Page 44 - Türk Ceza Kanunu Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu Ceza Ve Tedbirleri İnfazı Hakkında Kanun Tasarıların İlişkin Görüş- Eleştiri Ve Önerileriniz
P. 44
cEzA MUHAKE\.{ELERI UsULÜ KANUNU TASARI5I
mamas|ndan dolayı istemin reddine karar veren merci, duruma göre beş yüz milyon liraya
kadar hafif para cezasına hükmeder' denmiş; ispat araçlanndan
loksun olan özellikle yok-
sul kesimlerin hakimi red hakkından yararlandınlmalarının
önüne geçen bu düzenleme,
Anayasal düzeydeki hak arama özgürlüğüne ve ülkemizin taraf olduğu uluslararasl sözleş-
melere aykındır.
Kaldı ki, hakimi red isteminde bulunanın ileri sürdüğü red sebepleri gerçekçi değil ve yıp-
ratmaya yönelikse, genel hükümlere göre hakimin tazminat isteme hakkl zaten var iken, Ta-
sandaki 28/son fıkrasına ayrıca gerek olmadığı görüşündeyiz,
e) "Ret isteminin geri çevrilmesi" kenar başlığı altında düzenlenen Tasannın 32. madde-
']
sinin , fıkrasının 1, paragrafında belirtilen 'red istemi süresinde yapılmamışsa'' ibaresinin
(Tasarının 26, maddesine ilişkin olarak yukarıda belirtilen görüşümüze uyarlı olarak) metin-
den çıkartılması gerektiği kanısındayız.
4) Tanıklık
a-) "Çağnya uymayan tanlklar" kenar başlığı altında düzen|enen Tasarınln 46/.1 . madde-
sinde "(.,.) gelmemelerinin neden olduğu zararlar ile beraber yüz milyon liradan beş yüz mil-
yon liraya kadar hafif para cezaslna mahkum edilirlei' hükmü, ülkemizin sosyolojik gerçek-
leri ile uyumlu değildir, Çünkü tanık güvenliğini sağlamanın asgari koşullannı gerçekle5tir-
mek, jdarenin temel yükümlülüklerinden olduğu halde, bunu sağlayamayan idarenin yıllar-
dır süren ihmalini tanüklara fatura etmek adalet ve hakkaniyetle bağdaşmamaktadlr. Sorun
esaslnda, tanık güVenliğinin sağlanmasında odaklaşmaktadır.
b-) "Meslek ve sürekli uğraşlan nedeniyle tanıklıktan çekinme* kenar başlığı altında dü-
zenlenen Tasarının 48. maddesinde "AVukatlar Veya stajyerleri veya yardımcılarının, bu sı-
fatları dolayısıyla veya yüklendikleri yargı görevi nedeniyIe öğrendikleri sırlai' ile "Mali işler-
de görevlendirilmiş müşavirler ve noterlerin bu sıfatları dolayısıyla hizmet verdikleri kişiler
hakkında öğrendikleri sırlar" hakkında "ilgilinin nzası olsa da, tanıklıkta bulunamazlar' hük-
mü, katı bir sınırlandırmayı açermektedir, Maddi olayın açıklığa kavuşturulması gerekliliğini
de önemseyerek, "rıza" varsa ve tanıkhktan çekinme hakkı kullanılmamışsa, bu kişi|erin de
tanıklık yapabileceğinin kabulü gerektiği görüşündeyiz,
c-) 'Devlet sırlan hakkında ilgiiilerin tanıklığı" kenar başlığı altında düzenlenen Tasarının
49, maddesinde, meslek ve sürekli uğraşları nedeniyle tanlkllktan çekilme hakkı belirtilmiş;
maddenin 4. f ıkrasında " kolluk mensupları soruşturmaları sırasında kimliklerini açıklamayı
reddetmiş bulunan tanıklann ve suçu ihbar etmiş olup aynı nedenle kimljklerinin açıklanma-
sln| istemeyenlerin veya suç|ular ve suçlular hakkında kolluğa süreklj bilgi verenlerin (muh-
bir) kimlikleri hakkında zorunlu çekinme hakkı getirilmiş; ancak nzalarının olması halinde çe-
kilmenin zorunlu olmadığı kuralı öngörülmüştür.
Maddenin özüne bakıldığında, kolluğun keyfiliğine yol açılabileceği gibi. toplumsal hu-
sumete ve çlkar güdüsüyle kişileri ihbara itebilecek sonuçlar yaratılacağl kanısındayız, kamu-
sal nitelikteki tanıklık, nzaya bağlı olmamalıdır. Tanıklık konusunda ajan ya da kolluğun ini-
siyatifine olanak bırakılmamalıdır. kolIuk ya da muhbirin istediği (izin verdiği) kadar adalet;
DIYARBAKIR BAROSU YAY|NLARI
42

