Page 43 - Türk Ceza Kanunu Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu Ceza Ve Tedbirleri İnfazı Hakkında Kanun Tasarıların İlişkin Görüş- Eleştiri Ve Önerileriniz
P. 43
CEZA MUHAXEMELERI USULÜ KANU]\JU TASARI§!
hakkının sadece Cumhuriyet savcısına tanınması ve sınırlandırılması, eşitlik ve adalet ilkesi-
ne aykırıdır. Bu konuda itiraz hakkl; yargllamanln bütün taraflarına (hak süjelerinin tamamı_
na) tanlnmalldlr,
c.)''Bağlantılısuçlardayetki'.kenarbaşlığıaltlndadüzenlenenTasarınIn17,maddesinin
2. fıkrasında, "(,.,) Cumhuriyet savcısının istemlerine uygun olmak koşuIuyla" ibaresinin me-
tindençlkartılmaslgerektiğigörüşündeyiz.ÇünkübağlantılıcezadavaIarınıgörendeğişik
mahkemeler arasında "uyuşma" 5ağlandığı takdirde, uyuşma sonucuna göre yetkilendirilen
mahkeme yetkili sayılmalıdır. Bu konuda Cumhuriyet savclslnın istemine uygun olma koşu-
lunun aranması, Cumhuriyet savclslnı her iki mahkemenin üzerinde bir yetkiye kavuşturmuş
oluruz ki; bu durum, mahkemelerin yargü yetkisini, hatta yargl bağımsızlığını sınırlandırma
sonucunu yaratabiljr.
lki mahkemenin yetki konusunda uyuşmaslna karşı, yargıIamanın tarafIarı olan cumhu_
riyet savclsl, katllan ya da sanık (tıpkı aynı maddenin 3, fıkrasında olduğu gibi) ortak yüksek
görevli mahkeme nezdinde itiraz hakkını kullanabilmelidir.
Aynı maddenin 3. flkrasında sadece Cumhuriyet savclsl Veya sanlğa tanlnan başvuruda
buIunma hakkı, (varsa davaya katılana ve şahsi davaclya) da tanınmahdlr. (ünkü katılma ka_
ran verilmesiyle, katılan da davanın tarafı haline gelmiştir.
3) Hakimin Davaya Bakamaması ve Reddi
a) "Karara katılamayacak hakim" kenar başllğl altlnda düzenlenen Tasarünln 24, mad-
desinin 2, fıkrasında, "Aynı işte soruşturma evresinde görev yapmış bulunan hakim, kovuş-
turma evresinde görev yapamaz' denmiştir. Yürürlükteki Yasada da benzer hüküm nede-
niyle, küçük yerleşim birimlerindeki adliyelerde ve özellikle adli tatil dönemlerinde çok ciddi
tıkanmalar yaşandığı ve yargılamanın uzun bir zamana yayıldığı görütmektedir. Ülke gerçek-
leri ve yargıç saylslnln yetersizliği dikkate alındığında, bu flkranln metinden çıkartılması ge_
rektiği görüşündeyiz, kovuşturma evresinde görev yapmış olmak, yargıcın yansızIığını belir_
leyen bir hal değildir.
b) Tasannın 26i 1. maddesinde 'Tarafsızlığını şüpheye düşürecek nedenlerden dolayı bir
hakimin reddi, ilk derece mahkemelerinde iddianame okununcaya kadar (...) istenebilia'
şeklinde sınırlandırılmıştır. Tasandaki bu düzenleme, hayatın olağan ak,şlna Ve hakimi red
müessesesinin düzenlenme amacına açıkça aykırıdır, Red istemini iddianame okununcaya
kadar sunamamış olan sanık, bir türlü sindiremeyeceği yanlı bir yargıca mahkum edilmiş
olunmakla ve sınırlandırıcı kural qetirilmekle, hataya düşüldüğü görüşündeyiz.
c) Aynı maddenin 2. fıkrasında yer alan "red nedeninin öğrenilmesinden itibaren yedi
gün içinde" red isteminin yapılmasını zorunlu hale getiren düzenleme de, red müessesesi-
nin özüne ayklndlr. kaldl ki, öğrenme ile başlayan süre, göreceli ve kötüye kullanılabilir bir
süredir. Red isteminin, yargılamayı sürüncemede bırakmaya yÖnelik olup olmadlğını takdir
yetkisini inceleme merciine bırakmak Ve istem konusunda süre ya da süreç itibariyle bir sl_
nlrlandırmada bulunmamak gerektiği görüşündeyiz.
d-) Tasannın 28/son maddesi, 'Hakimin reddi istemine esas olan nedenlerin geçerli ol-
DIYARBAKIR BARoSU YAYINLARl
4|

