Page 52 - Diyarbakır Barosu Herkes İçin Adalet Projesi Hukukun Üstünlüğü Seminerleri
P. 52

Türkiye  ne yapar  ne eder  bir yana, Kürtler olarak  bizim AB özgürlükler  hukukunu  ve
         çoğulcu   demokrasi  normlarlnl  içtenlikle  benimseyerek  ilişkilerimize  hakim  kılmalıyız.
         Bu bağlamda  her türlü  şiddet   Ve  şiddet  kültürünü  yadslmall;  sivil, demokratik  Ve banşçll
         mücadele  yöntemlerini  geliştirerek  AB karşısına  meşru, demokratik bir temsil gücünü

         çlkarmalIylz.
            AB ve Kürt Sorununun  Nihai  Çözümü

            1-Kürt  sorununun  Tanlml

            Bilimsel  Ve olgusal  yaklaşlm  herhangi  bir konuda  bilgi sahibi  olmadan  İikir sahibi
         olmamayl  gerektirir.  Bu aynl zamanda eİik bir mesuliyettir.  Maalesef  basklc|  Ve
         antidemokratik  uygulamalar  nedeniyle  Kürt sorunu ile ilgili İam bir bilgi  kirliliği
         yaşanmaktadlr.

            Kürt sorunu  Ve  Çözümü  konusu  irdelenirken,  çerçeve  olarak  şu  ana noktalarl  temel
         aImak lazlm:
            .  sorunun  tanımlanması  ve adlnln  konulması,

            .  Sorunun  çözümü  için  temeI alınacak  ilke Ve kıstaslar,

            .  Çözüm  biçimi,  yol Ve yöntemler.

            Konuya  Kürtler  dağda yürürken  kart kurt sesini  çıkaran  dağlı Türkler mi, yoksa ayn
         bir ulus mu?  ya  da kürtler,  AB ile tam üyelik  müzakerelerine  başlayan  Türkiye,de  adl
         sıkça  duyulan  Kopenhag  Siyasi  Kriterlerinin  öngördüğü  manada  bir azlnllk  mldır?
         Sof usuyla başlamak  istiyorum.

            Çüklş  noktaları  farkll  da olsa,  ne resmi  çevreler   ne de Kürt siyasi  çevreleri,   Kürtleri
         azlnllk  olarak kabul  etmedikleri  bilinmektedir.

            Azlnllk  ve  çoğunluk   kavraml  blr yönüyte saylsal  bir niteliği  ifade etse de, asıl anlamı,
          bir ülkede;  lrk, milliyet,  din ve dil bakımlarlndan  azlnlıkta bulunup,  hakslzllğa  maruz
          kalanlarln  bireysel  ve gurupsal haklaflnln  tanlnmasl  ve hukuksal  korunma  koşullarlnln
          yaratılmasını  ifade  eder.
             Konuya ilişkin  uluslar arası  hukukta  genel  geçerli  ve herkesi  bağlayan  bir azınlık
          tanlmlamasl  bulunmuyor.  Kimlerin azlnllk  statüsünde  görüleceği Ve hangi  haklara
          sahip olacağl  konusu,  daha  çok  pratikte  ihtilafa taraf olan  çevrelerin   anlaşmalarlna
          bağlı olarak belirIeniyor.
              Dünyada ikiz sözleŞmeler  olarak  bilinen  BM konvansiyonlarında  ve Kopenhag

          siyasi  kriterterinde  (Türkiye,nin, başta karşl  çık|p  sonradan  kabul ettiği)  azlnllk  haklarl
          otarak;  aidiyet  kimliğinin  tanlnması,  anadilde  eğitim, örgütlenme,  kültürün  geliştirilmesi
          Ve hata yerel/kültürel  idari otonominin  tanınmaslnl  öngörmektedir,


          54
   47   48   49   50   51   52   53   54   55   56   57