Page 50 - Diyarbakır Barosu Herkes İçin Adalet Projesi Hukukun Üstünlüğü Seminerleri
P. 50

Bu bölünme  tezi ciddiyetten  uzak  ve oldukça rahatsız  edici bir tezdir.Her
                                                                               şeyden
         önce hatırlamak  gerekir  ki,Türkiye'nin  AB ile ilişkileri  yeni  baş|amış değildir.AB  ile
         ortaklık  iliŞkileri 1963  Yılında  imzalanan  Ankara  Anlaşması  ile başlamıştır.Aradan  geçen
         zaman iÇinde  TürkiYe'de  iktidarı  elinde bulunduran  asker ve .iriı t,.i, yonetimİer,nu
         ortaklığı bir devlet
                            Politikası  o|arak  benimseyip  uygulamışlardır.AB,nin  Türkiye,yi
         böleceğini  iddia etmek,ortaklık  ilişkilerinin  başladığı  günden  nu yana  ülkemizde  görev
         YaPmlŞ  tüm hükümetlerin,en  azından,AB'nin  bu sinsi planını  sezemeyecek  kadar
         basiretsiz  olduklarını  sÖylemek  olur ki,bu  da herhalde  pek ak|ı başında  bir tespit  olmasa
         gerek.Kaldı  ki,AB iÇinde yer alıp da bölünen bir tek ülke yoktur.Aksine  Türkiye,ye
         benzer sorunlar  taŞıyan  ülkeler  ,AB şemsiyesi  altında  bu sorunlarını
                                                                     çok  daha rahat bir
         şekilde  çözmüşlerdir.Fransa  ve ispanya  örnek|eri  bunu  göstermektedir
           SonuÇ  oİarak  Şunu  söyleyebilirim;Kürt  sorunu,bugünden  yarına,bir  anda  çözüme
         kavuŞabilecek  bir sorun  değildir.Çeşitli  yönleri  bulunan her sorun gibi bu sorunun
        Çözümü  de ancak  bir süreç içerisinde  mümkün  olabilir.Avrupa  birliği  süreci  kürt
        sorununun  Çözümü  konusunda  yeni  olanaklar  getirmekle  beraber kapsamlı  bir siyasi
        Çözüm  Programl  inŞa edilmedikçe  ve bu program,kışkırtılan   ulusalcı  her  türden
        sıkıştırmaya  karşı kararlı ve inatçı  bir biçimde  uygulanmadıkça  başarı sağlamak  güç
        olacaktır.YaPılması  gereken  Türkiye'deki  değişim  siyasetini  hayata  geçirmiş  olan AB
        süreci üzerinden  hayata  bakmak,  bireyin  temel  hak ve özgürlüklerinin  evrensel
        standartlarda  uygulanmasını  sağlamaktır.

           KonuŞmama  son verirken  barışın egemen  olduğu  bir dünya  özlemiy|e  herkesi  tekrar
        selamlar  dinleme lütfunda  bulunduğunuz  için teşekkürlerimi  sunarım.
           Tahir Elçi: Sayın Muhammed  Akar'a    çok  teşekkür  ediyorum.  Kendi kişisel

        aÇıklamalarıYdı  ama  özellikle  Başbakanın  Diyarbakır açıklamalarına  vurgu yaparak
        Kürt sorunu gibi önemli sorunların
                                         çözümünün  zorluğuna vurgu yaptı  ve özellikle
        hükümetin  bir sivil bir paket  üzerine   çalıştığını  bize ifade  ettiler.  Bu, son derece önemli
        bir bilgiYdi.  Belki  ikinci oturumda  Sayın Akar bu konuda daha  çok  açıklamalarda
        bulunur  ve bize katkılarına  devam eder.  Ben  hemen  değerli  meslektaşım  sayın
        Sabahattin  Korkmaz'a  geÇmek  istiyorum.  Sayın  Korkm  az, Diyarbakır  Barosu  üyesi,
        ama aYnl zamanda  geÇtiğimiz  günlerde  bir dilekçe ile kendi inisiyatifi  ile  ,,Kürtler
                                 federasyon  istiyor Türkiye'de''  diye toplu  bir dilekçe ile
                                 Türkiye  Büyük  Millet  Meclisine  başvurdular.  Evet bizim
                                 amacımız  da hakikaten  Kürtlerin ne istediğini  ortaya
                                 koymak. Ben hemen uzatmadan  sözü Korkmaz'averiyim.
                                 Buyurun.

                                   Sabahattin  Korkmaz:  Sayın Katılımcılar  ve Değerli
                                 Konuklar:

                                   Konuşmama  başlamadan  önce, bende  herkesi
                                saygıyla  selamlamak  istiyorum.


       52
   45   46   47   48   49   50   51   52   53   54   55