Page 84 - Diyarbakır Barosu Toplumsal Barışın İnşası Sivil Bir Anayasa Arayışı
P. 84
82 r@ um9 oJ§minil:s 8ilAiıyagAöyl
ka!,rama AB çatrsl altrnda bütünleşmeye doğru mühim adımlann aoldrs bir zamanda
-yani l9901ann başlannda- },€ni bir Alrupa vatandaşİğının ölçütlerini beliİlemek için
başlurdu, Habermas; birleşme §ürecine koltijrelve cemaatçi eğilim|erin he}jm olma-
sı hatinde AB'nin milliyelçi biİ noktaya doliİu ilerleyeceğini ve meydana gelecek olan
milliyetçi yap anmanm AlT upa toplumlarına büyük zararlar vereceğini düşünüyordu.
Miliyetçi temalann baskrn ç*masına mani olmanın yolu da is€ AB'yi "}urttaşlann Av-
rupasf olacak ve farklıİuaİa saygı du}ırlacak bir şekilde kuİ8uIamaktan geçiyordu.
Ana}asal vatandaşlrl önerisi, işte bu farklll*lan tanıyan ve onların kendi]erini 8e-
liştirme hatcannü 8üvence altlna alan AB kur8usunun temelinde latan }.a!Tamdl. BUna
8öre; AB biiny€sindeki her üüe bağmsdığınl devam ettirmekle birlikte, bu iilkelerin
Etandaşlan Birlit çapında geçerli olacak bir "anayasal vatandaşllk" hakhna sÜip ola-
catlard, Meseıa bir Almanm ya da Fİans|an kendi milleıine mensubiyeti devam ed€-
ceki ama buj ar aynl anda AB'nin anayasal va(andaşı da olacaİlaİdı, Anayasal vatan-
da§lü, birer€rin koltüret ve mili İimliİlerine bir halel geıirmeyecek ve onların kendi
d€vletlerinin vatandaşlrsndan kayna}lanan haİlarını herhansi bir şeki]de saİatlama,
}acakğ; bu statii},le sadece si}asal niteliİle sünırland|rılm§ bir üst kimıik oluşacaktr.
Habermas düşüncesinde siya§al degerlerin, kiiltürel değerıere nazaran daha mak-
bul addedilnesinin ve öncelenmesinin alıında yaıan varsatlm ise şuydu: 'Farkh gele,
neuerden, dinlerden, kütiirl€rden ve ulus,devletlerden gelen insarılar v€ hal*lar -AB
bünyesinde- ortal çıİarlar için geleneksel kimliuenni 8öz ardı edeİek siyasal v€ ras,
yonel ittifal4aI kurabilirlet." Hatta Fransız filozofu Derrida ile birlikte kal€me aldrklan
metinde Hab€rmas bu düşüncesini bir adım daha ileriye taşldı ve AB o(ak kmliğ-
nin en t€m€l öğesi olaraİ. ayn * v€ benzerlik tnerine kurulu ulusal kifflikler yerine,
'öteki"nin "ötekiliği'ni kabııl €den €tik anlayş|n kurumsallaşmasınm mümkün oldu-
ğırnu dile ge.irdi.
Anayasal vatandaşlük aartışmalan Türkiye bağlamlnda ele aıındtğında, hem AlJnan-
ya hem de AB için geçerli olaİ ka}tılar belli ölçtide Türkiye için de 8eçerliydi, Almanya
için temel sorun, geçmişine yiiz çevirmek zorunda kalan bir ulusun sayılan hüzla artan
göçm€rılerle birlüt€ geleceğe yirnelik siyasal bir ittifak yapmasl ve ana}asal değerl€r
etrafinda vatansever bir yuftaşlar topİuluğu (sr44'§Dür89İnanbr] inşa etmesiydi.
AB açısından da baküldlğnda durum çok farkİ d€ğildi| G€çmişte ulusal, kültüİel
!€ dinsel farkl *lar üzerinden birbirlerine karşl düşmanlık besıe!,en ulusların, oluş-
turulmaia çal§ılan bir anayasaya ve inşa edilmeye çaİlşılan geleceğ€ doğru sadakati
ar:anmaİtaydr, Her iki öİnekte d€ asıl b€lirlcyici olan nokta, 8eçmişin farklı çülaftarı,
savaşlan ve çatışmalan üzerine §iyasal birliğin kurulamayacagının alontn çiziımesi v€
bu nedenle 8€lecekteki ortak bir si}asal hedef elraflnda tlrrttaşıann birliğinin sağlan,
maya çalrş maslydı
Türtjye'ye telincei Kemaݧt proj€ 80 },ıllık tıy$lamanm sonucunda bazü alatılarda
büyük başarılar elde etmişti, fakat hayal ettiği toplumsal panorama}ı, yani milliyetçi ve
laikçi umdeler etİünda birleşmiş yekpaİe bir (oplumu meydana 8etiremedi. Diinyada

