Page 22 - Baroların Bağımsızlığı Savunmanın Dokunulmazlığı Sempozyum
P. 22
SEMPOZKJM
oldukça önemli bir konudur. Örnek vermek gerekirse 2 yıl önce avukatlık mesleği açı-
sından oldukça kötü olan bir sivil muhakeme reformu söz konusu olacaktl ancak söz
hakkımız sayesinde bunu engelleyebildik. Ancak istenilen kanunun çıkanlmasını en-
gelleyebilmek için Federal Baro ile Federal Hükümet arasında -ki bu mücadele barolar
tarafından da yürütülmekteydi- iki yıllık bir mücadele yaşandı,
Perspektifler hakkında da kısaca bilgi vermek istiyorum. Avukatların bağımsızlıklan
dışarıdan ziyade içten gelen tehlikelerle, örneğin devlet müdahalesiyle tehdit altlnda
olduğunu, en azından AImanya'da böyle olduğunu söylemeliyim, Bununla ilgili olarak
Almanya'nın üzücü bir geçmişi olduğunu biliyoruz, Nazi Diktatörlüğü sırasında avukat-
lar, barolardan Yahudi meslektaşlarını uzaklaştırmışlardı. Hitler hükümete geldikten
birkaç ay sonra yani 1933 yılının başlarında avukatlar, kendi meslektaşlarını dışlamış-
lardı, Tabii ki öyle bir durum artık söz konusu değil. Ancak her a|anda, her yerde his-
seüiğimiz küresel bir baskı var ve mesleğimizi sadece ticaret servisi olarak gören bu kü-
reselleşme baskısı faaliyetlerimizin hakkını vermemektedir, Bu nedenle bu konuda da
uyumlaştırma/dengeleme çalışmaları yapılmaktadır ve Paris'ten gelen meslektaşımın
da belirttiği gibi Rekabet Komiseri Monti, avukatlık mesleğini yeniden ayarlamak iste-
mektedir. Şu anda Avrupa Birliğinde tuhaf bir ön çalışma sonucunda bir proje yürütül-
mektedir. Üye ülkelerde bir inceleme yapılarak kaç sayıda mesleki kuralın varolduğu
belirlendi ve en fazla kuralın olduğu yerlerde en az rekabetin olduğu ileri sürüldü, Böy-
lece avukatlık mesleği olumsuz yönde çok etkilenmektedir. Ben bu çalışmanın ve dü-
şüncenin saçma olduğunu ve avukatlık mesleğinin kalitesi ile hiçbir şekilde ilgili olma-
dığını düşünüyorum. Bu sadece ticari bir düşüncedir. Ticaretle uğraŞanlar sadece saya-
bilir, tartabilir ve ölçebilir, halbuki avukatlık faaliyetleri ve özellikle de avukatlık mesle-
ğinin değerlendirilmesi böyle basit ilişkilerle tükenmez. Ancak öbür yandan avukatlar
arasında gittikçe daha fazla "ticari iş' yapma hevesi geliştiğini, avukatlık mesleği ile sı-
nırlı kalmak yerine daha fazla "iş' almaya yönelik çabalann olduğunu görüyoruz. Bu
nedenle başka mesleklerle karıştırıldığımız zaman da şaşırmamamız gerekir. Dolayısıy-
la meslek haklanmızla ilgili sapmaların sadece dıştan değil, içten de geldiğini söyleye-
biliriz.
Konuşmamın son kısmında avukatların ceza davalarındaki faaliyetleri hakkında bil-
gi vermek istiyorum. Bu konunun bugünkü gündemle de i|gili olduğunu görüyorum,
Dünkü duruşmaya katllan meslektaşlanm gibi ayrlntllara girmem pek mümkün değil.
Avukatların bağımsızlığı terör dönemlerinde tehdit altında olur. Bu yeni bir olgu değil,
en azından Almanya'da yeni bir durum değil- Almanya'da 7O'li yıllarda bir terör döne-
mi yaşadık ve kanun koyucular görüŞme yasağl, tanlk kurallarl gibi bir taklm sınırlama-
larla tepki gösterdi. Bu kanunlar hiçbir olumlu gelişme getirmedi ve artık bugün de ge-
çerlilikleri kalmadı. Teröre karşı yanıt, karşı şiddet değil ancak aklın sesi olabilir. Aklın
tipik sesi, adil bir yargılamayı ve yönetmelikleri dikkate alan avukattır. Ancak bu konu-
da da bazı tehlikelerin varolduğunu düşünüyorum. Almanya'da avukatın hakları belki
sınırlandırı|mıyor ancak mahkemeler standartlarımız| düşürüyor. Yakın geçmişte orta-
DIYARBAKIR BAROSU YAYINLAR|
2|

