Page 85 - Diyarbakır Barosu Toplumsal Barışın İnşası Sivil Bir Anayasa Arayışı
P. 85
I r ün.i oıu,uh: iui!İ o*hli [ otrotz,i 83
^Iar.g,
farLJndalıFn artması ve minör farkl-tlılcarın bile haddind€n fazla bir önem taşlmaya
başlaması, kaçınılmaz olarak Turkiy€'yi de eüiledi. Başta Kittler, Aleviler, Ermeniler ve
başörttisü sonrnu nedeniyle mağdur olan lslami kesimler olmak tizere çeşitli 8luPlar,
Cumhunyet'in haİim kodlan Müslümanft, laiklik v€ Türkliiİ olan vatandaşhk an]a}n-
ş|na s€rt bir şekilde itiraz etmeye başladülar ve kültü.el hallar konusundaİi talepleİini
yoğurtlaştürdılar. Soğuk savaş sürecinin bitimine değin Türkiye için geçerli olan Kema-
lizm ve laiuik gibi ideoloji]er, bu taleplerikarş amada yetersiz kalınca l990'lü r,ıllardan
işlevlerini ltirmeye başIadnar. Bu ideoloiiler, uzun yllar bo}unca farklü etnik gruplan
s,rası},la emPeryalizm, komünizm. radika] lslam gibi ona} düşmanlar karş§ında bir
arada tutma},ı başarabilrnişti. Ancak 8elinen noklada, geçmişe ait ıaİihsel söylerr er
üreterek etnik, dinsel ve kiildirel 8İuplann bir arada tutulması ihtimali yoktu. c,€çmişin
kullaJınmasıyla ulusal bütünlüğiin sağlanması mümkün değildi, dolaysıyla Türkiye'yi
birlik içinde geleceğe taşımak için yeni bir kawama ihtiyaç vajdı. lşte anaya§al }urttaş_
hİ tezi tam bu noktada bir öneri olarak dile 8etirildi.
Türkiye'nin anayasai vatandaşhk kavramü ile tanlşmasıru sagayan ise Prof. Dı Nıır
v.r8tn oldu, V€rgin, "Yeni siyaset ve siyasi Partile1 başl*lı malGlesinde (Türk Yurdu,
No:70, Haziran 1993), siyasi parıilerin bugünkü yapı Ve programlanyla giderek işlev,
l€rini kaybettiİleİi tespitinden har€ketle, bu siyasi örgütlerin ancak kendilerine yeni
biİ rota tayin etmeleri halinde varl,İlann sürdürebileceİlefini ifade etti, Vergin'e göre,
bu İotanln belirlenmesinde en önemli yeri, Tüİkiye'nin kirr iğini yeniden larxrnlamak
tutuyordu. Işte bu kinılik tanımlyla bağlantılı ota.ak anayasal vatandaşl* ka!İamünı
8ündeme geliren Vergin, Türkiye'nin belli başlı sorunlannın çözümlenmesinde bu an-
layşn bir alternatif olarak benimsenebileceğni belirtti, (Bu konuda daha a}Tıntılı bir
okuma için: Türkiye'deÇoğunluk ve Azınlık Politikaıaİı_AB sürecinde YuntaşlılTarırş-
maları, Tlıİgüı Tarhaİİl,Ayhan Kaya, TESEVYay,nları, 2005, tstanbul.)
AnaF§al vaıandaşhğn esas itiba4,t€ iki öz€lliğinden söz edilebiıir: llİi, }urttaşlık
tanrmının her tüİlü etnik, dinsel ve kültiirel imalardan masun killnmasıdu. Anayasal
vatandaşlıkta, vatandaşlıI h€rhangi bir etnik, dini veya kiiltiiJel kimliğe atıflatanımlan_
maz ve bunun dogal sonucu olarak da toplırmun çogulcu yaplsında bulunan fark]tlık-
lar ara§ında birini/birilerini digerine/diğerleriJı€ karşl a}mcaİklı krlan bir tercihte bu-
lunırlrnaz, Bu yaklaşımda anayasa çoğUlcu değe.leri ihaiva edeİ ve toplumu oluşturan
8ruplara eşit mesafede durur; böy]elikie her türlü farklrl* anayasanın koruması a]tma
alınırve bunlafın kendi Varlıklan n I devam€ttirip 8elişliİebilmelerinjn önü aç m§ olur.
Anayasa] vatandaşLğrn ikinci özelliği; kamu makamlarmr farkhlüklan törpijlemeye
ve onlan asimile€tmeye dönük8izli yadaaçık_ politikalan iz]emekıen men etmesidir.
Bu yaRaşımda vaıandaşlrğa toplumu homojenleştiren bir enstrüman nazanlla bak ,
maz, aݧine vatandaşlü faİklıl*lara huku}i güvence sağlayan bir koruma kalkanı nite_
liğin€ biirünür. Bu niteliğiyle de demokatik siyasete de zemin hazlrlar. Zira bireylerin
sivil ve siyasal haİlarının anayasanın muhafazası altına allnması, kimliklerinden müte,
şekkil haklannln tanmma onlann kendi aralanndali problemleri şiddete bulaşma_
dan- demokatik bir zeminde müzaİere etmelerine inkan saglar.

