Page 120 - Diyarbakır Barosu Başkanlığı Yeni Anayasa Arayışları Konferansı 3-4 Nisan 2015
P. 120
Y EN l ANAYASA AR^YlsLARl l(oNFERAN s l
Av. Ffat ANLI: Bu soruya muhaıap olmamak için bence terk etti salo-
nu. Belki Diyarbaklr'ı bile terk etmiŞ olabilir.
Doç. cengiz AKTAR: Bence de. Çok teşekkür ederjm, Ba.oya teşekkür-
ler. Bu konuyu anlk Türkiye'de konuşan kalmadı biliyorsunuz. Bir denge
denetleme ağl var. Bir de Diyarbaklr Barosu. Hakikaten kutlamak lazım,
Yanı yeni anaya.a arayıŞtarlndan hdhsed,}orum. Ama diğer lafaffan Ö/-
gür'ün de dediği gibi, bu da bitmiş bir tartışma değil. Hatta başlayan bir
tartışma bana sorarsanz. Türkiye illaki anayasasını bir şeki]de bulacak.
Ya da çok kötü şeyler olacak. Adınl koymayalım. Çiinkü bu darbe anaya-
sasıyla 2l. Yiğılı çıkarmasl mümkün dlJğil. Tahir başkan, bana bu mese-
]e bu arayD içerjsinde ademi merkeziyeı konusunu Flral beyin az önce bir
ömekle anlattığı. gayet de veciz bir örnekıir aynı zamanda. Fransız dev-
rimini iyi bileo, Amerikan devrimini iyi bilen. esas Aleksis de Tok§ill'in
gözlemi, sanki bu gün için yazılm|ş değil mi? Yani halbukj kaç yiizyıl
kaç iki yinylllük bir alınh o, Bu ademi merkeziyet boyutu, işin artık adma
ne dersek diyelim. yani bölgesellik, özerklik mırhtaliyet, federalleşme,
konfederalleŞme, , . bu meselenin lümü değil tabi, Yani anayasanln özü
değil ama çok önemli bir bo},ırtu. Çünkü buİanın kadim bir meselesi. So-
nunda lekar edecekıim. Sonunda iopar]arkeD söyleyeceklim: ama her
halde şöyle bir soruna işaret ediyor. Yani bu topraklar üzerinde dağılma
sürecind€n bu yana osmanlının iktidarı merkez paylaşm|yor. Ya iktidaİ
ta|ep edenler aynl|yor. Demin Vahap'ın bahsettiği statü; yani bu bana
yetmiyor ben ayrllıyorum diyor. Ya da talepler kanda boğuluyor. Ama
aynı topraklar üerinde iktidarı paylaşmaya razı gelen bif merkez yok. i]k
def'a belki iki yiizyıldlr Kijn siyasi harekctinin değişik bileşenlerinjn dile
getirdiği araytş diyelim, tartışma diyclim. Herhalde aynı toprak iizerinde
yaşamaya devam edefek, biz iktidan paylaşabilecek miyiz? Nasıl payla-
Şacağız? Yani bu sorunun cevapları çeşitli Ve ademi merkeziyet işte böl-
gesellik, bölgeleşme, bölgeselleşme, muhtariyet, öz yönetim f'alan da
anahtarlaründan, yollarından, mecİalalından biİ tanesi. Ve çok ilginçtir
tabi, demin Sevgi'nin d€ adlnl ettiği bu anayasa arayışlarının hepsinde,
anaya§a çalışmalarının hepsinde bu ademi merkeziyet me§elesi vaf.
l876'dan itibaren var, Yani Kanun-i Esasi'den itibaren vaİ. Ve hep şu şe-
kilde var ama. Bir taraftan o lekçi merkeziy€tçi yaklaşım var, Yani hep
ibare şu "bölünmez bütıinlük". Kanun-i Esasi'de de var biliyorsunuz bu
güne kadar geçerli bölünmez bütünlük. Ama onun yanında da bu yani biz
bu kadar toprağ| nasll bir aIada tutacağlz! sorusuna aranan cevaplal vaİ.
O da işte eski tabiriyle bu tevsii mezunjyet. Yani dekonsantrasyon ve tef-
riki Vezayıf, yani desantralizasyon kavramlanyla l876'dan beri bütiln
anayasal metinlere girmiş bu güne kadar. Yani cari arıayasa l982'ye ka-
dar da gelmiş zaten. Fakat o idaredeki. o bütiinliik bölünmez bütiİllfü ki
idari olank idarede teklik oiarak yansıyor tabi. o baskln, o son kafan ve-
ren, hep verdiğim bir ömek vardır. Türkiye'de hep işte askeri vesayetten,
l18

