Page 123 - Diyarbakır Barosu Türkiye'de Kürtler Barış Süreci İçin Temel Gereksinimler
P. 123
SORUMLU YURTTAŞLAR 0LARAK KADINLAR
Aı//nana zAılAPIJEvIc
Türkiye'ye Kü^ sorunu konusünda bır konfefansta, banş sİreçlerin€ toplumsal cinsiyet baklş
açlsl ile ilqili bir oturumda konuşmak için geldim. Memleİetim slİbistan coğrafi olarak bir
Avrupa ülkesi, ama bazl başka topolojik anlamlarda ne Batl/nln ne de kendisinin Ve komşu ül-
kelerin 8atll gördüklerj bir iilke. Geleneksel patrıarkal değerler (örneğin sokakta dolaşlrken
giyiminde ve konu§maslnda kendini s|nlrlama ihtiyacl duymayan kadlnların aşağılanmasl) slr.
bjstan'da hala ıktidarda. Baİ ülkelerinden çok daha fa2la, Türkjye'nin güneydoğusuna oranla
çok daha az. Bu yüzden sunumlar izleyen tartlşmalarln genel tonu beni özel olarak şaşrrtma-
dl: ortada bir silahll çatlşma var, insanlar ölüyor Veya aç, kadlnlardan söz etmek niye? Evet,
Kad|nlann, dünyanln neresinde olı]r§a olsun soİumlu yurttaşlar olabilme gücüne sahip olma mü-
cadelesine İlişkin küsa bir konuşma yaptıktan sonra (aşağlda bu konuşmanln metnini okuyacak-
5lnlz), bölgenin ana kent] olan Diyarbaklr'l biraz dolaşmaya karar veldim. Bu gezinti için "uy-
gun'/ tarzda qiyınme konusunda uyanlmlş!m. Ama bir Tı]rk aİkadaşlmln dediği gibi, cildimin
renqi/ hareket ediş tarzlm/ çevreme baklşlanm dolaylslyla herkesin benim bir yabancl olduğumu
fark edeceğjaçlktı-
Her ne kadar kışis€l inadlm kulağlma bu iyi niyetli tembihe boyun eğmeme, 8elgıad, Londra ve-
ya istanbul'ı]n sokaklannda na§l davranlİsam öyle davlanma yönünde telkinlerde bulunduysa
da, söylendiği gibi yaptlm. Ve baştan aşağl sürülüp aşağllanmanln yaİattlğü duygulara allslk
olan, ama kimseyi incitmeyi akllndan geçirmeksizjn kendıni dünyaya nas]l sunacağl konusunda
kendi s€§imini yapma özqürlüğün€ değer veren Ve dünyanln neresinde olursa olsun kendini idar€
edebileceğine inanan bir kadln olarak başIadlm dolaşmaya. Diyarbaklr sokaklannda dolaşmaya
başladım ve attğlm her adlmda orada öyle bulunmamam gerektiğini hissetmeye başladım, Yal-
nlzdlm, bana eşlik eden bir erkek, bir koruyucırm yoktu; kadünlann gitmemeleri, en azlndan yal-
nlz gitmemeleri gelekea yerlere gidiyordum- Ramazan ayü içjn fazlaca klşklrtlcl gjyinmiştim,
önemli5i, en azlndan yabanc1 bir kadln söz konusu olduğunda kadlnln bir erkek tara-
Her ş€yd€n
flndan korunmaslnın mutlaka beklendiği bir bölg€deydim. Ve k€ndimi çok biçim5iz bir durüJmda
kalmlş hissettim. Kendime itiraf etmek istemiyordum. Kafamda tanldlğlm daha cesur bazl ka-
dlnlann, sokaİlannda kadlnlann bin bir nedenle kendini güvende 9örmediği bir ş€hilde nasll
hi35.deceklerinı hayal etm€ye çallştlm. Bir yaban€l olarak değil, bir kadın olarak biçimsiz du,
rumda hissettim kendimi. V€ bu biçimsizlik duygusu s;lahll çatışmalarln, yoksulluğun, yüks€k
suç ofanlallnln ve belirsizlikle dolu bir 9eleceğin Vakayı adiyeden olduğu bu bölgenin istikran
ranımadlğl bilınciyle birlikte bnyidü.
Ama bir yere g€lince -sanınm bir ilkokıJl olmal.ydl- bana ağl2lan kulaklannda dikkatli şekil-
de bakan (biri d€ klrmlzl, parlak 9özlüğimü gösteriyo.du ötekil€re), muhtemelen Kirt olan dört
küçİk klz çoc!ğu 9ördüm. Ve düşündüm ki, biz kadınlann ortallkta gezmeye ihtiyaç duymamü,
l2L

