuzda ifade ettiğiniz gibi, hem gerçekten başkan-
lık yan başkanlık ve yahut ta parlamenteI sistemin kendine özgü stkrntıla-
fl oldırğunu söylüyor. Çok doğal bu. Bır çok doğal, ama önemli olan şu
bizim ülkemizde ikisi de bir anlamda yaşandı. Yani Mustafa Kemal za-
manlnda işte kuwetler birliğinin siifeci yaşandü, ondan sonra da parla-
mentel sistemi de su anda yaŞanıyor. Ve şu anda bu beğenilmiyor. Tekar
işte "başkanhk veyahut yarl başkanlık sistemine geçelim", diye bir dü-
şiince var, Şimdi Tüİkiye toplumunu analiz ettiğinizde nasıl bir sonuca
varmalda, yani hangisi bu toplumun yarar|na bir gelişme kaydedebilir?
cihın ipek: Ben Diyarbakr Barosu Yönetim Kurulu üyesiyim. Mehmet
Hocamtı dinlerken 1983 ytlınl tekar yaşadlm. o dönemde bazen de$-
lerden kaçlyordul, o kaçlrdığım ders|eri tekar özlemle kaçtrdığıma piş-
man oldırm. Tekar dinlemek isıerdim gerçeken. Benim sorum şu: Şimdi
demokrasilefdğ paftisipasyon çok önğmli bir özellik arz ediyol Yani bü-
tiin herkesin eşit şekilde yönetime katılması. Bu konuda Jean Jack
Rousseau'nun da çok meşhur bir sözü var; 'ben" diyor 'özgür bir top-
lumda eşitsiz bir yaŞam sürdiirmekense köleler arasında eşit bir yaşaml
siirdiirmeyi tercih ederim". Şimdi benim sorum Künlerin, Titkiye Cum-
hüiyeti Devleti'nde yönetime katılmalarınün ge4ek anlamda eşit ve öz-
gürlükçü bir yaklaşlmta bu partisipasyonlaİtnın sağlaİamadlğtdlr. Bun-
E9

